Simurg Hikayesi

Simurg-Masali

Abone Ol google news

Simurg Masalı her yaş gurubu tarafından sevilerek okunsa da özellikle büyükler tarafından tercih edilen çok güzel ve anlamlı bir masaldır.

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde Kuşlar arasında yayılan bir efsaneye göre her şeyi bilen Simurq kuşu kaf dağı’ndaki bilgelik ağacında yaşıyormuş.

Simurg Kuşunu daha önce görenler olmayınca, Ülkede yaşayan kuşlar onun aslında yaşamadığını ve bir efsaneden ibaret olduğunu düşünmeye başlamışlar.

Ama bir gün ormanda çok güzel bir kuş tüyü bulan bir kuş, o tüyü her karşılaştığı kuşa göstererek o tüyün Simurga ait olduğunu söylemiş.

O tüy o ülkede yaşayan kuşlar heyecanlanmasına neden olmuştu. Bir araya gelen kuşlardan bir tanesi: “Evet, demek ki, Simurq gerçekmiş. Eğer onu bulabilirsek, biz kuşların tüm sıkıntılarını giderebilir.” Diye söylemiş.

Çok geçmeden o tüyün bulunduğu haberi tüm kuşlar arasında yayılır. Bu sebeple bir araya gelen binlerce kuş bu durumu istişare etmeye başlarlar.

Yaşadıkları zorlukları hayatta baş edemedikleri problemleri istişare ettikten sonra hepside kendilerine ancak Simurg’un yardım edeceğine karar verir.

Kuşlar her tarafa haber salıp, simurg’un bulmak için kaf dağı’na doğru yola çıkacaklarını söylerler. Kısa sürede yüz binlerce kuş, simurg’un peşine düşmek üzere kaf dağı’na doğru yola çıkmaya karar verir.

Bilge bir kuş, arkadaşlarına bu yolculukta yedi tane zorlu aşamayla karşılaşacaklarını ve her bir aşamanın farklı bir vadide olduğunu söylese de, kuşlar Kaf Dağına giden bu yolda karşılaşacakları aşamaları çok kolay bir şekilde geçeceklerini zannederek yola çıkmışlar.

İlk aşama, İstek Vadisiydi. Kuşlar bu vadiye ulaştıkları zaman o vadide, her isteklerinin gerçekleştiğinin farkına varırlar.

O vadi adeta bir cennet gibiydi, kuşların her istekleri orada gerçekleşiyordu. Kuşlar bu isteklerinin gerçekleşme haline, zevki sefaya kendilerini o kadar çok kaptırırlar ki, bu süreçte birçok arkadaşlarını kaybederler.

Geride kalan kuşlar İstek Vadisinden ayrılarak bir sonraki aşama olan Aşk Vadisine doğru uçarlar. Oraya vardıklarında her yerin sisli olduğunu görürler.  O sisin içine giren kuşlar, gördükleri güzelliğin karşısında hayran kalırlar.

O güzel ortama öyle bir alışırlar ki, birbirlerinden çok etkilenirler. Bir kısım kuş oradan ayrılmak istemez. Kuşların bir kısmı ise üçüncü aşama olan Cehalet Vadisine doğru uçarlar.

Cehalet Vadisine ulaşan kuşların bazıları manasız bir şekilde gülümsemeye başlamışlar.

Sonrasında da “Amaaan boşver! Ne önemi var ki o kadar zahmet çekmenin neyin peşinde koşacağız ki.” Diye söyleyip, artık hiçbir şeyi umursamamaya başlamışlar ve yolculuğu bırakmışlar.

Yoluna devam etmeye karar veren bir kısım kuş ise, yine birçok arkadaşını geride bırakarak bir sonraki aşamaya doğru uçmuşlar.

Bu kuşların yolculuğu kolay bir yolculuk olmadığı gibi hala karşılaşacakları zorluklar da bitmiş değildi.

Bir sonraki zorlu aşama olan İnançsızlık Vadisine ulaşan kuşlar. Aralarında konuşmaya başlarlar.

“Ya Simurg bir hikaye ise öyle bir şey yoksa biz anlamsız ve gerçek olmayan bir şeyin peşinde koşuyorsak, buraya ulaşana kadar birçok arkadaşımızı kaybettik, değer miydi? Bunca zahmete.” Diye söylenmişler.

Bu konuşmadan sonra birçok kuş geri dönerek Simurgu aramaktan vazgeçmiş. Simurgu aramaya karar veren kuşlar ise bir sonraki aşama olan Yalnızlık Vadisine doğru uçmuşlar.

O vadiye ulaştıkları zaman bir kısım kuş, kendi dertlerine düşmüş, yalnızca kendilerini düşünüyorlarmış. Acıktıkları anda yalnızca kendi karınlarını doyuruyor, bir tehlike ile karşılaştıklarında ise diğer kuş arkadaşlarını umursamadan kendi başlarının çaresine bakıyorlarmış.

Birçok kuşta bu şekilde yolculuğa devam edememiş, geriye kalan kuşlar ise bir sonraki aşama olan Dedikodu Vadisine doğru uçmuşlar.

Dedikodu Vadisine ulaşan kuşlar kendi aralarında dedikodu yapmaya başlamışlardı.

“Simurg aslında bahsedildiği gibi bir kuş değil, çok kötü bir kuşmuş, hatta bir masal kahramanıymış ve hiç olmamış.” Diye konuşmaya başlamışlardı.

Bu konuşmalar öyle abartılı bir hale gelmiş ve birbirlerinden o kadar çok olumsuz etkilemişlerdi ki, yine bir kısım kuş yolculuktan vazgeçip, geri dönmüş.

Geri kalan kuşlar son aşama olan Ego Vadisine doğru uçmuşlar. Oraya ulaştıkları vakit, kuşların bazılarına bir haller olmuş ve kuşlar birbirlerini beğenmez olmuş.

Kimisi arkadaşına “Kanadın çok çirkin,” kimisi “kafan çok çirkin.” Kimisi “kuyruğun çok çirkin.” Demeye başlamış. Birbirlerine öyle farklı bir bakış açısıyla bakmaya başlamışlar ki, birbirlerinden nefret etmeye başlamışlardı.

Bir süre sonra bir kısım kuş, öncülük yapan kuşların yanına giderek onlara “ Sizler bu işi beceremiyorsunuz.” Diyerek hem onları hemde diğer kuşların aklını çelmeye çalışmışlar.

Böyle olunca birçok kuş kendini farklı görerek yolculuk yapmaktan vazgeçmiş.

Yolculuğa devam etmeyi düşünen az sayıda kuş kalmıştı. Bu kuşlar son vadiyi geçtikten sonra en sonunda kaf dağına ulaşmışlardı.

Ama bir durum ortaya çıkmış, ortada Simurg kuşu yokmuş. Kendi aralarında konuşmuşlar ama bir sonuca varamamışlar.

Bir süre düşünen kuşlar şöyle bir şeyle karşılaşıyorlar: Simurg, un “Si” hecesinin Farsça’da 30 demek olduğu, “Murg” hecesinin ise da kuş demek olduğunu anlarlar.

Yani Simurg, 30 Kuş olduğunu anlarlar, kaf dağına ulaşan kuşların sayısıda 30’du. Aslında o zorlu 7 vadiden geçerken, aştıkları sıkıntı ve zorlukları düşünmeye başlamışlar. O anda her şeyin farkına varmışlar. Simurg, kendileriymiş. Bu yolculuk sayesinde kendilerini keşfetmişler.

Bu güzel Simurg Hikayesi de burada son buldu başka bir güzel Binbir gece Masalı ’nda görüşmek üzere hoşçakalın…

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Keloğlan Açıl Sofram Açıl
Keloğlan Açıl Sofram Açıl
Sarı Kepçe Masalı
Sarı Kepçe Masalı
Kitap Kurdu Küçük kız
Kitap Kurdu Küçük Kız
Taha ve Masal Kuşu
Taha ve Masal Kuşu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.