Keloğlan İle Sihirli Tavşan Masalı

Keloğlan ile Sihirli Tavşan Masalı

Bu gün sizlere uyumalık masallar içerisinde yer alan meşhur Keloğlan Masalları’ndan bir tanesi olan Keloğlan ile Sihirli Tavşan Masalı’nı derledik zevkle okuyacaksınız.

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, nineler torunlarının beşiklerini mıngır mıngır sallar iken, her gece ay dede çocuklara tebessüm edermiş.

Sabah olunca Horozların ötmesiyle birlikte köylüler işe başlar, anneler ise sağdıkları inek sütünü çocuklarına içirtmek için onları çağırırmış.

Yine böyle güzel günde Keloğlan o yumuşak yatağından annesinin yankılanan sevgi dolu sesiyle gözlerini açarak taze süt ve pişmiş yumurtanın etrafa yaydığı enfes kokuyla yataktan kalkmış.

Elini yüzünü yıkadıktan sonra sofraya oturarak karnını güzel bir şekilde doyuran Keloğlan, Köylünün koyunlarına çobanlık yaptığından otlatmak için koyunları kırlara çıkarmış.

Koyunlar otlanırken Keloğlan’ın kuşların ninniler söylercesine cıvıl cıvıl ötüşüyle birlikte göz kapakları ağırlaşmış ve ağacın altında uyuyakalmış.

Hayaller kurmayı da çok seven Keloğlan epey bir süre uyuduktan sonra işittiği bir sesle gözlerini açmış, sesin geldiği yöne bakınca beyaz bir sihirli tavşanın az ilerde otlandığını görmüş.

Keloğlan yanında bulunan bir tutam yonca yaprağını kopartarak tavşana uzatmış, yanına yaklaşan tavşanın başını güzelce okşayarak onunla konuşmaya başlamış.

-Güzel tavşan sen bana can yoldaşı olur musun? Ne iyi ettin de geldin yanıma baksana koskocaman bir ovada yapayalnız kalmak ne kadar zor,

Tavşan halinden memnun Keloğlan’ın uzatmış olduğu yoncaları afiyetle yiyor, diğer yandan da onu dinliyormuş ama en sonunda dayanamamış.

Sihirli Tavşan:

-Biliyor musun? Ben de senin gibi yalnızım, epey bir zamandır seni izlemekteyim, amacım senle arkadaş olmak ve hayalini gerçekleştirmen için sana yardım etmek ancak bende yardımlarıma karşılık senden bir şey isteyeceğim, demiş.

Şaşkınlıkla tavşanın konuştuklarını dinleyen Keloğlan,

-Kel kafasını kaşıyarak vay benim başım, kel olan başım! Hala uyanamadım herhalde demiş,

Sonrada gözlerini ovmuş bakmış ki tavşan hala karşısında gülüyor, her şeyin gerçek olduğunu anlamış.

Keloğlan ile Sihirli Tavşan uzun süre sohbet etmişler, Sihirli Tavşan’ın istediği şeyi hemen öğrenmek isteyen Keloğlan ne kadar ısrar ettiyse de Tavşanın istediği şeyi öğrenmeyi başaramamış.

Keloğlan tek isteğinin

– Günün birinde mutlaka zengin olup annesini refah içerisinde yaşatmak olduğunu, söylemiş.

Sihirli Tavşan

-Eğer dilersen ben sana yardımcı olabilirim, demiş.

Heyecanlanan Keloğlan ona “nasıl yardım edeceğini” sormuş, sihirli tavşan ise tam karşılarında olan yüksek bir dağı göstererek

-Şu dağa ulaşmayı başarırsan hemen dağın eteğinde bir dere aktığını göreceksin, derenin öteki tarafında tahtadan yapılmış olan bir ev var, o tahta evde üç sihirli tavşan yaşar.

-Yanına gelen misafirlere önce bir dileğinin olup olmadığını, sonrasında da ona soracakları sorulara doğru cevap verenlere küplerle altın ikram ederler.

Bunun üzerine akşam olmadan koyunları toplayarak evinin yolunu tutmuş  eve giderken yolda  tavşanın  dediklerini öyle düşünmüş.

Eve varır varmaz annesinin yanına giden keloğlan annesine durumu anlatarak, sihirli tavşanların oraya gitmek için annesini ikna eden keloğlan ertesi gün sabah erkenden yola koyulmuş.

Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş en sonunda o dağları aşarak derenin yanına varmış, derenin öbür yanında tahtadan güzel mi güzel bir ev görmüş.

Epey yorgun düşen keloğlan biraz oturup dinlendikten sonra dereyi de aşarak Sihirli Tavşanların kulübesine varmış.

Kapıyı çalınca, kapıyı açan sihirli tavşan keloğlanı içeri buyur etmiş, içeri giren keloğlan’a geceyi evlerinde geçirebileceğini söylemişler,  Keloğlan bu teklifi kabul ederek  geceyi orada geçirmiş.

Sabah olunca Sihirli Tavşanlar, Keloğlana

-Ceviz toplamaya gideceğiz istersen sende bizimle gel belki  yardım edersin demişler

Keloğlan bu duruma bir anlam verememiş olsada çaresizce Tavşanlarla beraber gitmiş ve ceviz toplamaya başlamışlar.

Aradan biraz zaman geçtikten sonra yorgun düşen Keloğlan, Ceviz ağacının altında uzanıvermiş keloğlanın yanına tavşanlardan bir tanesi

Keloğlan’ın yanına oturarak ona iki tane ceviz uzatmış.

-Keloğlan, bu cevizlerden hangisi daha ağır diye sormuş,

Cevizleri eline alan Keloğlan hemen hemen aynı ağırlıkta olan cevizlerden hangisinin daha ağır olduğunu bulabilmek için cevizleri bir su birikintisinin içerisine bırakmış suya  daha fazla batan  cevizi  eline alarak

-İşte ağır olan bu ceviz, demiş.

Bir süre sonra başka bir Tavşan ağacın üzerinden Keloğlan’a seslenmiş.

-Heey, Zeki oğlan! Şu ağaç dalında kaç yaprak var, diye sormuş.

Keloğlan

-Senin kuyruğunda bulunan tüyler kadar, diye cevap vermiş.

Sihirli Tavşan;

-Peki bu cevabı da doğru bildiğini kabul ediyoruz kıvrak zekalı olan Keloğlan,

Biraz geçtikten sonra Tavşanlardan en sonuncusu;

-Keloğlan keleş oğlan, hazır cevap oğlan! Dünyanın tam ortası neresidir, diye sormuş.

Önce biraz sessiz kalan keloğlan iyice düşünmüş, çok geçmeden Tavşan kardeş.

-Senin o bastığın yer varya işte orası dünyanın tam ortasıdır diye cevap vermiş.

Tavşan

-Peki bunu nereden biliyorsun

Keloğlan gülerek

-Şüpheniz varsa ölçün de görün demiş

Ölçmek imkansız olduğundan, Keloğlan’ın cevabını doğru olarak kabul etmişler.

Sonra da Keloğlan için bir at hazırlayarak ata taşıyabileceği kadar altın yüklemişler.

Sihirli Tavşanlar

-Bunların hepsi senindir dilediğin gibi harca çünkü sen bunları hak ettin demiş

Sevinçle atına binerek eve doğru yol alan Keloğlan kısa bir zaman sonra evine varmış, bir sonraki gün tavşanı görmeye giden Keloğlan, onu görünce olup biten her şeyi tavşana anlatmış.

Keloğlan kendisini tavşana minnettar hissettiği için,

-Güzel tavşan sen de  bana o isteğini söylesene bende sana yardım etmek istiyorum demiş,

Duygulanan tavşan gözyaşları içerisinde gerçek hikayesini anlatmış.

Tavşan bir ülkenin en güzel prensesiymiş, kendisine kötü bir adam tarafından büyü yapılmış ve bu hale getirilmiş Keloğlan’a

-Eğer bana Kafdağı’nda yetişen inci çiçeğinden getirirsen eski halime dönebilirim ama şunu bilmeni isterim bu inci çiçeği orada yaşayan dev bir yarasa tarafından korunmaktadır.

Keloğlan, hiç tereddüt etmeden tavşanın bu isteğini kabul etmiş ve hemen kalkarak yola koyulmuş.

Birkaç günlük yolun sonunda en sonunda Kafdağı’nın en tepe noktasındaki inci çiçeğinin olduğu yere ulaşmış.

Yarasaların gündüzleri gözlerinin çok iyi görmediğini bilen Keloğlan, gece olmadan inci çiçeğini toplamaya başlamış, hava biraz kararmaya başlayınca da Dev yarasaya yakalanmamak için büyük bir ateş yakarak ateşin sönmesine izin vermeden ateşi harlamış.

En sonunda hava aydınlanmıştı o kadar çok mutlu olmuştu ki keloğlan bu doğan güneş her zaman doğan güneşten farklıymış onun için

Çünkü o gece çok korkmuş, kurtulmanın ve inci çiçeğini almanın sevinciyle, koşa koşa Tavşanın yanına giden Keloğlan inci çiçeğini tavşana yedirdikten hemen sonra Tavşan bir prensese dönüşmüş.

Prensesle kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenen Keloğlan her zaman fakirleri doyurmuş keloğlanın annesi ile birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamışlar.

Çocuklarınıza zevkle anlatabileceğiniz Orta uzunlukta masallar içerisinde bulunan Keloğlan ile Sihirli Tavşan Masalı ‘nı beğendiğinizi umarız, dilerseniz Keloğlan Masalları kategorimiz altındaki masalları inceleyebilirsiniz.

 

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Papağan İle Çakal

Papağan İle Çakal

Çok güzel iyi uykular Masalları arasında bulunan Papağan İle Çakal Masalını beğeneceğinizi umarız. Evvel zaman …

Karganın Oyunu

Karganın Oyunu

Eğitici çocuk masalları arasında bulunan karganın oyunu masalını beğeneceğinizi umarız. Bir varmış bir yokmuş evvel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir