Fareli Köyün Kavalcısı

Fareli Köyün Kavalcısı

Abone Ol google news

Fareli Köyün Kavalcısı Masalı‘nda kirliliğin artması üzerine Hamelin kasabasına dadanan farelerden kurtulmak isteyen kasaba halkı, kasabadan fareleri temizlemek için köye gelen yabancı bir kavalcı ile anlaşmasını konu edinen harika bir öykü ve masal. İyi okumalar.

Evvel zaman içinde Almanya’daki bir nehrin kıyısında Hamelin adında şirin bir köy bulunuyormuş. Bu sakin ve şirin köyü zamanla kirletmişler.

Evlerin önü yollar, tarlalar nerdeyse her yer çöp atıklarıyla kirlenmişti. Köyün sakinleri de belediye başkanı da çöplerle ilgili hiçbir şey yapmıyordu. Bu durum böyle devam edince köyün her tarafını fareler basmaya başlamıştı.

Hamelin köyünün sakinleri bu farelerin yaydığı mikroplardan hasta olmaya başlamışlardı bile, çünkü fareler köyün her tarafına yayılmışlar.

Fareler, köylülerin depolarındaki yiyeceklere dadanmış, neredeyse köyde yiyecek bir şey kalmamıştı. Köyde yaşayan kişilerin ayakkabılarında bile yuva yapar hale gelmişler.

Köyde yaşayanlar bu durum karşısında artık dayanamaz hale gelmişler ve en sonunda başkanın yanına  giderek ondan yardım istemişler. Halk farelerden kurtulmak için çareler arıyordu.

Başkan halka farelerden kurtulmak için kendisine zaman verilmesini istedi. Halk başkanın sözleriyle ikna olmasa da mecburen dağılmış. Başkan yardımcılarını toplayarak onlarla görüşmüş bir şeyler yapmaya çalışmışsa da bir türlü bir çözüm yoluna ulaşamamışlar.

Aradan çok kısa bir süre geçmişti ki toplantı odasının kapısı çalınarak içeriye üzerinde renkli eski bir palto olan bir adam girmiş. Adam sanki elinde kaval varmış da onu çalıyormuş gibi hareketler yapıyordu.

Başkan adama: “Hayrola sirkte mi çalışıyorsunuz?” diye sormuş, kavalcı önce başkanı bir süzmüş ardından ona kavalcı olduğunu söylemiş.

Başkan “kavalcı mı? peki ne istiyorsunuz bizden” diye sormuş.

Fareli Köyün Kavalcısı  “Ben kavalımı kullanarak her şeyi etrafıma toplayabiliyorum,” demiş. “Bu ister yüzen bir şey olsun, isterse de uçan olsun, isterse de sürünsün, fark etmez” demiş

Başkan “Kavalınla fareleri de etrafına toplayabilir misin?”  Kavalcı adam çok eskiden Afrika’da bulunan bir köyü tatarcıkların istilasından başka bir köyü de yarasaların istilasından kurtardığını anlatmış.

Belediye başkanı ve yardımcıları kavalcının söylediklerine pek inanmasa da ellerinden başka hiçbir şey gelmediğinden ona inanmış ve köyü farelerden kurtarma karşılığında 1000 altın vermeyi teklif etmişler.

Kavalcı müsaade isteyerek sokağa çıkmış ve başlamış kavalı çalmaya, çok fazla bir zaman geçmemişti ki köydeki bütün fareler büyülenmişçesine kavalcının peşine düşmüşler.

Kavalcı, kavalını çalarken yürüyormuş, köydeki herkes sokağa çıkmış ve şaşkın içerisinde kavalcı ve fareleri izliyordu. Fareli köyün Kavalcısı kavalını çala çala nehrin kıyısına kadar gitmiş ve nehrin içerisinde bulunan bir kayanın üzerine atlayarak çalmaya devam etmiş.

Fareler kavalın büyüleyici sesine öylesine kapılmışlardı ki kavalcıya doğru giden fareler nehrin sularına kapılıyorlardı, bir süre sonra nehrin kıyısında bir tek fare bile kalmamıştı.

Kavalcı farelerin bittiğinden emin olduktan sonra belediye başkanının yanına giderek köyü farelerden temizlediğini söyleyip söz verdikleri 1000 altını vermesini istemiş.

Başkan iki, üç saat kaval çaldığını, iki, üç  saat çalışan birine 1000 altın vermeyeceğini söyleyerek Kavalcıya 100 altın uzatmış.

Bu durum karşısında sinirlenen kavalcı başkana sözünde durmadığı için pişman olacağını söylemişse de başkan, alaycı bir tavırla hiçbir şey yapamayacağını söyleyerek kavalcıyı odasından kovmuş.

Belediyeden ayrılan kavalcı kavalını eline alarak çalmaya başlamış. Köyde fare kalmadığından, bu defa köydeki çocuklar kavalcının peşine takılmış.

Kavalcı bu kez farklı bir melodi çalıyordu, melodiyi işiten çocuklar kavalcının peşinden giderken,  anne ve babaları ise sanki büyü yapılmışçasına  yerlerinde hareketsiz kalmışlar.

Kavalcı ve peşindeki çocuklar nehrin üst kısmında bulunan köprüyü aşarak köyün karşısındaki dağa ulaşmışlar. Orada kimsenin bilmediği gizemlerle dolu bir kapı varmış. Kavalcı ve çocuklar içeri girmişler, kavalcı ardından gizem dolu kapıyı kapatmış.

Ancak o an dışarıda engelli olduğundan arkadaşlarına yetişememiş bir çocuk vardı. Kavalcı kavalı çalmayı bırakınca çocukların ve ailelerin üzerindeki büyüde kalkmıştı.

Köylüler çocuklarını bulamayınca dağa doğru koşup, oradaki engelli  çocuğu bulmuşlar. Çocuktan diğer çocukların nerede olduğunu öğrenmişler.

Herkes olup, bitene çok üzülmüştü, hemen belediye başkanının yanına koşarak onu suçlamışlar. kaybolan çocuklar arasında başkanın da çocuğu vardı. Başkan bu durum karşısında çok üzgün olduğunu belirterek kavalcıya 1000 altınını vereceğini söylemiş.

Her yerde Kavalcı aranmaya başlanmıştı ki, kavalcı birden halkın karşısına çıkıvermiş. Halk çocuklarının geri getirmesini istemiş.

Kavalcı çocukların durumunun iyi olduğunu, Başkanın sözünü yerine getirmesi halinde çocukları geri getireceğini söylemiş.

Başkan kavalcıdan özür dileyerek 1000 altını çıkartıp ona uzatmış. Kavalcı parayı aldığında dağdaki gizli kapı açılmış ve çocuklar koşa koşa ailelerinin yanına gitmişler.

Kavalcı halka dönerek köy böyle çöp içerisinde kalırsa ileride çocuklarını hastalıktan kaybedeceklerini söylemiş.

Başkan ve halk kavalcının bu sözleri üzerine o günden sonra köylerini her zaman temiz tutacaklarına dair söz vermişler.

Kavalcı da, “Tamam öyleyse,” diyerek ortadan kaybolmuş, o günden sonra Hamelin köyü artık eskiden olduğu gibi tertemiz bir köy olmuş.

Fareli Köyün Kavalcısı Özeti

Bir zamanlar hamelin köyünde çöplerin artması üzerine köye fareler dadanmıştı. Halk bu duruma çözüm ararken garip giyimli bir kavalcı ortaya çıkmış 1000 altın karşılığında kasabayı farelerden kurtaracağını söylemiş.

Bu teklifi belediye başkanı kabul edince, kavalcı kavalını çalarak kasabadaki tüm fareleri peşine takıpi kasabanın dışındaki dereye dökmüş.

Kavalcı parasını almak için kasabaya dönünce Belediye başkanı o miktarın çok olduğunu söyleyerek küçük bir miktar para teklif edince, kavalcı bu sefer kavalını çalarak köyün çocuklarını peşine takıp, gizli bir geçitte saklamış.

Kasaba halkı başkanı sıkıştırınca kavalcının önceden teklif ettiği parası ödenerek çocuklar gizli geçitten çıkartılarak evlerine yollanmış.

fareli köyün kavalcısı’nın gerçek hikayesi

Fareli Köyün Kavalcısı masalı’nı gerçeği masalda anlatılandan biraz farklıdır. Gerçekten de Bir köyü fareler basar. Köy halkı farelerin her yerden çıkması üzerine perişan olurlar. bir gün köye gelen bir kavalcı köyü farelerden kurtarabileceğini söyler.

Buraya kadar anlatılanlar masal da olduğu gibi ancak bu masalın aslında bazı gerçeklere yatmaktadır. Örneğin, 130 çocuğun o dönemde ortada kaybolduğu ve başlarına neler geldiğini kimse öğrenememişti.

Sık sorulan sorular

  • Fareli Köyün Kavalcısı kitabının yazarı kimdir: Ünlü grim kardeşler yazarı Hans Christian Andersen’dır.
  • Fareli Köyün Kavalcısı masalı hangi ülkeye aittir: Almanca ismi: Rattenfänger von Hameln(hamelin kasabası) olarak bilinir. Ortaçağ’daki ismi ise Aşağı-Saksonyadır.
  • Fareli Köyün Kavalcısı ne zaman yazıldı: Almanyanın bir kasabası olan ismini kasabadan alan “Hameln’in Çocukları” masalı 1812′ yılında Jacob ve Wilhelm tarafından kaleme alınmıştır.
  • Fareli Köyün Kavalcısı Ana Fikir: Birilerine vermiş olduğumuz sözleri her ne pahasına olursa olsun yerine getirmeliyiz. Sözümüzü yerine getiremeyeceksek eğer önceden söz vermemeliyiz. Yoksa sonucu masal da anlatıldığı gibi olabilir.

Fareli Köyün Kavalcısı Masalı’nı okurken eğlendiğinizi umarız. Bu güzel Çizmeli Kedi Masalı: Sihirli Kedi Masalı da ilginizi çekebilir.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Kara Tren Masalı Oku
Çuf Çuf Tren Masalı Oku
İyilik ve Kötülük Masallar
İyilik ve Kötülük Hikayesi
Salyangoz ve Evi Masalı
Salyangoz ve Evi Masalı
Oduncunun Baltası
Oduncunun Baltası: Altın Balta Masalı Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.