Minik Karınca Masalı

Minik-karinca

Abone Ol google news

Her tarafın yemyeşil olduğu dağların ardında karıncaların mutlu ve mesut yaşadığı yemyeşil bir köy varmış.

Karıncaların bu köyde yapılacak o kadar çok işi olurmuş ki, işler yetişsin diye diğer karıncalar gibi minik karınca durmak bilmeden çalışır dururmuş.

Bir gün minik karıncanın işi başından aşkınmış taşıdığı yük ise boyundan büyükmüş.

Ama minik karınca kafasına koymuş bir kere, kendi kendine “başaracağım, elbette benim üstesinden gelemeyeceğim hiçbir iş yoktur.” diye düşünmüş.

Kendisine oldukça fazla güveniyormuş ama akşam olmasına çok az bir süre kalmıştı. Çünkü akşam olmadan işi bitirerek hemen yuvasına dönmeliymiş.

Kendisine yardım etmek isteyen diğer karıncalara “Tek başıma bütün buğdayları akşama kadar taşıyıp bitireceğim.” Demiş

Orada bulunan bütün karıncalar çok şaşırmıştı. İçlerinden biri “Bu nasıl olacak minik karınca, tüm arkadaşlardan yardım istemelisin yoksa epey bir yorulur, hatta hasta bile olabilirsin.”

Başka bir karınca “Ne gerek var bu kadar hırs yaparak kendine eziyet etmene, haydi bizde sana yardım edelim ve bu işi çabukça bitirelim.” demiş

Ama minik karınca arkadaşlarının tekliflerini kabul etmemişti onlara “Baksanıza ben çok güçlüyüm ve hırslıyım ancak bunu başarırım.” demiş

Minik karınca hemen başlamış yemleri taşımaya, hızlı hızlı yemleri taşırken çok fazla bir zaman geçmeden kolları bacakları ağrımaya başlamış

Minik Karınca kendi kendine “Ama buna dayanmalıyım, çok az kaldı.” Demiş

Oysa taşıyacağı yemlerin daha yarısını bile taşıyamamıştı. Biraz daha hızlı koşmaya başlamış. “Akşama yetiştirmeliyim yoksa tüm arkadaşlara rezil olurum.” Demiş

Fakat yavaş yavaş güneş dağların arkasına gizlenmeye, Ay ise artık gökyüzünde belirmeye başlamıştı bile, çok geçmeden de etrafı karanlık kaplamıştı.

Minik karıncanın aklıda iyice karışmış. Az ileride duran bir yaprağın altına kıvrılmış ve uzandığı gibi derin bir uykuya dalmış.

Sabah olunca yuvadaki tüm karıncalar dışarıya çıkarak yemleri taşımaya başlamışlardı. Bir de ne görsünler minik karınca bir yaprağın altında uzanmış harıl harıl uyuyormuş.

Büyük bir karınca onun yanına giderek “Haydi kalk bakalım minik karınca, bu ne halin ayrıca bu kadarda uyku yeter.” demiş.

Minik karınca gözlerini açarak etrafına toplanmış karıncalara bakınmış, o kadar çok yorgunmuş ki ne bacağını kımıldatabilmiş ne de kolunu…

Yattığı yer soğuk olduğundan da çok üşümüş, bunlar yetmezmiş gibi dahada taşıyacağı o kadar çok yem varmış ki, Minik karınca üzgün bir şekilde: “Ben çok yorgunum, üstelik de hastalandım. Bugün çalışacak gücüm yok, Arkadaşlarımın bana yardım etme talebini de kabul etmedim. Tek başıma bütün yemleri taşıyabilirim sanmıştım. Yardım etme taleplerini kabul etmiş olsaydım, şimdi bu halde olmazdım. Gerçekten de çok yanılmışım.” demiş

Diğer karıncalar gülümseyerek “Minik karınca sen hiç üzülme şimdi bizler sana yardım eder hepsini, kısa sürede bitiririz.” demişler

Hep beraber tüm yemleri taşıyıp, bitirmişler. Minik karıncanın çabucak iyileşmesi içinde sıcacık bir çorba yapmışlar. Yardımlaşmanın sevincini beraber mutlu olarak paylaşmışlar.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Harika Bir Masal Olan Altın Yürekli Kız Masalı oku
Harika Bir Masal Olan Altın Yürekli Kız Masalı oku
Altın Yumurtlayan Kaz Masalı
Altın Yumurtlayan Kaz Hikayesi
Köstebek Çıtırık Masalı
Köstebek Çıtırık Masalı
Sincap Ailesi
Sincap Ailesi Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.