Yaşlı Kaplumbağa Masalı

Yaşlı Kaplumbağa Masalı

Abone Ol google news

Yaşlı Kaplumbağa Masalı, Evvel zaman içinde güneyde çok büyük bir orman varmış, bu ormanda yaşayanlar  o kadar çok mutlularmış ki! Bu mutluluklarının bir gün geldiğinde bitmesinden de çok korkuyorlarmış.

Günler bu şekilde geçip giderken bir gün ormanda çok şiddetli bir rüzgâr fırtınası çıkmıştı, orman halkı ilk defa böyle bir şeyle karşılaştıklarından çok ürkmüşlerdi.

Bu rüzgâr tam iki gün sürdükten sonra durmuştu, orman halkı fırtınanın verdiği hasarı onarmak için günlerce çalışmışlardır. Onarım işlerinden hemen sonra hayvanlar çok yorgun düşmüşlerdi, içlerinden bir yaşlı Kaplumbağa vardı ki çok hastalanmış, yataklara düşmüştü.

Onun hastalanması orman halkının çok üzülmesine sebep olmuş.

Zebra orman sakinlerine seslenerek,

 “Arkadaşlar herkesin çok sevdiği yaşlı Kaplumbağa dede hastalanmış, gün geçtikçe de durumu daha kötüye gitmektedir. Bu duruma tez bir çare bulmamız gerekiyor, hatta elimizden gelenin daha fazlasını yaparak yaşlı Kaplumbağa Dedemizi eskiden olduğu gibi tekrar ayağa kaldırmalıyız.” demiş

Bütün orman halkı bir çözüm yolu bulmak için düşünmeye ve araştırmaya  başlamışlardı.

Fil,

 “Arkadaşlar aslında bir çözüm yolu var geçenlerde  Serçe kardeşle sohbet etmiştik bana bir çiçekten bahsetti, bu çiçeğin öyle bir özelliği varmış ki; hasta olanları  iyileştirir ve ömrünü uzatırmış.”

“Ben önce öyle bir çiçeğin varlığına  inanmamıştım ama Serçe kardeş  anlattıklarıyla beni o kadar etkiledi ki anlatamam. Hatta ismi Melek Çiçeği olan çiçeğinin yetiştiği Rüya Mağarasını da görmüş ve o çiçeğe dokunmuş gibi hissediyorum.

“Ama o mağaranın  Enyüs Dağının zirvesinde bulunduğu için oraya ulaşmak çok güç olduğunu, çünkü o dağın çok dik ve yolunun da çok uzun olduğunu duydum, Ben kendim  Kaplumbağa dede için o zorlu yolculuğu yapmaya hazırım?” demiş.

Maymun,

“Ben de bu yolculuk için varım.

Tavşan,

“Beni de unutmayın.

Horoz,

“Bende dünden buna hazırım, demiş.

Fil,

” Arkadaşlar; biri serçeyi çağırıp gelirse iyi olur oda bize dahil olursa kolaylıkla melek çiçeğini bulup getiririz, demiş

Ertesi günün sabahında hep beraber  yola çıkmışlar, az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler en sonunda o dağı bulmuşlar, Enyüs dağını gördüklerinde hepsinin ağızları açık kalmış, çünkü Enyüs dağı tahmin ettiklerinden daha dikmiş.

İlk önce dağa Tavşan çıkmayı denemiş ama beş  adım atamadan aşağı yuvarlanmış, hepsi çaresizce  dağa bakarken, Maymun ağaçların üzerinde  bir Ağaçkakan görmüştü. .Hemen onu yanlarına çağırarak yaşlı Kaplumbağanın başına gelenleri anlattıktan sonra, ondan dağa oyuklar oymasını rica etmişler.

Ağaçkakan;

“Tabiî ki sizlere seve seve yardım etmeye hazırım,  haydi şimdi başlayalım ben sizlere tırmanabileceğiniz sıklıkta oyuklar açayım sizlerde beni takip edin.” demiş.

Ağaçkakan’ın yardımıyla dağa tırmanmaya başlamışlar, herkes rahat rahat dağa çıkabiliyorken Fil ve Tavşan zorlana zorlana çıkmayı başarmışlardı.

Melek Çiçeğine giden orman sakinleri Rüya Mağarasını gördüklerinde çektikleri tüm zorlukları unutmuşlardı, hemen içeriye girerek oradan Melekler Çiçeğini  almak için sabırsızlanıyorlardı.

Mağaradan içeriye girdikleri zaman kendilerini rüya âleminde sanmışlar, yavaş yavaş etrafa bakınarak çiçeğe ulaşmışlar, çiçeği ilk gördükleri vakit  onu alev topuna benzetmişlerdi. Tavşan ve diğerleri ondan  çok kormuşlar. Ama çiçeğin yanına yaklaştıklarında onun bir alev topu olmadığını görünce çok sevinmişler.

Fil;

“İşte bu o,  Serçe kardeşin anlattığı çiçek.” demiş.

Çiçeği yerinden çıkarmak için epey çalışmışlar ama bir türlü çiçek yerinden çıkartamıyorlardı.  Bilmedikleri birşey vardı oda çiçeğin sihirli  söz söylenmediği sürece yerinden koparılmasına izin vermemesiydi.

Fil ve arkadaşları o sihirli sözcüğü bulmaya çalışmış ama bir türlü bulamamışlardı, Tavşan birden ayağa kalkarak yürümeye başlamış, ayağı bir dala takılınca birden yere düşmüş, aslında ayağının takıldığı bu dal parçası gizli olan bir kapının açılmasına sebep olmuştu.

Hemen  sihirli kapıdan girmişler orada bazı sözler varmış.

Fil:

“Arkadaşlar bu yazıyı kim okumayı biliyor?” demiş.

Maymun okumaya başlamış orada;

“Melekler Çiçeği sana ihtiyacımız var” yazıyordu hemen yukarı çıkıp o sözleri söylediklerinde çiçek kıpırdamaya başlamış, hemen çiçeği taşıyabilecekleri bir kabın içine  yerleştirerek dönmeye başlamışlar.”

O kadar hızlı hareket etmişler ki tez zamanda ormana ulaşmışlardı Serçe de ordaydı  hemen ona çiçeği nasıl kullanacaklarını sormuşlardı.

Serçenin yardımıyla çiçeğin bir yaprağını  kabın içerisine koyup suyla kaynattıktan sonra Kaplumbağa Dedeye  içirmişler, çok geçmeden Kaplumbağa Dede kendine gelmeye başlamış, birden herkese;

 “ Sizler neden öylece  etrafıma toplandınız, haylazlar yapacak hiç işiniz yok mu sizin?” diye çıkışmış.

Bütün herkes içten bir oh çekip gülmeye ve eğlenmeye başlamıştı, o günden sonra herkes birlikteliğin önemini anlamış mutlu ve beraberlik içinde bir yaşamları olmuş.

Bu çocuk Masalı da mutlu sonla bitmiş, başka bir masalda görüşmek dileğiyle…  

Bu güzel masal da ilginizi çekebilir: En Güzel Kuş Masalları Oku

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Sivrisinek ve Aslan Masalı
Aslan İle Sivrisinek Masalı: Düşündürücü Masallar
En Çok Okunan Kar Tanesi Masalı
Kar Tanesi Masalı
Maymunla Tilki Masallar
Rakun Kunkun Hikayesi
Rakun Kunkun Hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.