Keloğlan Değirmenci Macerası

Meşhur bir Anadolu çocuğu olan Keloğlan Masallarından başka bir güzel masalı sizler için derledik.

Bir varmış bir yokmuş, Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken, nineler beşikleri tıngır mıngır sallar iken her tarafın yemyeşil olduğu bir köyde hem çok zeki hemde çok kurnaz olan genç bir delikanlı varmış.

Bu genç kel olduğundan herkes ona Keloğlan diye hitap edermiş, yaşlı annesiyle beraber küçük bir tarlanın üzerinde kurulu bulunan derme çatma evlerinde tek mal varlığı olan iki keçi, bir inek ve bir eşekleri varmış.

Ektikleri bu tarlada bulunan buğdayları satarak geçimlerini sağlarlarmış.

Keloğlan annesi ile birlikte hasat zamanı geldiğinde ekmiş oldukları buğdayı biçtikten sonra ihtiyaçları kadarını değirmene götürmek için çuvallara doldurmuşlar.

Keloğlan, Ertesi gün sabah erkenden buğdayları karakaçanın sırtına yükleyerek değirmene doğru yola koyulmuş, öğleye doğru ise değirmene ulaşmış.

Değirmenin önünde epey bir sıra oluşmuştu.

Keloğlan, her halde bana bugün sıra gelmez, sonrada her zamanki gibi kel kafasını kaşımış, annem beni merak etmese bari diye düşünmüş.

 Sonra da kendi kendine,

– Yapacak bir şey yok bekleyeceğiz, demiş.

Buğday çuvalını karakaçanın sırtından indirerek oturup beklemeye başlamıştı, çok geçmeden sırtındaki bir çuval buğday ile sıra bekleyenlere aldırmadan öne giderek çuvalını yere indiren bir adam dikkatini çekmişti.

Adam değirmenciye seslenerek:

– Bu çuvalı da al, demiş, 

Sırada bekleyen köylüler birbirlerine bakarak kendi aralarında tepki vermeye başlamışlar lakin o adama bir şey diyen olmamıştı ama bizim Keloğlan yapılan bu haksızlığa dayanır mı hiç?

Yine her zamanki gibi kel kafasını kaşıyarak biraz düşünmüş, sonrasında ise hızlıca ayağa kalkarak adama seslenmiş,

– Hey delikanlı! Sen burada bekleyen herkes gibi sıranı beklemelisin al o çuvalını arkaya sıraya geç, demiş,

Bu sözlere öfkelenen delikanlı, Keloğlan’a,

– Burası benim amcamın değirmeni sana ne oluyor? Diye bağırmış,

Sesleri işiten Değirmenci dışarı çıkarak:

– O benim yeğenimdir onun sıraya girmesine gerek yok, demiş.

Bu duruma çok içerlenen keloğlan yapmış oldukları haksızlığı kabul etmeyen delikanlı ve değirmenciye bir ders vermek istemiş.

Cebinden çıkardığı büyük bir iğne ile delikanlının buğday çuvalına yavaşça yanaşarak batırmış ve çuvalda büyük birkaç tane delik açmış.

Sıradakiler kendi aralarında konuştuğundan Keloğlan’ın çuvalı delmesini kimse fark etmeden sırasına dönmüştü.

Çuval delik olduğundan buğdaylar yere dökülmeye başlamış,  çuvalı almaya gelen değirmenci elini çuvala attığında çuvalın neredeyse boşalarak yere saçıldığını görmüş.

Değirmenci:

– Bunu kim yaptı diye sormuş.

Kimseden ses çıkmayınca Keloğlan’a bakarak bunu sen mi yaptın diye seslenmiş.

-Şimdi sen kendinin çok akıllı biri olduğunu mu zannediyorsun, demiş.

Bu sözler üzerine Keloğlan:

– Ah, ah benim şu kel kafam varya o ne kadar ışıldıyorsa zekâm da o derece parlaktır, demiş.

Değirmenci Keloğlan’a

-Zekan var belli, malında var mı peki sen onu söyle demiş.

Keloğlan:

– İki keçim, bir ineğim, bir eşeğim, bir de buğday tarlam var çok şükür bize de yetiyor, yanıtını vermiş Keloğlan.

Değirmenci:

-Benim sahip olduğum tek şey şu değirmen, madem öyle çok zekisin var mısın seninle bir yarış yapalım? Burada bulunanlarda şahidimiz olsun, sen kazanırsan buğdayını öğütür evine getiririm, ben kazanırsam yaptıkların için özür dileyeceksin demiş.

Keloğlan önce kel başını ovmuş sonrada

– Ehhhh olan oldu bir kere, varım demiş.

Değirmen sırasında bekleyen köylülerin önünde başlamışlar yarışmaya,

Yarışmaları güldürme ve abartma yarışması,

Değirmenci:

-Geçen sene buğdayın bol olduğu bir seneymiş, ama benim bundan haberim olmadı, deyince

Orada bulunan köylüler hep bir ağızdan

– Nasıl senin haberin olmaz diye seslenmişler,  

Değirmenci de:

– Niye şaşırıyorsunuz ki geçen sene her şeyi unutur hale gelmiştim evden çıkarken gözlerimi yerine takmayı bile unutuyordum diyerek gülmüş.

Köylülerden pek gülen olmamış sıra keloğlana gelmiş,

Keloğlan:

-Canım senin ki de laf mı?

Eliyle bir daire çizmiş ardından köylüye dönerek geçen sene padişah yanıma gelerek kızını bana vermek için bana yalvardı.

Önceleri almak istemedim ama biraz daha geçince padişah kızıyla evlenmem karşılığında padişahlığı da bana teklif edince, baktım ki çok üzülüyor Prensesi eş olarak aldım, geçen seneden beri bana hizmet etmektedir.

Bunun üzerine köylüler ooo ne güzel, diyerek gülümsemeye başlamış, âlemsin keloğlan demişler,

Tabii değirmencinin bu durum karşısında canı çok sıkılmış.

 Değirmenci:

-Ben ördekleri çok severim, iki sene önce beslemiş olduğum ördeklerin kemiklerinden kendime bir saray yaptım,

Köylüler değirmencinin palavrasını beğendiklerini tam söyleyeceklerdi ki

Keloğlan hemen söz almış:

-Canım seninki de olay mı? Benim babamın öyle çok tavuğu vardı ki bu tavukların yumurtalarını kaynatıp 3 ay içinde Çin Seddi’ni yaptırdı deyince,

Oradaki ahali hem çok şaşırmış hem de çok gülmüş

Kendisinden daha iyi palavra attığı için biraz sessiz kalan değirmenci,

 Yıllar öncesinde oduncuydum, diyerek başlamış söze,

– O sene öylesine çok ağaç kestim ki bunlarla yaptığım merdivenle gökyüzüne tırmandım Evimi aydınlatsınlar diyede birkaç tane yıldızı eve getirdim, demiş

Ahali bakmış ki palavraların sonu gelmeyecek

-Keloğlana dönerek sende sonuncusunu söyle bitsin artık demişler

Keloğlan:

-Ağalar hele bir durun acele etmeyin ne oluyor! Hele az bir soluklanayım, demiş,

– Hepiniz bilirsiniz, birkaç sene önce hiç yağmur yağmamıştı buralara herkes kuraklıktan şikayet edince aldım odanın halısını binerek gökyüzüne çıktım. 

Orada birde ne göreyim! Bulutlar uzanmış tembel tembel yatıyor, bir güzel nasihat ettim baktım etkilenmişler ve ağlamaya başlamışlar aşağı indim ki bu gözyaşlarından kocaman göller ve okyanuslar oluşmuş.

Bu palavradan sonrada çoğunluğun kararıyla Keloğlan’ı birinci olarak seçmişler bunun üzerine değirmenci keloğlanın buğdaylarını öğüterek onun evine kadar taşımış.

Keloğlan Masalları serisinden keloğlan değirmenci masalını okurken eğlendiğinizi umarız dilerseniz Keloğlan Masalları Kısa masalını okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Keloğlan ile Prenses Masalı

Keloğlan ile Prenses Masalı

Macera Dolu bir Masal olan Keloğlan İle Prenses Masalı’nı okurken eğleneceksiniz. Bir varmış bir yokmuş …

Keloğlan Masalları Derya Sultan Aşkı

Keloğlan Masalları Derya Sultan Aşkı

Bu gün sizlere çok güzel bir masal olan  Keloğlan Masalları Derya Sultan Aşkı Masalı nı derledik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir