Güllü Köy Masalı

Güllü Köy Masallar

Abone Ol google news

Güllü Köy Masalı, bir varmış, bir yokmuş, bütün masallar böyle başlar, biz de bu masal’a böyle başlayalım.

Kimi zaman iyi kalplilere  övgüler dizip, kimi zaman da kötüleri acımasızca eleştirelim.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bülbüller şakırdar, kırmızı güller içinde.

Gülleriyle ünlü olan bir o kadarda güzel olan bir köy varmış, bu köyde yetişmekte olan güller o kadar güzel kokarmış ki bu güllerin kokusu ta uzaklardan hissedilirmiş.

Bu güllerin kokusu öyle bir kokuymuş ki hasta olan koklasa iyileşir, hüzünlü kişi koklasa kederi gider, ağlayan çocuk kokladığı vakit gülmeye başlarmış.

O köyde yaşayan halk da birbirinden güzel renkteki pembe, kırmızı ve beyaz, güllere sevgiyle bakarlardı, o mis gibi kokusunu güzelce koklarlarmış. Bu köyde öyle bir huzur, öyle bir mutluluk varmış, zaten köyde yaşayan halk kötülük, kin, yalan, nefret nedir hiç bilmez, herkes sevgi doluydu.

Bu köyde yaşamakta olanlar saygı, sevgi ve yardımlaşma gibi  bilinen bütün güzel huylara sahipmiş. O güzel güllerin kokusundan mı insanlar böyleymiş, yoksa insanların güzel ahlâkından mı güller güzel bir şekilde kokarmış bilinmezmiş.

Günlerden bir gün, bu güzel köye yabancı bir aile gelerek yerleşmiş,  iki çocukları bulunan ailenin oturmuş olduğu evin bahçesinde bulunan güller birkaç gün sonra o güzel kokularını kaybetmişler.

Aradan çok geçmemiş ki diğer evlerin bahçelerinde bulunan güller de kokmamaya başlamış, köylüler, bu garip durumun sebebinin ne olduğunu bir türlü anlayamıyorlardı, artık köyde o mis gibi güzel kokan güllerden eser kalmamış.

Köyde bulunan güllerin niçin kokmadıklarını anlayan bilge biri varmış, çünkü o güne kadar kimse yalan nedir bilmezken köyde bulunan çocuklar yalan söylemeye başlamıştı, özellikle de köye yeni gelen ailenin çocukları çok yalan söylüyorlarmış. köyün diğer çocuklarına da yalanı öğreten onlarmış.

Köydeki çocuklar her yalan söylemeye devam ettikçe o güzelim güller kokusunu kaybetmiş ve en sonunda bütün güller kokmaz olmuş, bunun nedeni ise her yalan söylediğinde yalan söyleyenin ağzından pis bir kokular çıkarmış.

İnsanların hissedemedikleri  o kötü koku, gülleri direk olarak etkilermiş, yalanın olduğu  yerlerde güller güzel kokmazmış.

Bilge köylü, durumu tam olarak anlamak için yeni gelen aileyle tanışmaya karar vermişti,

Bir gün kokularını ve renklerini yitirmiş güllerden bir demet yaparak yeni ailenin evine giderek, kapıyı çalmış, kapıyı açan anneye güllerden hazırladığı demeti uzatmış.

Kadın şaşkın bir şekilde solgun gül demetine bakakalmıştı, bilgeye teşekkür eden anne bilge köylüyü içeri davet etmiş.

Bilge köylü, yeni gelen ailenin kalbini kırmadan konuşmaya başlamış:

“Köyde bulunan o güzelim güller bir bir solmaya ve muhteşem kokularını kaybetmeye başladılar en sonundaysa o güzelim güller artık etrafa kötü kokular saçmaya başladılar, bunun sebebi ise söylenen yalanlardır, yalan söyleyen insanları da kötü kokan güllere benzetebiliriz.

Bilge köylü epey bir konuşmuştu, sözlerini bitirince evde bulunan herkes başını önüne eğmiş, etrafa kötü kokular saçan güller kadar kendilerini çirkin hissetmişler ve çok üzülmüşler.

Bu aile artık o günden sonra yalan söylemeyeceğine dair bilge köylüye söz vermişler, verilen sözden sonra onlar da yalan söylemeyi bırakınca köydeki güller canlanmaya ve yine güzel güzel kokmaya başlamış, etrafı tekrar güzel kokular sarmış.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Çıtı Pıtı Hanım Masalı
Çıtı Pıtı Hanım Masalı: İlginç Masallar
Kedi Prenses Hikayesi
Kedi Prenses
dinazor masalı
Dinazor Masalı
Yardımsever Tavuk
Yardımsever Tavuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.