Uçan Halı Masalı

Ucan-Hali-Masali

Abone Ol google news

Uçan Halı Hikayesi

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde güzel mi güzel bir köyde yaşı epey ilerlemiş bir değirmenci, süheyla isminde güzeller güzeli olan kızıyla birlikte mutlu ve mesut bir yaşam sürerlermiş.

Yaşlı değirmenci sabah erkenden değirmene gider, akşam olunca da evine gider evden hiç çıkmaz, bütün zamanını çok değer verdiği kızı ile birlikte geçirirmiş.

Günler bu şekilde geçip giderken bir yaz günü erkenden kalkan Süheyla babası için hazırlamış olduğu birbirinden güzel yemekleri kaplara koyduktan sonra değirmene götürmek için yola koyulmuştu.

Değirmene ulaştığı vakit değirmenin önünde bekleyen ve giyiminden çok zengin biri olduğu anlaşılan uzun boylu ve çok yakışıklı bir genç delikanlı da vardı.

Buğday öğütme sırası delikanlıya gelmişti. Delikanlı kendisiyle getirmiş olduğu 30 çuval buğdayı saray için öğütülmesini istiyormuş ki, o anda değirmenin içine giren Süheyla,  genç delikanlıyla göz göze geldikleri anda birbirlerine aşık olmuşlardı.

Genç adam buğdayları değirmenciye teslim ettikten sonra kibar bir şekilde müsaade isteyerek oradan ayrılmıştı.  

Süheyla yakışıklı delikanlının ardından dışarı çıkarak gözden kayboluncaya kadar onun arkasından bakınmış, delikanlı ise ikide bir arkasına dönerek kendisine bakan güzel kıza gülümseyerek bakıp durmuştu.

Değirmenci ise dışarı çıkmış kızına birkaç kez seslenmiş ama kızı onu duymamıştı bile, o günden sonra güzel kızının dalgın hali babasının da dikkatini de çekmiyor değildi.

Yakışıklı genç değirmencinin kızını görebilmek için neredeyse her gün öğle vakti değirmene giderdi. İkisi yan yana gelerek birbirleri ile konuşma fırsatı bulamasalar dahi bakışları ve gülümsemeleri birbirlerine karşı duydukları sevgiyi açıkça gösteriyordu.

Genç adam Süheyla’ya olan aşkını dile getirmek istiyor ama bir türlü dile getiremiyordu. Bir an önce ona kavuşmak isteyen delikanlı ailesine süheyladan bahsederek onunla evlenmek istediğini söylemişti.

Bir kaç ay sonra ailesiyle beraber süheylayı babasından istemek için değirmencinin evine giderler.

Onların gelişiyle beraber kızın yüzündeki tarif edilmez mutluluğu gören değirmenci kızının da rızasının olduğunu anlayınca kızını yakışıklı ve iyi yürekli gence vermiş.

Günler su gibi akıp geçmiş ve düğün hazırlıkları yapılmaya başlanmıştı. Yaşlı değirmencinin çok sevdiği kızına düğün hediyesi olarak değerli bir şey alacak parası yoktu.

Değirmenden kazandıkları ise ancak evin geçimini sağlayacak kadardı. O sebeple yaşlı adam üzgün bir şekilde kara kara düşünür dururdu.

Düğünden önceki  gün değirmeni kapattıktan sonra biraz dolaşmak isteyen yaşlı adam evine  yakın olan nehrin kıyısına giderek kıyıda oturmuş, ne yapacağını düşünürken  birden gözüne nehrin sularına kapılmış eski bir halı ilişmiş.

Hemen o halıyı çıkarmak için nehre giren değirmenci halıyı yakalayıp çıkarmış. Halının çok güzel desenleri olduğunu gören adam ona bakmak için kıyıda açtığı sırada halı birden havalanmaya başlamış.

Şaşıran yaşlı adam kendi kendine: “Bu bir uçan halı” diye sevinçle bağırmış. Sonrada uçan halıya binerek biraz dolaştıktan sonra halıyı toplayarak eve gitmiş.

Artık kızına düğün hediyesi olarak verebileceği çok değerli bir uçan halısı vardı.

Ertesi gün yapılan kızının düğününe katılan misafirler altından kolyeler, bilezikler takarken yaşlı adamın elinde bulunan eski halıyı görenler garip bir şekilde ona bakıyordu.

Herkes hediyelerini taktıktan sonra eğlenmelerine devam etmişti. Bir süre sonra gelin ve damadın önüne giden yaşlı adam halıyı yere serdikten sonra kızı ve damadına halının üzerine oturmalarını söyledi.

Onlar ve diğer misafirler şaşkınlıkla ne yapmaya çalıştığını izliyorlardı. Gelin ve damat halının üzerine oturdukları anda uçan halı havalanmaya başladı.

Yaşlı adam: “Kızım size düğün hediyesi olarak verebileceğim en değerli şeyim bu uçan halı.” Demiş.

Düğünde bulunan herkes bu kızın babasının verdiği hediyenin çok değerli ve güzel olduğundan bahsederek gözlerini halıdan alamıyorlardı.

O günden sonra yaşlı değirmenciyi de yanlarına alan damadı ve kızı ile birlikte mutlu ve mesut bir hayat yaşamışlar.

Ucan Halı özeti

Yaşlı bir değirmencinin Süheyla isminde çok güzel bir kızı vardı. Her zaman olduğu gibi öğlene doğru babası için hazırladığı yemeklere değirmene götürmüştü orada karşılaştığı yakışıklı gençle birbirlerini severler.

O günden sonra birbirlerini görmek için her gün aynı saate değirmene giderlerdi. Bir gün ailesini ikna eden genç adam ailesiyle süheylayı istemeye giderler.

Kızının da rızası olduğunu gören değirmenci, genç adama kızını vermeye rıza gösterir.

Kısa zaman sonra yapılan düğünde damat tarafı geline hediye olarak değerli eşyalar takarken, kızın babasının ise tek değerli eşyası olan bir uçan halıyı hediye eder. Oradaki herkes uçan halının ne kadar değerli olduğunu anlamış ve hayretler içinde o güzel hediyeyi izlemişlerdi.

Değirmenci halıyı önlerinde açınca halı havalandı ve gelin damat sevinçle uçan halıya binerek değirmenciye teşekkür etmişlerdi. O günden sonra değirmenciyi de yanına alan Süheyla ve kocasının mutlu ve mesut bir yaşamları oldu.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Tek Gözü Olan Alageyik Masalı
Tek Gözü Olan Alageyik Masalı
Tembel Kız Türk Masalları
Tembel Kız Masalı: Türk Masalları
masa-ile-koca-ayi-hikayesi
Maşa İle Koca Ayı Masalı
Keloğlan’ın Ali Cengiz Oyunları Masalı
Keloğlan’ın Ali Cengiz Oyunları Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.