Kırmızı Ayakkabılar Masalı

Kirmizi-Ayakkabilar-Masali

Abone Ol google news

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde Büyük ve şirin bir kasabada yaşamakta olan Maria ismindeki kimsesiz bir kız çocuğu varmış.

Bir sabah erkenden kalkan Maria, kasabada dolaşırken kendi yaşında bir kız çocuğunun ayağında bir çift kırmızı ayakkabı görünce, öylece o ayakkabılara bakakalmış. Çünkü öyle bir çift kırmızı ayakkabı alacak ayakkabı alacak parası yokmuş.

Akşama kadar dolaşan Maria eve geldiğinde kendi kendine “Eğer ayakkabı alacak param yoksa bende, kendime kumaşlardan bir çift kırmızı ayakkabı yaparım.” diye söylenmiş.

Evde bulunan kumaş parçalarından kendi ayağına uygun çok güzel bir çift kırmızı ayakkabı dikivermiş. Ertesi gün yine erkenden uyanan maria, diktiği kırmızı ayakkabıları giyerek kasabada gezmeye çıktı. Ayakkabısına her baktığında kırmızı ayakkabılarının onu zengin gösterdiğine inanmaktaymış.

Yine bir gün kırmızı ayakkabılarını giymiş aç bir şekilde kasabanın dışındaki derenin kenarında yürürken, yanında bir at arabası durmuş.

Arabada inen ve giyiminden çok zengin biri olduğu anlaşılan yaşlı bir kadın “Güzel kızım bu derenin yanında tek başına ne yapıyorsun.”

Maria “Efendim yapacak hiçbir şeyim ve işim olmadığından, ara sıra bu derenin yanına gelir ve dolaşırım. “

Yaşlı Kadın “Ama kızım çokta yorgun gözüküyorsun. Yoksa hasta mısın?

“Yok efendim. Sadece şey, şey” demiş ama sözün gerisini getirememiş.

“Ney kızım söylesene ben ninen yaşındayım. Haydi çekinme.”

“Epey acıktım da, o yüzdendir.”

“Kimin kimsen yok mu senin kızım.”

“Yok efendim.” demiş maria

Yaşlı kadın Maira’yı çok sevmişti. Hemen arabadan çıkardığı yiyecekleri dere kenarına serdiği sofanın üstüne koyarak beraber güzelce karınlarını doyurmuşlar.

Yaşlı kadın “Benimde kimsem yok, benimle kalmak ve benim torunum olmak ister misin?”

Maria, bir süre düşündükten sonra, yaşlı kadının teklifini kabul etmiş ve onunla arabaya binerek yaşlı kadının evine gitmişler.

Maria’a duşa girdikten sonra hizmetçiler onun kırmız ayakkabıları ile eski elbiselerini çöpe atarak ona yeni ve güzel elbiseler vermişler.

Maria elbiselerinin ve kırmızı ayakkabılarının çöpe atıldığını öğrenince çok üzülmüştü. En çokta kırmızı ayakkabısını düşünüyordu.

Gel zaman git zaman büyüyerek genç ve güzel bir kız olan Maria’yı ninesi ilk defa kiliseye götürecekti. Yaşlı kadın ona güzel elbiseler aldıktan sonra onu kasabadaki en büyük ayakkabıcıya götürdü.

Ayakkabıcı ona pırıl pırıl parlayan çok güzel bir kırmızı ayakkabı gösterince Maria başka hiçbir ayakkabıya bakmadan o ayakkabıyı beğendiğini söylemiş. Ayakkabılarının renginden haberi olmayan yaşlı kadın, parasını ödeyip ayakkabıları satın alıvermiş.

İlk defa kiliseye gidenlerin Kırmızı ayakkabı giymesi hoş karşılanmıyormuş ve bunu bilmeyen kız, ertesi gün kırmızı ayakkabılarla kiliseye gidince, kilisedekiler şaşkınlıkla ayakkabıları süzmekteymiş.

Yaşlı kadın kiliseden ayrılmadan önce, kızın giydiği kırmızı ayakkabıları ile ilgili bilgilendirilmişti. Eve gittiklerinde yaşlı kadın çocuğa “Güzel kızım, kiliseye kırmızı ayakkabı ile gitmek hoş karşılanmaz senden ricam bir daha bu ayakkabıları giymemen.’’ diye uyarıvermiş.

Ertesi hafta tekrardan kiliseye gidecekleri zaman Maria, siyah ayakkabılar yerine yine kırmızı ayakkabılarını giyip, kiliseye gitmiş.

Kilisedeki herkes yine kızın giydiği kırmızı ayakkabılar yüzünden öfkeli bir şekilde ona bakıyordu; fakat kız o ayakkabıları çok sevdiğinden kimseyi umursamıyormuş.

Yaşlı kadın ile Maria kiliseden çıkarlarken dış kapının önünde bekleyen bir adam arkalarından bağırmış.’’ Bu ayakkabılar ile çok güzel dans edebilirsin.’’ deyivermiş.

Maria arkasına bakar bakmaz kırmızı ayakkabılar dans etmeye başlamış. Bir türlü duramayan kızı kucaklayarak arabaya bindiren arabacı onun ayaklarındaki ayakkabıları çıkartmış.

Bu duruma çok kızan yaşlı kadın eve dönünce kırmızı ayakkabıları alıp, rafın üstüne koymuş. Ve bir daha kızın ayakkabılara dokunmaması gerektiğini söyleyivermiş.

Aradan epey bir zaman geçmiş. Bir gün yaşlı kadın hastalanarak yatağa düşünce kırmızı ayakkabıları merak eden Maria ayakkabılarının saklandığı odaya giderek onlara bakmış. En sonunda dayanamayarak, ayakkabıları raftan aldığı gibi giyiverir.

Kırmızı ayakkabıları giyer giymez dans etmeye başlar. Böylece dans ede ede evden çıkan kızın, bu dans ilk başta çok hoşuna gitmişti. Başının belaya girdiğinin farkında olmayan Maria dans ede ede büyülü ormana gitmiş.

Daha önce hiç görmediği bir yerde olduğunu gören Maria, korkmaya başlamış. Bu yüzden o ayakkabıları ayağından çıkarmak için her yolu denemiş ancak ayakkabıları ayağından çıkarmayı başaramayınca, merhamet dileyip yardım istemeye başlamış.

Ama ne sesini duyan nede yardım eden birileri varmış. Kırmızı ayakkabılar kızı oldukça uzak yerlere götürüp, akarsulardan atlatıp ve durmak bilmeyen dansın sonunda kasabaya götürüvermiş.

Yorgun bir şekilde kasabada bulunan Devin yaşamakta olduğu ormana kadar dans etmiş. Devin duvarındaki balya titreyince dev, kızın yanına yaklaştığını anlamış.

Kapıya gelince Dev’e: “ Beni bu korkunç danstan kurtar’’ diye yalvarmış. Dev kırmızı ayakkabıların ipini kesmesi gerektiğini söylemiş.

Kız da ’’ Bir daha kırmızı ayakkabıları giymeyeceğini, onu kurtarmasını istemiş.’’ Böylece Dev kırmızı ayakkabıların ipini keserek kızı ayakkabılardan kurtarmış.

Kendi kendine dans etmekte olan kırmızı ayakkabılar ormana doğru gitmiş. Kız bir daha da o ayakkabıları giymemiş ve yaşlı kadınla hayatlarını mutlu bir şekilde sürdürmüş.

Kırmızı Ayakkabı Masalı Kısa Özeti

Bir zamanlar bir kasabada yaşamakta olan öksüz bir kız çocuğu kendisi için kırmızı bir ayakkabı diker. Bir gün kendisine evladı gibi bakacağını söylen bir yaşlı kadınla birlikte onun evine giderek onula yaşamaya başlar.

Yaşlı kadın ona yeni giysiler vererek kırmızı ayakkabısını ve eski elbiselerini çöpe atar.

Günler hızlıca geçmiş kız büyüyerek genç ve güzel bir kız olmuştu. Kiliseye kabul edeceği gün yaşlı kadınla ayakkabıcıya giderek kırmızı bir ayakkabı satın alır. Gözleri pek görmeyen yaşlı kadın ise ayakkabıların kırmızı olduğundan habersizmiş.

Kilisedeki üyelerin kızın ayakkabıları dolayısıyla kızması üzerine yaşlı kadın ayakkabıları rafa koyarak bir daha giymemesi için de uyarır.

Ertesi gün tekrardan kilisedeki etkinliğe katılmak için gittiklerinde kilisedekiler yine çok kızarlar.

Yaşlı kadın da kızarak ayakkabıları kaldırır ve bir daha giymemesini söyler. Kız, yaşlı kadının hasta olması üzerine ayakkabıları tekrardan giyince, çok uzaklara doğru dans ede ede yol alır.

En sonunda iyi niyetli bir devin yanına kadar giden kız, devin yardımıyla ayakkabıların ayağından çıkarılmasıyla kırmızı ayakkabılardan kurtulur. Bir daha da o kırmızı ayakkabıları giymeyi düşünmez.

Masal İle İlgili Merak Edilen Sorular.

  • Kırmızı ayakkabılar masalı yazarı kimdir: Bu popüler hikayenin yazarı ünlü yazar Hans Christian Andersendir.
  • Kırmızı ayakkabılar masalının konusu: Clarissa P. Estes oldukça beğenilen sözü olan ”Bir kişinin birden fazla kırmızı ayakkabısı varsa eğer çok dikkatli yaşaması gerekir.” Cümlesini dile getiren bir kırmızı ayakkabı masalı.
  • Kırmızı ayakkabılar masalının ana fikri: Doğru olanı bulabilmek için yanlış olan şeyleri görebilmek gerekir.
Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Tuz Kadar Sevmek Masalı
Tuz Kadar Sevmek Masalı
Doru Hikayesi, Kısa Masallar Oku
Doru Hikayesi
Akıllı İhtiyar Masalı
Akıllı İhtiyar Masalı
Köstebek Çıtırık Masalı
Köstebek Çıtırık Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.