Küçük Deniz Kızı Masalı ve Hikayesi

Küçük Deniz Kızı

Abone Olgoogle news

Küçük deniz kızı, hans christian andersen tarafından yazılmış olan ve özellikle kız çocukların severek okuduğu çok güzel bir prenses masalı, her yaş gurubuna uygun en popüler çocuk masalı. İyi Okumalar.

Bu Masal da ilginizi çekebilir. Üç Küçük Domuzcuk

Küçük Deniz Kızı Hikayesi

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde okyanusun derinliklerinde bulunan ve kimsenin onlardan haberdar olmadığı gizemli ve bir o kadarda ilginç deniz canlıları yaşarmış. Bu okyanustaki denizaltı şehrinde Balinalar, tatlı Yunuslar, Deniz Atları, Deniz yıldızı ve çeşit çeşit canlılar yaşamaktaymış.

Güneş ışıklarının dahi etki edemediği bu derinlerdeki su altı krallığında deniz insanları, diğer su altı canlıları ile beraber barış içerisinde bir hayat sürermiş.

Suyun derinliğinde bulunan sarayda Arya isminde Küçük Deniz Kızı, babası denizler kralı, annesi ve çok sevdiği birbirinden güzel iki kız kardeşi ile beraber mutlu bir yaşam sürmekteymiş.

Kral babalarının en büyük korkusu karada yaşayan insanların kızlarına zarar vermesiymiş. O yüzden kızlarının yetişkin birer genç kız olmadan denizin yüzeyine çıkmasını yasaklanmıştı.

Buda Küçük Deniz Kızının karada yaşayanlara olan merakını dahada artırmıştı. Bir gün kral babasına “Babacım niçin denizlerin yüzeyine çıkmamıza müsaade etmiyorsun.”

Kral “Karada yaşayan insanlar size zarar verebilirler. O yüzden gitmenize izin vermiyorum.”

Arya “Niçin bize zarar verecekler ki! Onlar kötülük mü yapıyor babacığım.”

Kral “Kızım şuan insanlar suları çok kirletiyor ve suda yaşayan canlıları ağ ile yakalıyorlar. O yüzden size karaya çıkmayı yasakladım. ” demiş.

Babasının dediklerinin aksine insanları çok merak eden Arya, denizin yüzeyine çıkmak için planlar yapıyormuş. Hatta zaman zaman ablalarının denizin üstünde görerek kendisine anlattıkları hikayeler, Arya‘nın merakını bir türlü gidermiyordu.

Babaları gibi büyükannesi de küçük deniz kızını, insanlar konusunda sürekli uyarır ve yeterince büyüyüp tacını taktıktan sonra su altı dünyasından çıkabileceğini söylermiş.

Günler bu şekilde geçip giderken, bir sabah büyük ablası Prenses Ariel‘in suyun yüzeyine doğru yüzdüğünü gören Arya’nın merakı daha da artmış ve su altı kapısından ailesinin haberi olmadan çıkabilmek için bir plan yapmış.

Samimi arkadaşı olan Yunus Mumo ile birlikte Balina Humo’nun yanına giderek ondan yardım istemiş. Çünkü Humo istediği zaman su altı kapısından rahatlıkla geçebiliyormuş.

Balina Humo ilk başta onların teklifini kabul etmemiş. Lakin tatlı küçük deniz kızının çok ısrar etmesi üzerine, onu kıramayarak yardım etmeye karar vermiş.

Deniz Kızı hikayeleri

Ertesi gün planlarını uygulamaya başlamışlar. Küçük Deniz Kızı Arya balinanın ağzında saklanarak su altı krallığının kapısından geçmiş.

Kapıdan yeterince uzaklaştıktan sonra Balina Homo kocaman ağzını açmış. Arya ve Yunus momu dışarı çıkıvermiş. Arya ve Momo balinaya teşekkür ettikten sonra denizin yüzeyine doğru yüzmüşler. Hayatında ilk defa gökyüzünü ve güneşi gören Deniz kızı, kendi kendine “Burası muhteşem! Bir yermiş. ” demiş.

O esnada uzaktan bir müzik sesi duymuş. Etrafa bakınınca ileride suyun yüzeyinde olan ve batmayan bir şey olduğunu görünce Yunus’a: “O da ne” diye sormuş.

Yunus: ” Gemi ” deyince?

Arya “Hadi onu yakından görelim.” demiş

Yunus, Arya’yı oraya gitmemesi için uyarmış ama güzel deniz kızı, arkadaşını duymuyormuş bile. Hızla gemiye doğru ilerlemiş. O anda gemide kralın, prensin onuruna düzenlediği bir doğum günü partisi varmış. Prensi evlendirmek isteyen kral, ülkede bulunan asillerin kızlarını da bu partiye davet etmişti.

Prensi gören Arya “Baksana Mumo ne kadar yakışıklı!”

“Ama o bir insan!” Demiş yunus.

Deniz kızı o tatlı sesiyle prensin kaval ile çaldığı melodiye eşlik etmişti. Prens o güzel sesi işitince, hemen etrafa bakınmış.

Yunus: “Hadi ortadan kaybol seni görecekler.” deyince. Arya hemen suya dalmış. Bu arada su altı krallığında yaşayan deniz cadısı, sihirli küresinden deniz kızının yaptıklarını izliyormuş.

Deniz cadısı: “Ha, ha, ha demek o büyük gün gelip çattı.” Demiş yüksek sesle. Sonrada yaptığı büyü ile oluşan dalgalar, prensin içerisinde olduğu geminin dev dalgalar arasında kayalıklara doğru sürüklenmesine sebep olmuştu.

Onların zor durumda olduğunu gören Arya arkadaşı Yunusa “Gemi batacak onlara yardım etmemiz gerekli!” demiş. ve hemen batmakta olan geminin arkasından giderek gemiyle beraber suya batmış olan prensin kollarından tutarak kıyıya çıkarmış.

Deniz Kızı Masalı ve Hikayesi

Arya, Prense “Lütfen uyan, hadi uyan!” Demiş.

Gözlerini açan prens, karşısında çok güzel bir deniz kızı görünce şaşkın bir şekilde ona bakmaya başlamış. O anda aklına Dadısının anlattığı Deniz Kızı Öyküsü gelmişti.

Bu arada uzaktan gelen köpek seslerini işiten Arya, korkuyla suya dalıp, oradan uzaklaşmış.

Prensin yerde uzandığını görenler hemen onun yanına gelerek yardım etmişler. Prens kendisine gelince ailesine “Sanki beni denizde şarkı söyleyen bir deniz kızı kurtardı. O ses dünyanın en güzel sesiydi!” Demiş.

Arya ise arkadaşı yunusu bularak, su altı krallığına geri dönmüş. Prensin çaldığı kavalı da kendisiyle götürmüştü. Kız prensi bir türlü unutamıyor. Onu düşünmeden de duramıyormuş.

Onları kapıda karşılayan denizler kralı “Bizim belli kurallarımız var değil mi? Bu kurallara sen dâhil herkesin uyması gerekiyor. Bir insanı kurtardığın söyleniyor bu doğru mu?” diye sormuş.

Arya “Doğru babacığım. Onları o halde bırakamazdım. Eğer onu kurtarmamış olsaydım boğulabilirdi.”

Denizler Kralı: “İnsanların dünyasıyla, deniz dünyasının ilişki kurmasının kati suretle yasak olduğunu biliyorsun ve halen yasalarımızı çiğniyorsun. Artık sen ve yunus cezalısınız. Bir daha dışarı çıkmak için size yardım eden olursa! Bu krallığa bir daha geri dönemez.” demiş

Babasına bir şey demeyen Arya’nın vazgeçmeye hiç niyeti yoktu. Ertesi gün deniz cadısının yanına giderek ondan kendisine yardım etmesini istemiş.

Deniz cadısı: “Sana yardım ederim. Ancak bir şartım var.”

Arya “Şartın ne?” diye sormuş.

Deniz Cadısı ” Sana onlar gibi karada yürüyebileceğin iksir veririm. Ama ona karşılık sesini senden alacağım.”

Arya: “Sesimi mi? Ama ben sesim olamadan orada ne yapabilirim ki!” demiş ve Cadıyı sesini almaması için ikna etmeye çalışmışsa da, bir türlü başaramamış.

Çaresiz kalan Arya epey bir süre düşündükten sonra çaresiz bir şekilde deniz cadısının isteğini kabul etmiş. Çünkü denizin yüzeyine çıkarak prensi tekrar görmeyi çok istiyormuş.

Deniz Cadısı iksiri kıza uzatarak: “Şunu unutma sakın. Beşinci günün sonunda eğer prensi kendine âşık edemezsen. Yine eski haline dönecek ve prensi sonsuza denk unutacaksın.” demiş

Küçük Deniz kızı, deniz cadısının verdiği iksiri içtikten sonra, cadının yardımıyla sualtı kapısından geçmiş ve doğrudan karaya doğru yüzmeye başlamış. Karaya yaklaşınca kuyruğu yok oluvermişti, karaya çıkan prenses, prensin kıyıya doğru geldiğini görmüş.

Yanına yaklaşan prens “Merhaba, sizinle daha önce hiç karşılaştık mı? ” Diye sormuş.

Konuşamayan deniz kızı elindeki kavalı prense uzatmış. Prens o kavalı görünce eline almış ve o gemideyken çaldığı melodiyi tekrar çalmaya başlamıştı. Arya ise o melodiyi tanıdığını belli etmek için başını sallamış.

Prens “Güvertede flüt çalarken gördüğüm sen miydin? Sesini duydum ve beni boğulmaktan sen kurtardın değil mi?”

Prens kendisini kurtaranın bir deniz kızı olduğunu ve çok güzel bir sesinin olduğunu hatırlıyordu. Lakin karşısında gördüğü kız konuşamayan bir kızdı. O yüzden kendisini kurtaran kızın o kız olmadığı düşünmeye başlamıştı. Ancak o kızada yardım etmeye karar vermiş ve kızı saraya  götürmüş.

Bu arada prensi bir an önce evlendirmek isteyen kral, düğün töreni için hazırlıklar yapılmasını emretmiş. Küçük Deniz kızı uzaktan prensi izliyor ve bir şey yapamamanın üzüntüsü içerisinde dualar ediyormuş.  Prense sesi olmadığı içinde kim olduğunu anlatması mümkün değilmiş.

Arya kendi kendine düşünürken deniz cadısının sözleri aklına gelmişti.  İki gün çabucak geçivermiş. Cadının kendisine verdiği sürenin bitmesine üç gün kalmıştı.

Aradığı deniz kızını bulamayan prens ise gördüklerinin bir hayal olduğuna inanmaya başlamıştı artık. Bu arada günler çabucak geçmiş ve Arya’nın bir günü kalmıştı. Umudunu tam olarak yitirmek üzereyken hiç beklemediği bir şey olmuştu. Abla deniz kızları, büyük annesi ve kral babası ona yardım etmeye gelmişti.

Büyük Anne: “Benin güzel torunum, üzülme o cadısının büyüsünü bozmaya geldik, hiç bir kural gerçek sevginin önüne geçemez.” demiş.

Denizler Kralı: “Kızım tek amacım senin mutlu olman.” diyerek asasını ona doğrultmuş ve yapılan büyüyü bozmuş.

Arya: ” Size çok teşekkür ediyorum. Sizleri seviyorum.”  dedikten sonra düğün yapılan salonun kapısının yanına giderek şarkı söylemeye başlamış.

Prens ve Prenses adayı, evlilik kürsüsüne doğru ilerlerken prens, o muhteşem sesi tekrardan duymuş ve düğün yerini terk ederek o sese doğru koşuvermiş.

Prens ve Prenses adayı, evlilik kürsüsüne doğru ilerlerken prens, o muhteşem sesi tekrardan duymuş ve düğün yerini terk ederek o sese doğru koşuvermiş.

Prens, kapının önünde şarkı söyleyen Arya’yı görünce sevinçle “O sendin demek.”

Arya “Evet, bendim.” demiş.

Birbirlerine sarılmışlar. Arya olup biteni prense anlatmış ve ertesi gün büyük bir düğün töreniyle evlenmişler. O günden sonra karada ve denizlerde sevgi, dostluk ve barış hakim olmuş.

Deniz Kızı Hikayesi’ni okurken eğlendiğinizi umuyoruz Bu Masalı okurken neler öğrendik.

  • Hem okuyan hemde dinleyen eğlenceli bir vakit geçirecek.
  • Çocuklar Deniz Canlıları ile ilgili farklı bir bakış açısına sahip olacak.
  • Beraberliğin öneminin ne olduğunu olduğunu öğrenecek.
  • İyilerin her zaman kazandığını ve mutlu olduğunu görecek.

Başak güzel Masal okumaya ne dersiniz?

YILDIZ VERMEYİ UNUTMAYIN 🙂
1 Oy

Benzer İçerikler

kelebek prenses
Kelebek Prenses
Örümcek Adam Masalı
Örümcek Adam Masalı
Zumrudu-Anka-Masali
Zümrüdü Anka Masalı
Keloğlan ile Balık
Keloğlan ile Altın Balık Masalı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.