Ördek Okulu Masalı

Ördek Okulu Masalı

Okul öncesi hikayeler ve masallar arasında bulunan Ördek Okulu Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız.

Evvel zaman içinde Yeşil başlı bir erkek ördek, kanatlarını çırparak göle doğru koşmuş. Onu gören göldeki balıkçılar ile flamingolar öylece ona bakıyordu o ise sevinç içerisinde:

“Baba oldum! Baba!” diyerek kıyıda koşuştururken sevinçle baba olduğunu herkese duyurmuş.

O sırada avlanmakta olan balıkçıllar ve flamingolar, gagalarını şakırdatarak ördeği  baba olduğu için kutlamışlar, sonrada  hiç bir şey olmamış gibi avlanmaya devam etmişler.

Gölün kıyısındaki ağaçların üzerinde ötüşüp duran serçeler birbirlerine bakarak  “Ne oldu? Ne oldu?” diye seslenmişler.

Yeşil başlı ördek yine keyifle “Baba oldum” demiş.

Serçeler aldıkları haber ile kanatlarını çırpıp, sevinçle öterek ördeği kutlamışlar.

Kuşlardan bir tanesi ” Aslında bu güzel  haberi herkese duyurmamız lazım” demesi üzerine, gölde avlanmakta olan bir balıkçıl, uzun bacaklarını suyun yüzeyine değdirerek ağır ağır gölün diğer kıyısına kadar yürümüş.

Karşı kıyıya vardığında orada bulunan turnalara seslenerek, ördeğin baba olduğunu söylemiş.

Turnalarda ördeğin sevincini etrafa yaymak için kanat çırparak havalanmışlar…. serçelerden bir  kısmıda  haberi yaymak için uçmaya başlamışlar.

O an o gölün etrafını Sevinç çığlıkları ve kuş sesleri çevreyi kaplamıştı

O sesler üzerine  ağaç kovuğundan çıkan sincap’ta  yeşil başlı ördeğin baba olduğu haberini yaymak için ağaçtan ağaca koşturmuş, neredeyse her kovuğa başını sokup, onlara bu müjdeli haberi yaymış.

Yeşil başlı ördek, gururlu bir şekilde annenin yanına giderek ona: “Herkese bebeklerin haberini ulaştırdım” demiş.

Anne ördek, yüzündeki o tatlı gülümsemeyle kanatlarını hafifçe kaldırarak, küçük ördek yavrularını babalarına göstermiş, sonra da üşümesinler diye üzerini kanatlar ile örtmüş…

Bu arada onları izleyen ibikli horoz, göğsünü kabartarak ördeklerin yanına gelmiş onlara

“Bu civcivlerin burada işi ne? Niçin sizin yanınızdalar?

Yeşil Başlı Ördek:

“Onlar civciv değil ki, bizim yavrularımız. Diye yanıt vermiş.

Horoz, yavruların civcivlere o kadar benzemesine çok şaşırmış, bu esnada tavukların kendisini çağırması üzerine fazla üstelemeden geldiği gibi kümesine geri dönmüş.

Yeşil başlı ördek ise Anne ördeğin yanında çömelerek sevgi dolu gözlerle anneyi izlemeye başlamış.

Günler bu şekilde geçip giderken Ördek yavruları büyüyüp ortalıkta gezinmeye başlamışlardı.

Sevimli küçük yavrular yaramazlık yaparak, birbirleriyle oyunlar oynarken horoz daima homurdanıyordu çünkü onların varlığı onu rahatsız ediyordu.

Anne ve baba ördek ise sürekli yavrularla ilgilenip, yaramazlık yapmalarına engel olmaya çalışıyordu

Ördek yavrularını yalnız yakalayan Horoz ise her fırsatta onları kovalayıp,  yakaladıklarını gagalayarak canlarını acıtıyormuş.

Bazen bu gören ördek her defasında kanatlarını açarak horozun üstüne yürümek zorunda kalıyormuş.

Horoz ise, baba ördekle pek uğraşmak istemediğinden hemen kümesine dönüyormuş. Bu didişmeden bıkan hep baba ördek oluyormuş…

Anne ördekle baba ördek, bu soruna bir çözüm bulmak için epey düşünmüşler en sonunda da bir okul kurarak, yavrularını orada eğitmeye karar vermişler.

Artık yavrular okulda olacakları için yaramazlık yapmayacak, çevreyi dağıtmadıkları içinde horoz onlara saldırmayacaktı.

Ayrıca okulda sürekli yeni şeyler öğrenecek, yaşamanın yalnız oyun oynamak olmadığını, öğrenilen güzel şeyleri uygulamak olduğunu anlayıp daha iyi yetişeceklermiş.

Anne ve baba ördek, okul için uygun bir yer aramaya başlamışlar. Etrafa bakınırken onları gören horoz oturduğu yerden:

“Hayırola, yavrulardan birisini mi kaybettiniz?”

Baba Ördek:

“Hayır, bizim yavru Ördekler için bir okul açmak istedik onun için uygun bir yer arıyoruz.”

Horoz biraz duraklamış ve düşünmeye başlamış, yavrular okulda olunca çevreyi dağıtmayacağından kendisinin de öfkeyle onların peşinden koşuşturmayacağını düşünerek:

“Aslında hemen arkada boş bir kümesimiz var,okul olarak orayı kullanabilirsiniz” demiş

Horozdan böyle bir şey beklemeyen anne ve baba ördek çok şaşırmışlardı.

Çünkü her gün yavrularına öfkelenen horozun, yardım etmek istediğini pek anlamamışlardı horozun söylediği kümes de, okul olarak kullanmak için çevrede bulunabilecek en uygun yermiş.

Ördek şaşkınlık içerisinde:

“ Karşılık olarak ne isteyeceksiniz?

Horoz:

“Kümes kirası olarak, her ay küçük bir çuval dolusu buğday verirseniz anlaşırız.” Demiş.

Horozun niyetinin iyilik yapmak değil, bir iş ilişkisi olduğunu düşünen yeşil başlı ördek, hiç düşünmeden o öneriyi kabul etmiş.

Ördekle horoz, kullanılmayan kümesin “Ördek Okulu” olması konusundaki şartlarda anlaştıktan sonra eve doğru yola koyulmuşlar.

Yalnız kaldıklarında anne ördek:

“Çok fazla kira istedi, o kadar buğdayı nasıl bulacağız? Diye sorunca

Baba Ördek:

“ Onunda bir yolunu bulacağız, önemli olan yavrularımızın mutluluğu ve güvenliği” demiş

Anne ve baba ördek, o kullanılmayan kümesi temizleyerek hazırlamışlar.

Bir gün anne ördek, tüm yavrularını etrafına toplayarak onları okul için hazırladıkları yere götürmüş.

Baba ördek onları orada bekliyordu, anne ördek yavrularına:

“Yavrularım, burası bir Ördek Okulu ve bu öğrencilerin ilk öğrencileri sizsiniz burada okuyarak bilgi ve becerinizi geliştireceksiniz.

Babanız her gün burada size eğitim verecek, onun anlatılanları can kulağıyla dinleyerek öğrenmeye çalışın.Unutmayın ki size anlatacakları eskiden yaşanmış olanlardan edinilen bilgi ve deneyimler sonucu kazanılmış olan bilgilerdir.” Demiş,

Daha önce hiç okul görememiş olan yavru ördekler sabırsızlıkla okula girmeyi istiyorlarmış onun bu halini gören anneleri, konuşmasını fazla uzatmayarak yavrularını öğretmenleri olan babalarına teslim etmiş.

İlerleyen günlerde Ördek Okulundan  çıkan sesleri bağırarak kanat çırpışları okulun az ilerisindeki ağaçlardan ve gölün kıyısından bile duyuluyormuş.

O zamanlarda ağaçlardaki serçeler, çitlerin üzerine konan kuşlar, sincaplar, tavşanlar ve avlanan balıkçılar duraksayarak ördek okulundan gelen sesleri dinledikleri oluyormuş.

Ördek yavrularının öğrenirken çıkarmış oldukları o coşkulu sesler çevrede yayıldıkça, meraklı olanlar okulun çevresine dolaşmaya başlamışlardı.

O kadar çok meraklı çoğaldıkça horoz boş durur mu? Hemen kümesin üzerine çıkarak durmadan öterek, yavruların sesini bastırarak  dikkati kendi üzerine çekmek istermiş.

Ama ördek okulunun yanında toplananlar horozun ötüşüne aldırmadan, yavruların söylemiş olduğu şarkıları mırıldanarak onlara eşlik etmeye çalışırlardı.

Bu duruma dahada kızan horoz, kanat çırparak okulun çevresinde onların üstlerine yürür, onları korkutarak ördek okulunun çevresinden uzaklaştırmaya çalışırdı.

Okulun faydalı bir yer olduğunu anlayan kuşlar ve sincaplar da yavrularını Ördek Okulu’na göndermeye başlamışlardı.

Yeni öğrencilerin de okula gitmesiyle birlikte okul çok kalabalık olmasına rağmen hiçbiri derslerini hiç aksatmıyor, tam tersine tüm dikkatlerini toplayarak yeşil başlı ördeğin anlattıklarını dinliyorlarmış

En sonunda horoz, dayanamayarak okul bitiminde yuvasına giden yeşil başlı ördeğin karşısına dikilmiş. Konuşmaları da, davranışı da, Ördek Okulundan hoşnut olmadığını gösteriyordu.

Horoz:

“Seninle bu okul konusunu bir kez daha konuşmamız gerek” diyerek söze başlamış.

Ördek, horozun niyetini anlamış ama anlamamazlığa gelerek:

“Konuşacak neyimiz var ki? Kiramızı hiç aksamadan ödüyoruz, yavrular da artık yaramazlıklarıyla seni rahatsız etmiyorlar artı her şey istediğin gibi değil mi zaten?

Horoz:

“ Hayır, düşündümde sanki bana az kira veriyorsunuz.

Ördek:

“ Tamam da o kirayı sen belirlemiştin, biz ise bu konuda seninle pazarlık bile yapmadık.

Horoz:

“Ben anlamam,bu günden sonra kira olarak her ay sizden üç çuval buğday istiyorum.

Ördek “Ama bu çok onu vermemiz imkansız

Horoz “Ben anlamam veremeyecekseniz kümesten çıkarsınız o zaman.”demiş ve oradan ayrılmış

Kümesten çıkarlarsa okul için başka yer bulmaları zormuş, başı öne eğik bir şekilde anne ördeğin yanına giderek ona horozun taleplerini iletmiş, onun için hem ders anlatmak, hem de horozun istediği kadar buğday bulmak neredeyse imkansızmış.

Anne ördek:

Canını sıkma hem kuşlardan hemde Sincaplardan yardım isteriz, onlar da yavrularını okula getirirken her gün taşıyabildikleri kadar buğday getirsinler.

Baba ördek umutsuz bir şekilde, “Bulabilirler mi bilmiyorum ki ama denemeden de anlayamayız okulu kapatmamak için elimizden geleni yapmamız lazım.

Ertesi gün kuşlara ve sincaplara durumu anlatarak onlardan yardım istemişler, Kuşlar ve sincaplarda  “Okul devam etsin, yavrularımız eğitim görsün” diyerek her gün buğday getirmeyi kabul etmişler.

Kira ödeme zamanı geldiğinde horozun ihtiyaç duyduğundan daha fazla buğday birikmişti.

Horoza istediği kadarını vermiş geri kalanı da ihtiyaç duydukları zamanda kullanmak üzere saklamışlar.

Horoz, kiranın artmasının o eğitime engel olmadığını görünce bu sefer de,

“Artık çıkın kümesimden kiraya vermekten vazgeçtim” demiş.

Yeşil başlı ördek, onun nedenini anlayamadığını söyleyerek konusu başka yöne çekmişse de horoz ısrarcı bir şekilde kümesten çıkmalarını istiyormuş.

Çevrede bulunan tüm hayvanlar bu konuşmalara katılmış ve o kibirli horozu vazgeçirmek için uğraşmışlar.

Horoz yavrularının kümese sığmadığını o yüzden düşüncesini değiştirmeyeceğini bildirmiş.

Horozu ikna edemeyeceklerini anlayan tüm hayvanlar, üzüntü içerisinde oradan ayrılarak çözüm bulmaya çalışmışlar. Aslında hepsi birbirine bakıyor birilerinin bir çözüm üretmesini bekliyormuş.

Yeşil ördek epey üzülen öğrencilerine bakarak üzüntülü bir sesle:

“ Bu haftadan sonra kümese gidip eşyalarımızı toplayalım” demiş

Kira süreleri dolunca tüm öğrenciler eşyalarını toplamışlar, o sırada kapının önünde  bulunan horoza ters ters bakarak..

“Sen ne kadar engel olsanda biz yine okuyacağız, demişler.

Tüm hayvanlar üzgün bir şekilde yürürken kanatlarını çırparak gelen bir serçe onlara seslenerek,

“Üzülmeyin şimdi herkese haber salalım, herkes yardım ederse artık kendi okulumuzu kendimiz yapabiliriz.

Hep beraber hemde büyük ve güzel bir okul yapacağız” demiş.

Tüm hayvanlar sevinç içerisinde çığlık atarcasına hep bir ağızdan

“Olur. Kendi okulumuzu kendimiz yapalım” diyerek dağılmışlar.

Ertesi gün bütün hayvanlara haber uçurmuşlar hepsi birden çevreden çalı çırpı toplamaya başlamış.

Hep beraber okulun yapılmasını için çalışmaya başlamışlar, okulun duvarları kısa bir sürede yükselmiş, iş çatıyı yapmaya gelince, kuşlar ördeklerin yerine geçip, çatıyı çalılarla güzel bir şekilde kaplamışlar.

3 günde okul tamamlanmıştı, bu okul eski okullarından çok daha güzel görünüyordu.

Horoz, bahçenin diğer ucundan, neler yaptıklarını öğrenmek için onları gözlemliyordu.

Canla başla çalışanlar arasında tavukların da olup olmadığına bakıyor diğer hayvanlara yardım edip etmediğini izliyormuş. horozdan korkan tavuklar tavuklar, diğer hayvanlara hiç yardım etmemişler.

Okulun yapımı tamamlanınca tüm yavrular okul eşyalarını da oraya taşımışlar.

Ördek Herkese teker teker teşekkür ederek onlara:

Yardımlarınızla okulumuz tamamladı yarın her zamanki gibi eğitimimiz devam edecek, bugün hepimiz çok yorulduk, gidip dinlenin, demiş.

Sevinçle çığlık atan öğrenciler:

“Anladık ki birlik olunca kimse bize engel olamaz, hep beraber bunu kanıtladık.”demişler.

Diğer hayvanlar birlikte yaşarken, Horoz hep onları kıskanmış ve hep tek başına yaşamış.

Okul öncesi hikayeler ve masallar arasında bulunan Ördek Okulu Masalı ‘nı okurken çocuklarınızla birlikte eğlendiğinizi umarız diğer masallar için Ezop Masalları Kategorimiz inceleyebilir veyahut Resimli Masal Oku Eski Sultan  beğeneceğinizi umarız.

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Papağan İle Çakal

Papağan İle Çakal

Çok güzel iyi uykular Masalları arasında bulunan Papağan İle Çakal Masalını beğeneceğinizi umarız. Evvel zaman …

Karganın Oyunu

Karganın Oyunu

Eğitici çocuk masalları arasında bulunan karganın oyunu masalını beğeneceğinizi umarız. Bir varmış bir yokmuş evvel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir