Neşeli Büyükanne Masalı

Neşeli Büyükanne Masalı

Abone Ol google news

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde büyük bir ülkenin güney kesiminde öyle bir kasaba varmış ki, bu kasabanın etrafında rengarenk güller yetişir ve o güzel gül kokusu kasabanın her tarafını sararmış.

Bu kasabadaki küçücük evinde yalnız başına yaşayan Nana isminde Neşeli bir kadın varmış. O kadar neşeli ve hayat doluymuş ki, kasabadaki çocuklar ona Neşeli Büyükanne diye hitap eder, onunla zaman geçirmekten çok hoşlanırlarmış.

Sürekli gülümseyen ve etrafına neşe saçan büyükanne, cebinde sürekli şeker bulundurur, karşılaştığı çocuklara mutlaka o şekerlerden verirmiş.

Onu kasabada tanımayan ve sevmeyen hiç kimse yokmuş. Annelerin bir işi olduğu vakit, ilk onun kapısını çalar, çocuklarına bakmasını isterlermiş. O ise çocukların annesi gelene kadar, çocuklarla ilgilenir,  zamanın nasıl geçtiğini bilmez ve neşe içerisinde güzel bir gün geçirirmiş.

Aslında çok fakir biri olmasına rağmen, sürekli haline şükreden neşeli büyükannenin o hayat dolu hali kasabadaki herkesin dikkatini çekmiyor değildi. Hatta zaman zaman kasabadaki kadınlar kendi aralarında konuşurlarmış  “Ya düşünsenize neşeli büyükanne çok fakir ama o kadar cömert ve neşe dolu ki, onu anlamak imkansız.” Diye söyleyen olunca,  Diğer kadınlarda onu onaylarcasına başını sallıyorlarmış.

İşte günler bu şekilde geçip giderken bir gün Nana kasabanın yakınındaki, ormana gezmek için gitmişti.

Çok sevdiği bir şarkıyı mırıldana mırıldana gezinirken, “ İyiki buraya geldim. Ara sıra değişiklik güzel oluyor. Her tarafta ne kadarda güzelmiş.” Diye söylenirken gözüne bir parıltı ilişmiş.

Hemen o parıltıyı gördüğü yere doğru yönelmiş. Birde ne görsün, güneşte ışıl ışıl parlayan bir çömlek dolusu altın. Önce onun sahibi olduğunu düşünerek beklemeye başlamış. Epey bir süre beklemiş ama ne gelen varmış, nede giden.

Neşeli büyükanne “Herhalde bu altınların sahibi yok, olsaydı çoktan almaya gelirlerdi. En iyisi bu altınları alıp, kasabalıya dağıtayım. Payıma düşen altın ile de, seyahate çıkarım.” Diye söylendikten sonra altın dolu çömleği kucağına alarak kasabaya doğru yola koyulmuş.

Bir süre yürüdükten sonra, çömleğin ağırlığı dolayısıyla epeyce yorulmuştu. Yolun kenarındaki çınar ağacının altında oturup, dinlenmeye karar vermiş.

Çömleği yanına indirdikten sonra sırtını ağaca dayayıp, seyahate gideceği yeri düşünmeye başlamış.

İyice dinlendikten sonra ayağa kalkarak yanına indirdiği çömleği kucağına alacağı sırada, çömleğin içinde altın yerine kum olduğunu görünce gülümseyerek “yaşlılık bu olsa gerek, şu kum tanelerini altın sanmışım. ” Diyerek neşe ile çömleği kucaklayıp, eve doğru yürümüş.

Çömlek çok güzel olduğundan onu süs eşyası olarak evde saklamaya karar vermişti. Eve vardığında, kucağındaki çömleği bahçesinin girişine indirip, bahçede oturmak için yaptığı tahta koltuğun üzerinde bir süre uzanmış.

İyice dinlendikten sonra çömleğin içindeki kumu evin bir köşesine dökmek için çömleğin üzerine eğildiği sırada, bu sefer çömleğin içindekilerin kum değil, altın olduğunu görmüş. “ Halla, halla epey yaşlanmışım galiba, biraz önce baktığımda çömleğin içinde kum vardı. Şimdi ise yine altın var. Her neyse, ben bu işten bir şey anlamadım. En iyisi çok düşünmeden bu altınları alıp, kasabalıya pay edeyim.” Diye söylenmiş.

Sonrada dediği gibi yaparak altınları, kasaba halkına dağıtmış. Kendisine kalan altınlar ile hayalini kurduğu gibi seyahate çıkmış ve bir dahada geri dönmemiş. Kasabalı onun neşeli ve cömertliğinden çok şey öğrenmiş ve hiçbir zaman onu unutamamıştı.

Neşeli büyükanne Masalı burada son buldu. Tekrardan buluşmak üzere hoşçakalın.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Eğitici Çocuk Masalları
Kısa Anlamlı Masallar
Kısa Çoraplı Zürafa Masalı
Kısa Çoraplı Zürafa Masalı
Keloğlan İle Padişah
Keloğlan ile Padişah Masalı
Kırmızı Kedi Hikayesi
Kırmızı Kedi Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.