Keloğlan ve Cengiz Han’ın Hazinesi

Keloğlan ve Cengiz Han’ın Hazinesi

Abone Ol google news

Keloğlan Cengiz Han’ın Hazinesi Masalı, Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde Keloğlan isminde bir çocuk varmış. Bir iş bulup çalışmaz, aylak aylak ortalarda gezer dururmuş. Yolda kedi veya köpek gördü mü dayanamaz hemen onları kovalar, ağaçlardaki sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırarak, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş.

Keloğlan sürekli methini duyduğu Cengiz Han’ın o meşhur Hazinesi’ni bulmak için eşeğine binerek yola çıkmış, az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş ve sonunda Konya’ya ulaşmış, orada bulunan bir kervana katılarak, İran üzerinden Moğolistan’a doğru gitmiş.

Çünkü edindiği bilgiye göre, Cengiz Han’ın hazinesini bir nehrin altına gömdüğüymüş, bir zamanlar nehrin yatağı değiştirilmiş olsa da, sonra nehir eski yatağına döndürülmüştü.

Keloğlan Moğolistan’da sormuş, soruşturmuş hazine hakkında bilgiler toplamaya başlamıştı ama bilgilerin hepsi boşmuş, tek bilinen gerçek, hazinenin nehrin altında olduğuymuş. Nehir ise çok uzun ve çok geniş bir alana sahipmiş, Moğollar, yerini bilsek zaten o hazineyi kimseye bırakmazdık derlermiş

Keloğlan günlerce orada kalmıştı, o sene orada daha önce hiç olmamış bir durum ile karşılaşmışlar, kış mevsimi  kurak gittiği için, yaz ayında nehir kurumaya başlamış yaz mevsiminin sonuna doğru tamamen kurumuştu.

Bu Keloğlan için büyük şanstı ama yine de hazinenin yerini bulmak çok zor bir şeymiş. Keloğlan kendine çok güveniyormuş.

Hemen nehri izleyebileceği yüksek bir yere çıkmış, orada saatlerce kuru nehir yatağını seyretmiş. Sonrada nehir yatağında günlerce gezmeye başlamış.

Kafasında hep şu düşünce varmış, “Ben Cengiz Han olsam, hazineyi nereye gömerdim?”

Bir gün dere yatağındaki bir kayanın dibindeki oyuğun içerisinde çıkan maymunun elinde bir altın olduğunu görmüş, sevinçle oraya giderek oyuğu genişleten Keloğlan karşısına çıkan merdivenlerden aşağı inmiş, bu seferde önüne bir demir kapı çıkmış, o kapıyı açınca hazine odasına girmiş.

En sonunda o büyük hazineyi bulmuştu, Altınlar, yakutlar, zümrütler, elmaslar dolusu bir odaymış. Hemen sırtına bağladığı çuvalı açarak içine doldurabileceği kadar altın doldurarak oradan çıkıp oyuğun girişini kapatmış, çuvalı eşeğinin sırtına yükleyerek en yakındaki şehrin yolunu tutmuş kendisine oradan yiyecek, içecek ve birde yük taşımak için bir sürü deve satın almış.

Birkaç gün sonra  hazinenin girişini bir kaya parçasıyla kapatarak 54 deve yükü hazineyle yola çıkmış. Hazinenin geri kalanını da orada bırakmıştı, çünkü o şehirde bulunan develer o kadarmış, daha çok deve bulabilseydi hazinenin hepsini alıp götürecekmiş.

Keloğlan aylar süren bir yolculuk sonucu en sonunda köyüne varmıştı, 54 deve yüklü hazineyle geldiğini gören anası hem onu gördüğü için hemde hazineyi gördüğü için çok sevinmiş.

Keloğlan ertesi günün sabahında çevrede ne kadar tarla, bağ, bahçe varsa hepsini satın almış, birde eski sahiplerinin kendi tarlalarını ekip biçmelerine ve ürünleri kullanmalarına da izin vermiş.

Birkaç hafta içinde Anadolu’nun her yerini, birkaç sene içerisinde de devleti, satın alarak ülkenin sahibi olmuş.

Dünya kuruldu kurulalı savaşarak hiçbir hakanın başaramadığı bir işi, Keloğlan hiç savaşmadan, kan dökmeden o altınlarla satın almayı başarmış.

Cengiz Han’ın zamanında geçtiği yerlerde neredeyse taş üstünde taş bırakmayan bir dünya imparatorluğu sevdalısının gizlediği  Hazinesi’yle büyük bir şey gerçekleştirmişti.

Bu uyku masalı da bitti iyi okumalar….

Bu masal da ilginizi çekebilir: Küçük Deniz Kızı Masalı ve Hikayesi

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Noel Baba Masalı
Noel Baba Masalı
Simurg-Masali
Simurg Hikayesi
Nasreddin Hoca ve Eşeği Masalı
Nasreddin Hoca ve Eşeği Masalı
Bobo İle Yogo Masalı
Bobo İle Yogo Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.