Altın Ekmek Masalı

altın ekmek masalı

Abone Ol google news

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde küçük ve şirin bir kasabada biricik kızı Gül ile birlikte Mehtap adında bir kadın yaşıyormuş.

Mehtap hanım, son derece mütevazı ve iyi bir kadınmış. Ancak Gül çok güzel ve tatlı bir kız olmasına rağmen, kendini beğenmiş biriymiş.

Bir sabah erkenden kalkan anne “Gül, ekmek pişirmem için bana yardım eder misin?”

“Hayır, anne biliyorsun Un gözlerime kaçabilir.” Demiş.

Bir süre sonra anne “Güzel kızım, tohumları bahçeye ekmem için bana yardım eder misin?”

“Hayır anne, ben o güzel parmaklarımı toprağa süremem.” demiş

Mehtap hanımın kızı ile olan problemi de buymuş. Gül,  herhangi bir iş yaparsa güzelliğinin kaybolacağını düşünüyormuş.

Gül, güzelliği konusunda haksızda değilmiş. Onun güzelliği dilden dile dolaşıyormuş. Onun güzelliğini işiten pek çok genç, kasabaya gelerek onunla evlenmek istediğini söylüyormuş. Ama Gül hepsini kaba bir şekilde reddediyormuş.

Annesi “Kızım insanlara kaba davranarak hiçbir şey elde edemezsin.

“Anne sen şaka yapıyorsun değil mi? Görmedin mi, birinin gözleri küçücük, diğerinin burnu kocamandı.”

“Yanlış düşünüyorsun kızım, hepside birer beyefendi ve kendi halinde iyi yürekli gençlerdi. Tatlım güzelliğin her şey olmadığını öğrenmelisin.”

“Ama anne bu güzelliğimle bir Prens ile evlenmem gerektiğinin farkındasın herhalde.” Demiş.

Annesi bir ah çektikten sonra evin işlerini yapmaya koyulmuş. Bir gece kızı uyurken annesi yanına oturmuş, onu izliyormuş.

O anda Gül uykusunda gülmeye başlamış. Annesi de kızının güzel bir rüya gördüğünü düşünerek gülümsemeye başlamıştı.

Ertesi sabah kızı uyandığında da, sürekli gülümsüyormuş. Annesi “Bana dün gece rüyanda neler gördüğünü anlatmak ister misin?”

“Anne, gerçekten inanılmaz bir rüya gördüm dün gece, benimle evlenmek isteyen bir Prens vardı. Buraya üzerinde altından eyeri olan bir atla gelmişti. Elbiseleri de altın kaplamaydı.

Annesi “Kızım rüyaların bile çok farklı senin.”

“Anne dahası da var işin en güzel yanı ne biliyor musun? Tabii ki bana da, altın kaplamalı bir gelinlik getirmişti. Orada bulunan herkes sadece bana bakıyordu.”

“Ah Gül Ah, sen bu huyundan ne zaman vazgeçeceksin. Bilmiyorum ama mutluluk senin düşlediğin gibi bir şey değil.”

“Aslında bu rüya bana şuana kadar yediklerimden daha güzel bir şey yemeye fikrini aklıma getirdi. Mesela Altın ekmek, bir düşünsene altından yapılmış bir ekmeği…” demiş.

Mehtap hanımın kızı ile ilgili endişeleri dahada artmıştı. Bir sonraki gün Mehtap hanımın çok sevdiği iki eski arkadaşı birden kapılarını çalmıştı. Bu iki arkadaşı birer periymiş. Ama Mehtap Hanım’ın bundan haberi yokmuş.

Mehtap hanım “Oooo hoş geldiniz sizi görmek ne kadar da güzel, çok uzun zaman oldu görüşmeyeli değil mi?”

“Evet çok uzun oldu.” Diyerek birbirlerine sarıldıktan sonra beraber bahçede oturup, hasret gidermişler. Bu iki arkadaş Mehtap hanımın sıkıntılı olduğunu çabucak anlamışlardı. Ona “Senin bir sıkıntın var. Bunu bizimle paylaşmak ister misin?” 

Mehtap hanım, kızı Gül’ün tuhaf istekleri ve onun için nasıl endişelendiğini anlatmaya başlamış. En sonunda da “inanabiliyor musunuz? Daha dün benden Altından yapılmış ekmek yemek istediğini söyledi. Onunla ne yapacağım ben.”

Arkadaşlarından uzun boylusu  “Belki de düşlediği şeyler gerçek olursa, o zaman düzelir.”

Diğer Arkadaşı da onu onaylayarak “Aslında bu harika olurdu, değil mi?”

Mehtap Hanım, “Neyse önemli değil, oda büyüyünce öğrenir belki. Şimdi başka bir şey hakkında konuşalım.” Diyerek sözü değiştirmiş.

O gün geç saatlere kadar oturup, sohbet etmişler. Daha sonra arkadaşları müsaade isteyip, gitmişler.

Ertesi gün Gül ve annesi dışarıda oturmuşlardı. Altın kaplama bir at arabasından genç ve yakışıklı bir adam çıkmış. Üzerinde ise altın kaplamalı bir elbise varmış.

altın ekmek masalı

Gencin yakışıklılığı karşısında ne yapacağını şaşıran Gül çok sevinçliymiş. “Anne rüyam gerçekten de gerçekleşiyor.” Demiş

Yakışıklı Genç “Merhaba Gül hanım sizinle evlenmek için annenizden izin istemeye geldim.”

Mehtap hanım “Kızımın ismini nereden biliyorsunuz ve siz kimsiniz?”

“Ben bir prensim ismim Hakan, kızınızın adı ve güzelliği tüm dünyada bilinir. Hanım Efendi.” Demiş sonrada Gül’e bakan genç “Seninle evlenmeyi çok istiyorum. Benimle evlenir misin?” 

Annesi “Bu nasıl bir evlilik teklifi, daha senin kim olduğunu bile bilmiyoruz. Olmaz.”

Gül ”Anne lütfen, o zengin ve yakışıklı, daha ne isteyebilirim ki. Evlilik teklifini kabul ediyorum.” Diyerek onunla birlikte arabaya binmiş ve annesine veda bile etmeden yola çıkmışlar.

Bir süre yol gittikten sonra büyük ve görkemli kapısının bile saf altından olduğu bir saraya girmişler.

Gül gördükleri karşısında hayranlıkla etrafa bakınıyormuş. Kendi kendine. “Her taraf çok güzel, bu kadar zenginliği hak ettiğimi biliyordum.” Diye söylenmiş

Yakışıklı genç “İstediğin her şeye burada sahip olabilirsin. En güzel elbiselerden en lezzetli yiyeceklere kadar hepsi bu sarayda var.”

Gül “Aslında ben çok acıktım.”

 Yakışıklı genç “Gel hadi yemek masasına gidelim. Senin için güzel yemekler hazırlatmıştım.”

Beraber mutfağa gittiler. Masada Gül’ün istediği Altın ekmekte varmış.  “Ne kadar güzel!” demiş sonrada hemen altın ekmekten bir ısırık almış. Ama ekmek o kadar sertmiş ki Gül şaşırmıştı. “ Bu ekmek çok sert, ben bunu yiyemiyorum.”

Yakışıklı genç  “Bu altından yapılmış bir ekmek, ekmeklerin en lezzetlisidir. Ama yiyemiyorsan sana gümüş ekmekten getirsinler? “

“ Gümüş mü? Hayır, hayır neredeyse dişlerim kırılacak, en iyisi normal ekmek.”

“Benim müstakbel eşim sadece altın ekmek yemeli. Sadece en iyisini yemelisin.”

Gül, tüm yemeklere bakmış ama yiyecekler, yakuttan, zümrütten ve değerli şeylerden yapılmıştı.

Yakışıklı genç “Süslü şeyleri sevdiğini sanıyordum.”

“ Hayır, hayır artık sevmiyorum. Evime, annemin yanına gitmek istiyorum. Ne olur, eve gitmeme izin verin.”

Yakışıklı genç “Eğer gerçekten istediğin eve dönmekse seni evine geri götüreceğim.” Demiş ve Gül’ü altın kaplamalı arabaya bindirerek eve geri götürmüş.

Gül yaptıkları hakkında düşünmeye başlamış. Eve geldiğinde üzgün şekilde evde oturan annesinin yanına koşarak ona sarılmış.

“Annecim tüm yaptıklarım için senden özür diliyorum. Ne olur beni affet. Sen tüm söylediklerinde haklıydın.”

Annesi gülümseyerek “Her şeyi anlamana çok sevindim güzel Kızım, artık hiçbir şey için geç değildir. Bu günden sonra güzel bir hayatımız olacak.”demiş.

Bu arada Mehtap Hanım’ın peri arkadaşları uzaktan onları izliyor.  Onların mutluluklarına uzaktan da olsa katılıyorlardı.

Bu güzel peri masalı da burada son buldu başka bir güzel Peri Masalları ’nda görüşmek üzere hoşçakalın…

Bu güzel Altın Ekmek Masalı da burada son buldu başka bir güzel Peri Masalları ’nda görüşmek üzere hoşçakalın…

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Değirmenci Oğlu ve Eşek Masalı
Değirmenci Oğlu ve Eşek
Minik Deve Masalı
Minik Deve Masalı
Prens İle Dilenci Masalı
Prens İle Dilenci Masalı
Kayıp Prenses
Kayıp Prenses

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.