Çocuk Masalları Oku

Çocuk Masalları Oku

Bu gün sizlere çok güzel  bir masal olan Aç Gözlü Tüccar Masalı nı derledik bu en sevilen Çocuk Masalları Oku konulu yazıyı zevkle okuyacağınızı umarız.

Evvel zaman içinde kimi zaman aç, kimi zaman tok olan fakir ve biçare olan bir adam yaşarmış.

Bu adam geçimini çöpçülük yaparak sağlar, çoğu zaman cebinde ekmek alacak parası olmadığından açlık ile tokluk arasında bir hayat sürermiş.

En büyük sıkıntısı ailesinin geçimini sağlayabilecek miktarda para kazanamıyor oluşuydu, onun için öncelikle çoluk çocuğunun karnını doyururmuş.

Bir gün kendi kendine oturup, başını ellerinin arasına alarak ah, ah diye inlemiş sonrada kendi kendine

Niye çocuklarıma doğru dürüst bir şeyler yediremiyorum, diye üzülürmüş.

Adam Büyük şehre sırf daha çok para kazanarak ailesini daha iyi şartlarda geçindirmek için gelmiş, ilk zamanlarda neredeyse karınlarını doyuracak kadar para kazanıyormuş.

Günler bu şekilde geçip giderken daha çok çalışıp didinmiş en sonunda birkaç kuruş biriktirebilmiş.

Birkaç kuruşu olduğu için mutlu olan adam, büyük şehirde olduğundan hırsızların birikimlerini çalmaları korkusu yüzündende sürekli tedirginmiş.

Günlerden bir gün onun bu haline üzülen arkadaşlarından bir tanesi dayanamayarak ismi Halil olan fakir adama

– Hey, Halil kardeş, sen derdini bize anlatsana sürekli üzgün ve tedirgin bir halin var.

Halil

– Ah dostum! Dediğin gibi bir derdim var, derler ya mal canın yongasıymış, benimde yıllardır gece gündüz demeden çalışarak biriktirmiş olduğum birkaç kuruşum var, hırsızlar onları benden çalacak diye geceleri gözüme uyku bile girmemektedir, bunun tedirginliği içerisinde mutsuzum

Arkadaşı

-Aslında bunun bir çözümü var.

Halil

– Benim adını çokça işittiğim tüccar Hasan isminde bir tüccar var istersen gidip onla konuşalım senin parayıda kendi kasasında saklaması için ondan ricacı olalım ne dersin, demiş.

Halil

-Aslında çok güzel bir fikir hemen gidelim demiş,

İkisi beraber tüccar Hasanın evine gitmişler, evde olmayan amcanın evde olmadığını ama öğleden sonra eve geleceğini öğrenen Halil ve arkadaşı işlerine dönerek öğleni beklemeye başlamışlar.

Halil için artık saatler günler gibi geçmeye başlamıştı, günlerdir çekmiş olduğu sıkıntıdan kurtulma zamanı geldiğini düşündükçe mutlu oluyordu.

Şu iş, bu iş derken birden öğle ezanı okuyunca arkadaşının yanına giderek onunla arka mahalledeki Tüccar Hasan’ın köşküne gittiler.

Kapıyı  çaldıklarında, kapıyı açan tüccar

-Oooo hoş geldiniz içeri buyurun diyerek onları içeri aldı.

Halil ve arkadaşına kahve ikram eden tüccar, bu arada da kendi kendine bu çöpçüler benden ne ister diye düşünüyormuş.

Halil’in arkadaşı:

– Tüccar efendi, sizin bir kasanız olduğunu işittik Halil’i işaret ederek arkadaşın biraz birikmiş parası var rica etsek bizler için onu kasanızda saklar mısınız?

Tüccar gülümsemeye başlamış,

– Beni herkes bilir övünmek gibi olmasın çok güvenilir olduğumdan birçok insan gelerek parasını kasama koyar, senin paranıda saklarım demiş.

Ertesi sabah tüm parasını getirerek tüccar Hasan’a teslim eden Halil epey bir rahatlamıştı.

Halil:

– Ah tüccar Hasan Efendi! Bana ne kadar büyük bir iyilik yaptığınızı bir bilsen, yıllardır çalışıp biriktirdiğim üç beş kuruşun çalınma korkusu beni huzursuz ediyordu, demiş.

Tüccardan müsaade isteyerek oradan ayrılmış.

Gel zaman git zaman derken bir gün köyüne gitmek isteyen çöpçü elinde para kalmadığından ne edeyim derken en son tüccar Hasan efendinin kasasına koymuş olduğu parayı alarak köyüne gitmeye karar vermiş.

Şehrin sayılı zenginleri arasında bulunan ve neredeyse malının hesabını bilmeyen tüccar her gün daha çok para kazanırmış gel görkü bu zenginliğini düzenbazlık yaparak elde etmişti.

Daima fakir fukarayı kandırarak onların paralarına el koyarmış,

Zavallı çöpçü Halil’inde paralarını da bu şekilde kullanmıştı hiçbir şeyden haberi olmayan Halil, pek rahatmış çünkü tüm parasını düzenbaz birine teslim ettiğini bilmiyormuş.

Halil’in karısı sormuş;

-Ne zaman köye gideceğiz?

Halil

-Bugün iyi kalpli olan tüccar kasasında bulunan paramızı alalım yarın yola koyuluruz, demiş.

Sabah olunca çöpçü Halil tüccarın köşküne giderek kapısını çalmış, lakin kapıyı açan yokmuş, evde olmadığını düşünerek geri dönmek üzereydi ki içeriden bir ses gelmiş.

Kendi kendine adamı uykudan uyandırdım herhalde diye düşünmüş beklemiş ama kapıyı açan olmamış

Çöpçü kendi kendine;

– Herhalde bana öyle geldi diyerek köşkten ayrılmış,

Tüccar kapıyı çalanın kim olduğuna bakıyor ona göre kapıyı açıyormuş, günde 3-4 defa köşke gelip kapıyı çaldığı halde pembe köşkün kapısını açan olmamış.

Gün geçtikçe çöpçü endişelenmeye başlamış, kendi kendine ya tüccar kaçtıysa onu bir daha bulamazsan ben ne yaparım diye düşünmüş.

O günden sonra köşkün çevrelerinde temizlik yapan Halil, tüccarın eve girdiğini görünce sevinçten elindeki süpürgeyi indirerek arkasından seslenmiş

– Hasan amca diye bağırmış ona doğru giderken bende ne kadar kötüymüşüm adam hakkında ne kadar kötü düşünmüşüm demiş.

Ona yakalandığını anlayan düzenbaz tüccar mecburen beklemiş, yanına varan Halil

-Tüccar efendi! Senin kasana koymuş olduğum paralarımı geri alabilir miyim, rica etsem paralarımı  bana geri verir misin, demiş.

Tüccar çöpçüyü önce bir süzmüş sonrada kaba bir sesle

-Sen kimsin ne hakla benden para istiyorsun? Demiş

O sözler üzerine Halil neredeyse bayılacakmış çünkü işittikleri onda bir şok etkisi oluşturmuştu.

Halil

-Ben sana yıllardır biriktirmiş olduğum tüm parayı kasanda saklaman için getirip veren fakir bir çöpçüyüm tanımadınız mı beni?

Düzenbaz tüccar:

-Hayır, ben seni hiç görmedim tanımıyorum.

Zavallı çöpçü perişan bir vaziyette:

– Sen ne kadar aç gözlüsün o kadar mal varlığın var yine de benim gibi fakir birinin üç kuruşuna göz dikiyorsun demiş.

Başını öne eğerek dalgın dalgın sokakları süpürmeye devam etmiş, ona bakanlar başına bir musibet geldiğini halinden anlıyorlardı.

2 sokak ötede bulunan yaşlı bir teyze Halil’in halini görünce:

– Evladım kaç gündür seni görüyorum daha geçen güne kadar mutluydun, ne oldu sana birden somurtkan ve her şeyden bıkmış biri olmuşsun, canını sıkan bir şey mi oldu.

Zavallı adam yaşlı teyzeye olup, biteni gözyaşları içerisinde anlatmış, üzülen yaşlı kadın,

Halil’e

– Ben o düzenbazı iyi tanırım fakirlerin malını çalarak zengin oldu ama sen üzülme evladım vardır her şeyin bir çaresi demiş,

Zavallı Adam kısık bir sesle.

– Nasıl bir çare olabilir ki?

Yaşlı kadın:

-Sen öğle vakti düzenbaz tüccarın evine git hiçbir şey olmamış gibi paranı iste bende orada olacağım mücevherlerimi onun kasasına koymak için götüreceğim, benim mücevherlerimi gördüğü vakit mücevherleri almak için senin paranı geri verir, demiş.

Halil’in başka bir çaresi yokmuş o gece düşünceler içerisinde yatamamış bile, öğleye doğru tüccarın evinin orasını temizlemeye başlamış

Yaşlı Kadın hizmetçisiyle neler yapacaklarını kararlaştırdıktan sonra tüccarın evine gitmiş.

Pencereden gizlice bakan tüccar gelenin alacaklı biri olmadığını görünce hemen kapıyı açmış bir isteğiniz mi vardı hanımefendi diye sormuş

Yaşlı kadın:

– Hasan bey! Eşim başka ülkeye iş için gitti, bende oraya belli bir süre gitmeye karar verdim bu kadar mücevheri yolculukta yanımda taşımam riskli olur o yüzden sizin bir kasanız varmış, rica etsem o mücevherleri ben dönene kadar kasanızda saklayabilir misiniz?

Mücevherleri  gören tüccar öyle bir mutlu olmuş ki büyük bir neşe ile tabiki efendim der demez,  çöpçü belirivermiş.

Tüccarın yanına ilk kez geliyormuş gibi davranan Halil,

-Hasan amca hatırlarsanız kısa bir süre önce size saklamanız için bir miktar para vermiştim, ihtiyacım olduğundan rica etsem o paramı geri verebilir misiniz? Demiş

Birkaç gün önce kapısından kovmuş olduğu Halil’e bu sefere çok farklı davranıyormuş kendisinin güvenilir biri olduğunun imajını vermek için ikisini de içeri buyur ederek ikramlarda bulunmuş ve çöpçünün bütün parasını kasadan çıkartarak ona uzatmış.

– Senin paranın hepsi burada ben bu şehrin en güvenilir tüccarlarından biriyim, birazdan hanımefendinin de mücevherlerini bu kasada saklayacağım demiş,

Parasını geri almanın sevinciyle yerinde duramayan çöpçü müsaadeniz olursa eve gitmem gerekiyor demiş, tam kalkacakken köşkün kapısı çalınmış.

Gelen kişi yaşlı kadının hizmetçisiymiş, kapıyı açan tüccar hizmetçiyi içeri almış, yaşlı kadının yanına gelen hizmetçi nefes nefese  kalmıştı

Yaşlı kadın:

– Ne oldu kızım? Senin bu acelen ne diye sormuş,

Hizmetçi:

– Hanımefendi, eşiniz seyahatten döndü ve hemen sizi görmek istiyor, demiş

Bunun üzerine tüm keyfi kaçan tüccara dönen yaşlı kadın

Eşim dönmüşse mücevherlerimi saklamama gerek kalmadı müsaade isteyerek ayağa kalkmış.

Tüccar ise büyük bir şaşkınlık içerisinde olup biteni anlamaya çalışıyordu ama kendine oynanan oyunu anlamamıştı.

Bu durumu çevresindeki herkese anlatan yaşlı kadın ve çöpçü başka insanlarında değerli eşya ve paralarını ona teslim etmemeleri için ellerinden gelen her türlü gayreti göstererek nasıl biri olduğunu tüm insanlara anlatmışlar.

Artık çevrede itibarı kalmayan ve kimse tarafından güvenilmeyen tüccar paralarını alamayanların birleşerek paralarını geri almaları sonucu yavaş yavaş tüm malını kaybetmiş ve beş parasız olarak ortada kalmış.

Çocuk Masalları Oku platformu içerisinde yer alan Aç gözlü tüccar Masalını eğlenerek okuduğunuzu umarız. Diğer içeriklerimiz için Binbir Gece Masalları kategorimizi inceleyebilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Papağan İle Çakal

Papağan İle Çakal

Çok güzel iyi uykular Masalları arasında bulunan Papağan İle Çakal Masalını beğeneceğinizi umarız. Evvel zaman …

Karganın Oyunu

Karganın Oyunu

Eğitici çocuk masalları arasında bulunan karganın oyunu masalını beğeneceğinizi umarız. Bir varmış bir yokmuş evvel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir