Başarıya Ulaşmış Bir Girişimcilik Hikayesi

Başarıya Ulaşmış Bir Girişimcilik Hikayesi

Abone Ol google news
Başarıya Ulaşmış Bir Girişimcilik Hikayesi

Doğuda 1960 yıllarda doğmuş ve o zamanki şartlar dolayısıyla İstanbul’a göç eden ve günümüzde çok popüler biri olan ismini telif hakları dolayısıyla kullanmayacağımız ünlü iş adamının ibretlik başarı hikayesini sizler için derledik.

Bu aile İstanbul’a taşındıktan sonra bir gecekonduda yaşamaya başlamıştı. Tek odası bulunan o gece kodunda tam 10 kişi kalıyorlarmış.

Kısa bir süre sonra kapıcı olarak işe başlayan babaları gecekonduyu evli oğluna bırakarak, eşi ve diğer çocuklarıyla kapıcı dairesine yerleşmiş.

Bu ünlü iş adamı  daha 10 yaşına geldiğinde artık her şeyi fark etmeye başlamıştı. Çünkü sokaklarda yokluk içinde büyüyen çocuklar normal çocuklara göre çok daha hızlı bir şekilde büyüyor her şeyi normalin üstünde algılamaya başlıyorlardı.

Okula başlayan bu çocuğun giyecek okul önlüğü yoktu. Ayrıca fakirler listesinde olduğu içinde zaman zaman evlerine yardım paketi gönderilirdi.

Bir gün öğretmeni bu çocuğun pek hoşlanmadığı ve tavırlı olduğu bir kız çocuğuna, kızım sen …. Arkadaşını al ve onu bizim eve götür annem ona bir elbise yapsın.” Demiş.

Bu çocuğun hayatında hiç onuru bu kadar kırılmamıştı. Niçin sırf o kıza onu götürmesini söylediği için. Diğer bir arkadaşına söylemiş olsaydı. Onun için hiç ama hiç önemli değildi.

Berber eve gitmişlerdi. Çocuğun ölçülerimi aldılar. Sonrada evden çıktılar. Çocuk ağlamak istiyor ama ağlayamıyordu. Kızla ayrıldıktan sonra çocuk eve gidene kadar ağlamıştı.

Onun o halini gören babası “ne oldu” diye sordu.

Çocuk” Baba, ben okula gitmek istemiyorum. Ama kapıcıda olmak istemiyorum.”

Baba “Okumazsan kapıcı olursun.” Dedi

Odasına çıkan çocuk sabah erkenden kalkarak okula gitmiş. Ama evvelki akşam artık karar vermişti çalışacak, para kazanacak ve artık okuldaki o yardımı bir daha almayacaktı.

Kendisine verdiği ilk olarak verdiği söz buydu. Okuldan çıktıktan sonra eve gitmeyerek doğrudan kasaplar çarşısına gitmiş.

O çarşıda bir kasabın yanına çırak olmuş. O gün akşama kadar çalışmıştı. Müşterilerin paketlerini arabaya kadar götürüyor. Müşteriler ise ona bahşiş veriyorlardı.

Ertesi gün ilk defa cebinde parayla okula gitmişti. Yaşadığı mahalle öyle bir mahalleydi ki, polisin giremediği bir mahalleydi. Arkadaşlarının çoğu ya ölmüş, ya hapse girmiş yada yurtdışına gitmişti.

Peki, bu çocuğu ne korumuştu. Çok çalışma ve hedeflere ulaşma arzusu. Çünkü tek gayesi vardı. Ve hedeflerine odaklanmıştı.

İş adamının etkileyici sözü” Sizlerde alışkanlıklarınıza dikkat etmelisiniz. Eğer dikkat etmezseniz alışkanlıklarınız sizin kaderiniz olur. Onunla yaşamaya başlarsanız. Örnek vermek gerekirse alkol alışkanlığınız var. Dikkat etmezseniz ne olursunuz alkolik.

Kumar alışkanlığı varsa dikkat etmezseniz ne olursunuz kumarbaz?”

Bu çocuk artık çalışmaya başlamıştı. Sabah okula gidiyor, Okuldan sonrada kasabın yanına çalışmaya gidiyormuş.

Dolayısıyla artık para kazanıyordu. Çalışmaya başladıktan sonra çocuklara yapılan ilk yardımda, öğretmenim ısrarlarına rağmen o yardımı almadı.

Öğretmeni “Niye almıyorsun?” diye sorunca çocuk, “Artık çalışıyorum.” Öğretmeni “Sen daha çocuksun olmaz.” Desede

Çocuk o paketleri almadan dışarı çıktığında. 10 yaşında olmasına rağmen kendisinin 10 yaş daha büyüdüğünü hissetmişti.

Artık onun çalışma hayatındaki kırılma noktalarından biri bu şekilde başlamış oldu.

İş adamının Başka bir etkileyici sözü ve olaylara bakış açısı “Olayların üzerine mutlaka gitmeli ve kendinize söz vermelisiniz. Verdiğiniz bu sözleride mutlaka tutmalısınız. Biri bittiğinde, bir diğerine hemen geçmelisiniz. Sürekli hayal kurmalısınız. Hep hayalleriniz olmalı, hemde hep, Ama şunu biliniz ki sizin hayallerinizi sizin yerinize hiç kimse gerçekleştirmez. Hayallerinizi siz kuracak ve siz gerçekleştireceksiniz. Sizin yerinize sizin hayallerinizi hiç kimse gerçekleştirmez. “

Bu çocuk büyümüş ve işini sevgiyle yapıyormuş. Yapmış olduğu bu işi bir süre sonra farklı algılamaya başlamış.

“Kestikleri koyun, keçi ve ineklerin, her şeyiyle insan için bir değer olduğu anlamıştı. Hiçbir insan, hiçbir insana bu kadar cömert davranmıyordu. Bir insana bu kadar cömert değildi.”

Nasıl oluyordu da, bu canlılar bize bu kadar cömert olabiliyorlardı. İşte  o gün bir şeylerin farkına varmıştı. Bu farklılık onun için bir pırlantadan daha değerliydi. O günden sonra farklı bir duygu düşünce mantık, mantalite ile kasaplık yapmaya başlamıştı.

Herkes onu fark etmeye başlamıştı. Çünkü onun artık bir felsefesi vardı. Bu durum onu çok mutlu ediyordu. Çünkü artık bir şeyi anlatabilme imkanı yakalamıştı.

Askere gidip, geldikten sonra yaklaşık olarak 35 yıldır açmış oldukları ve şuan iki ortak oldukları işyerini ilk olarak 7 kişiyle ortaklaşa dükkânı satın almışlardı.

Her şey çok iyi gidiyor ama iş adamının içinde bir sıkıntı vardı. Avrupa Yakası esnafının onu yeterince anlamadığını düşünüyordu. Onun için bir şey yapması lazımdı. Hala hiç paraları da yoktu.

O kasap dükkanını yıkarak, Dünyadaki ilk Amerikan varlık, kütüphaneli kasabı açtı. Şunu iyi biliyordu. Fark edilmek için fark yaratması gerekiyordu.

“Sizlerde fark edilebilmek için mutlaka farklı işler yapacaksınız, mutlaka fark yaratmak zorundasınız ki fark edilesiniz. Artık dünya aslında çok daha küçük bir dünya oldu. Teknoloji ile beraber.  Diğer taraftan her şey daha da zorlaştı. Hem çok zorlaştı hem de çok küçüldük, kolaylaştı. Bunun içinde nasıl çıkarsınız bilmiyorum ama çıkabilirsiniz.

Herkes çıkabilir. Önemli olan inanmak, sevmek ve çalışmak, Çalışmanın karşılığı emektir arkadaşlar. Emek çalışma demektir. Çünkü emek sevmektir.

Sevmenin anlamı emek, seni seviyorum demek yeterli mi? Hayır, o sevmek değil, beğenmek, beğenmemekle sevmeyi. Bizim ülkemiz karıştırdı.

Oysa sevmek ve beğenmek aynı şey değil, sevmek vermektir, emektir. Bunun en iyi örneği annedir.”

Koşullar ve şartlar ne olursa olsun Anne, kör, topal, çakal çukal ne doğurmuşsada yine sever, yine sever. İşte sevmek budur. Bunu anlatmaya çalışıyorum.”

Sizde ne yapıyorsanız yapın bu kadar sevin, bu kadar inanın ve bu kadar emek verin olmama şansı mümkün değil. Ne demek olmayacak?

Ya olacak ya olacak. Olay bundan ibarettir. Yeter ki benim kadar inanın yeter ki benim kadar sevin.

Yeter ki benim kadar emek verin çünkü yeryüzünün en kutsal şeyini tekrarlıyorum, emektir emeğin size hak olarak mutlaka geri gelecektir. Gelmeme şansı yoktur.”

Bir gün basın bu iş adamını fark ediyor. “Gazeteler mesleğinde çağ atlatan adam. “ diye ondan bahsetmeye başlıyor.

Bu iş adamı 100’lerce çocuğu alarak onları meslek sahibi yaparak yetiştirmeye başlıyor.

Yüzlerce çocuğun felsefesini değiştirdiği gibi onlarca değil yüzlerce çocuğu eğitip yetiştirmiş.

Bu yetiştirdiği çocuklar şuan dünyanın her yerinde bu güzel ülkeyi anlatıyorlar. Evet, doğru okudunuz. Hatta bunların çoğunu tanıyorsunuzdur. Basından, sosyal medyadan, bunların en ünlüsü ise Nusrettir.

Bugün dünyada Turkish Steakhouse diye bir kavram var.  Hemde nasıl biliyor musunuz? Ham maddesi olmamasına rağmen bunu tanıtmayı başarmış.

 “Hedefler gerçekleştikçe zaten çok gülüyorsunuz. Çok güçleniyorsunuz, her şey yükseliyor. Ayrıca tutulamaz oluyorsunuz. Durmadan yapmak istiyoruz, üretmek istiyorsunuz. Bu sizin hayat şeyiniz oluyor. Söyleyin alışkanlık haline geliyor. Alışkanlıklarını ise güzel şeyler oluyor.

Çünkü kaderimiz haline geliyor. Her için bir sebep lazım. Şans ve tesadüf yoktur.  Asla şans ve tesadüf yoktur. Sebepler vardır ve her şey için bir sebep gerekir.”

Bu ünlü İş adamının Başarı hikayesi gibi. Onun bu seviyeye ulaşmasının en büyük sebebi fakir bir ailenin çocuğu olmasıydı.

Her zaman sebeplere sarılın ki, o sebepler sizi başarıya ulaştırsın.

Başka etkileyici girişimcilik hikayesi okumak istiyorsanız Başarı Hikayeleri bölümüne bakabilirsiniz.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Kıskanç Komşu Masalı
Kıskanç Komşu Masalı
Başarı Hikayeleri
İmkansızı Başaranların Hikayeleri
Steve Jobs Başarı Hikayesi
Steve Jobs Başarı Hikayesi
Poseidon Yunan Mitolojisi
Poseidon Yunan Mitolojisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.