Kuzu Zumi Masalı

Kuzu-Zumi-Masali

Abone Ol google news

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde dağların eteklerinde bulunan uzak bir köyde etrafı çitlerle çevrili olduğu büyük ve güzel bir çiftlik varmış.

Bu çiftlikte Atlar, İnekler, Koyunlar, Tavşanlar, Tavuklar, Köpekler ve daha birçok hayvan barış içerisinde bir yaşam sürermiş.

İnekler her gün süt verir, koyunlar süt ve yün verir, tavuklar yumurta yapar ve köpekler bekçilik yaparlarmış. Her hayvanın bir görevi varmış. Tüm hayvanlar görevlerini yerine getirmek için durmadan çalışır didinirlermiş.

Çünkü çiftliğin sahibi onlardan aldığı ürünleri satarmış. Bu hayvanlar sayesinde de tüm çocuklar süt, yumurta, peynir, çökelek ve yoğurt gibi sağlıklı besinler tüketirlermiş.

Anne baba hayvanlar görevlerini yerine getirmek için çalışırlarken yavru hayvanlar da çiftlikteki oyun alanında kalır,  Anne babalarının işten dönüşünü beklerlermiş.

Yavru hayvanlar ise orada oyunlar oynar yeni şeyler öğrenir, yemek yer ve arkadaşlarıyla eğlenirlermiş.

Çiftlikteki koyun ağılında yakın zamanda dünyaya gelen sevimli minik kuzu zuminin de artık annesinden ayrılıp, oyun arkadaşlarının arasına karışma zamanı gelmiş, gelmesine fakat zumi henüz annesinden ayrılmaya hazır değilmiş.

Anne koyun ise işe gidip süt yapabilmek için taze ve çeşitli otlar bulmak zorundaymış.  Zumiyi ise yanında götüremezmiş. Dağlara gittiği zamanlarda zumiyi oyun alanına bırakıp, işi bittiğinde de gelip alacakmış.

Çünkü gittiği yerler zumi gibi yavru kuzulara göre yerler değilmiş. Üstelik zumi çok çabuk yorulabilirmiş.  Anne koyun bunları sürekli zumiye anlatıyormuş fakat. Zumi bir türlü ikna olmuyormuş.

Yine bir sabah erkenden kalkan anne koyun, zuminin yanına giderek niçin oyun alanına gitmesi gerektiğini uzun uzun ona anlatmış.

Zumi ise annesi anlatırken üzgün üzgün ona bakınca , annesi ona “Neyin var?” diye sormuş.

Zumi ağlamaklı bir sesle” Ben oyun alanına gitmek istemiyorum. “ demiş.

Anne Koyun “Neden peki.”

Zumi” Ben seni bırakmak istemiyorum. Sen gidip gelmeyeceksin.”

Annesi “Olurmu hiç yavrum. Tabiki geri geleceğim anneler, babalar yavrularını hiçbir zaman bırakmazlar. “ dedikten sonra bir süre duraksamış sonrada “istersen seninle bir oyun oynayalım. Şimdi sen burada duracaksın bende ağılın dışına çıkacağım ve tekrar geri geleceğim. “ demiş.

Zumi endişeli bir tavırla “geleceksin ama değil mi?”

Annesi gülümseyerek “Tabiki, oynayalım da gör.”demiş.

Sonrada annesi dışarı çıkmış hemen kapıyı çalmış, zumi hemen ağılın kapısını açmış. Annesini karşısında görünce de çok mutlu olmuş.

Annesi “Haydi bu oyunu tekrar oynayalım. Ama bu sefer ben çıktığımda 10 ‘a kadar say. Sen 10 dediğinde ben içeri gireceğim.” Demiş.

Annesi dışarı çıkmış zumi ise hemen saymaya başlamış. 10 dediğinde annesi kapıyı çalmış. Zumi yine ağılın kapısını açmış, annesini yine karşısında görünce çok mutlu olmuş.  

Anne bu seferde “Ben şimdi dışarı çıkacağım. Sende bir şarkı söyle yavrum. Şarkın bitince geleceğim.” Diyerek dışarı çıkmış. Şarkı biter bitmez kapı çalınmış. Gelen annesiydi,  Zumi onu görünce yine çok sevinmiş.

Artık annesini ağlamadan beklemeyi öğrenmişti. Ertesi gün anne koyunun dağlara ot bulmaya gitme zamanı gelmişti. Sabah erkenden uyanan anne ve zumi oyun alanına doğru yola koyulmuşlar.

Beraber giderkende zumi aklına takılan soruları annesine sormaya başlamış. “Anneciğim, ama ben oyun alanındaki kimseyi tanımıyorum orada tek başıma ne yapacağım.  Yalnız kalmak istemiyorum.”

Anne “Aslında ağılda kalırsan yalnız kalırsın, oyun oynayamaz, eğlenemez ve hiçbir şey öğrenemezsin. Ama oyun alanında zamanla yeni arkadaşlar edinirsin. O kadar çok eğleneceksin ki zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmeyeceksin. Ben erkenden geleceğim. Oradaki arkadaşlarınla birbirinizi tanıdıkça daha çok eğleneceksin.” Demiş.

Zumi annesinden duyduklarıyla biraz daha rahatlamış olsada yinede azda olsa üzgün bir hali varmış.

Annesi “Oyunumuzu unutma yavrum bu bir ayrılık oyunu, ben otları bulup geleceğim. “

Zumi annesine el sallayarak “Güle güle anne, çabuk gel olur mu?” demiş.

Zumi öyle üzgün üzgün bir köşede beklerken yanına gelen arkadaşlar, “merhaba bizimle oynamak ister misin?” Demişler.

Zumi önce sessizce düşünmüş ama arkadaşları ısrar edince oda dayanamayarak oyuna katılmış. Oynamış, oynamış…. Derken bir ses işitmiş gelen annesiymiş.”Haydi zumi ağıla dönme vakti.” Demiş.

Zumi annesini görünce hem çok şaşırmış, hemde çok mutlu olmuş.” Bu kadarda çabuk mu geldin, anneciğim.” Demiş.

Annesi ise onu eğlenirken gördüğü için çok mutlu olmuştu. Annesiyle birlikte ağıla gittikten sonra güzelce karınlarını doyurmuşlar.

Annesi “hadi anlat zumi günün nasıl geçti.” Demiş. Zumi ise heyecanla yaptıklarını öylece anlatmış, anlatmış.

Annesi “Peki yavrum arkadaşlarının ismi neydi.” Diye sormuş. Zumi düşünmüş ama hiçbirinin ismini bilmiyormuş onlarla oyuna daldığından isimlerini sormayı unutmuştu.

“Anneciğim yarın oyun alanına gittiğimde ilk işim arkadaşlarımla tanışmak olacak. “ demiş sonrada annesiyle birbirlerine bakarak gülümsemişler.

Gerçektende zumi ertesi gün arkadaşlarının ismini öğrenmiş. Her geçen gün yeni arkadaşları oluyordu artık yalnız değildi. En güzelide annesinden ayrılmayı ve oyun alanında arkadaşlarıyla oyun oynamayı öğrenmiş.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Papağan İle Çakal
Papağan İle Çakal : iyi uykular Masalları
Kuş Masalları Oku
En Güzel Kuş Masalları Oku
Kısa Çoraplı Zürafa Masalı
Kısa Çoraplı Zürafa Masalı
Külkedisi Masalı
Külkedisi Masalı Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.