Çizmeli Kedi Masalı: Sihirli Kedi Masalı

Çizmeli Kedi Masalı

Abone Olgoogle news

Çizmeli Kedi Masalı‘nda babasından kendisine miras olarak kalan çizmeli bir kedi ile gencin macerasını konu edinen güzel ve eğlenceli bir masal. İyi okumalar…

Çizmeli Kedi Hikayesi

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde yaşlı olan bir değirmenci üç oğlu ile beraber mutlu, mesut bir yaşam sürermiş.

Değirmenci bu dünyadan göçmeden miras olarak en büyük oğluna değirmeni, ortanca oğluna eşeğini, en küçük çocuğa ise Kedi’yi bırakmış.

En küçük oğlu bu durumu kimseye sezdirmezse de, çok üzülüyormuş. Çünkü ona göre kendisine kalan miras ile geçimini sağlaması imkânsızmış.

Bir gün miras olarak kendisine kalan Kediyi karşısına alarak şöyle bir bakmış. Sonrasında da kediyi kucaklayarak “Bu kedi benim ne işine yarayabilir ki” diye düşünüp, durmuş.

O anda gencin kucağından yere atlayan kedi ona seslenerek: “Sen hiç Çizmeli Kedi Masalı‘ nı dinlemedin mi?”

“Hayır dinlemedim”

“Öyleyse benim ile ilgili düşünceleriniz de yanılıyorsunuz efendim. Ben sizin sandığınızdan daha çok size fayda sağlayabilirim.” Demiş. 

Genç adam kedinin konuştuğunu görünce epey şaşırmıştı. Şaşkınlık içerisinde kekeleyerek, “Sen mi! Bana Fayda sağlayacaksın. Peki nasıl olacak bu iş?”

“Siz bana bir çuval ayarlayın. Ama sağlam olsun güzel bir şapka, bir çift de kırmızı olan çizme getirirseniz. Size nasıl olacağını gösteririm efendim.”

Hala o şaşkınlığını üzerinden atamamış olan genç, kendi kendine “Eğer bu kedi konuşabiliyorsa vardır onun bir bildiği.” Diye düşünmüş ve hemen kedinin teklifini kabul ederek tüm isteklerini yerine getirmiş.

Kediye: ” Hadi görelim o zaman, neler yapacaksın.”

Şapkayı takıp, çizmelerini giyerek aynanın karşısına geçen kedi. Kendi kendine gururlu bir şekilde bakmış. Sonrasında da çuvalına taze bir havuç ile bir marulu koyarak ormana doğru yola koyulmuş.

Ormana ulaşan Kedi çuvalı yere indirip, ağzını da açık bırakıp bir ağacın arkasına geçerek gizlenmiş. Bir süre sonra taze sebzelerin kokusuna gelen bir tavşan sebzeleri yemek için çuvalın içerisine girince, bizim kedi saklandığı yerden hızlıca fırlayarak çuvalın ağzını sıkı bir şekilde bağlamış.

Ancak tavşanı sahibi yerine doğruca saraya götürerek, kapıdaki nöbetçilere ise kral ile görüşmek istediğini söylemiş.

Kedinin konuştuğunu gören kralın askerleri, şaşkın bir şekilde çizmeli kediyi kralın huzuruna çıkarmışlar.

Kralın huzuruna çıkan kedi: “Yüce Kralımız. Size sahibim olan Karabes prensinden bir hediye getirdim. Şu görmüş olduğunuz güzelim tavşanı, Karabes prensi sizin için yakalayarak gönderdi efendim.”

Hediye ve çizmeli kedinin sunumu kralın çok hoşuna gitmişti. Ona teşekkür ettikten sonra kedi saraydan ayrılmış.

Belli bir süre ormanda avlanmaya giden kedi yakalamış olduğu hayvanları krala götürmeye devam ediyormuş. Artık sarayda bulunan görevliler ve saray ahalisi Karabes Prensinin cömertliğinden ve mütevaziliğinden bahsetmeye başlamışlardı bile.

Her geçen gün nasıl biri olduğu merak edilen prens Karabes ile ilgili kral, bir gün çizmeli kediye “Efendiniz genç mi?”

Kedi “Evet efendim. Efendimiz hemde çok  genç ve yakışıklı.”

Kral “Peki, hali vakti yerinde mi?”

Kedi “Tabiki efendim mal varlığı da var. Bir gün müsait olursanız sizi şatosunda ağırlamak onun için büyük bir onur olacaktır.” demiş ve müsaade isteyerek saraydan ayrılmış.

En sonunda o gizemli prensle tanışacaklarına kral ve kraliçe çok memnun olmuştu.

Kraliçe: “Eğer o prens, Kedi’nin söyledikleri gibiyse sayın kralım, o bizim kızımız için iyi bir eş ve krallığımıza layık bir prenste olabilir.” Demiş.

Kral ,kraliçeyi onaylarcasına başını sallamıştı. Aradan biraz zaman geçtikten sonra bir gün çizmeli kedi, Kral, Kraliçe ve prensesin birlikte bir gezintiye çıkacaklarını öğrenmiş.

Kendi kendine “İşte bu” demiş, sonrada “Beklediğim gün geldi artık” diyerek hafif tebessümle ellerini birbirine vurmuş ve hemen sahibinin yanına gitmiş ve ona “Efendim çabuk benimle nehir kıyısına gelin. Yolda durumu anlatırım. “Demiş

Sahibinin elinden tuttuğu gibi koşarak nehir kıyısına götürmüş. Genç adam hala neler döndüğünü anlayamamıştı. Ama hep “Kedi ne yaptığını biliyordur.” Diye düşündüğünden dediklerini harfiyen yapmaya devam etmiş.

Genç adam, Kediye: “İyi de neden geldiğimizi hala söylemedin.” diye sormuş.

Kedi “Serinlemeye ve yüzmeye geldik efendim. Zaman yok siz bana güvenin.”

Genç adam “İyi de ben hayatımda hiç yüzmedim ki yüzme de bilmiyorum.”

Kedi “Bu daha iyi, lütfen hemen üstünüzdekileri çıkarıp, nehre girin. Ne yaptığımı iyi biliyorum efendim. Pişman olmayacaksınız.”

Çaresiz olan genç adam kedinin dediklerini harfiyen yapmaya devam etmiş ve elbiselerini çıkartarak nehrin derin olmayan yerine girmiş.

Kırmızı Çizmeli Kedi, sahibinin eskimiş olan giysilerini çalıların arasına gizledikten sonra nehrin kıyısına yaklaşan kralın arabasını durdurup telaşla krala “Yardım edin Lütfen! Efendim prens Karabes boğulmak üzere…”

Kral hemen askerlerine genç adamı kurtarın talimatını vermiş. Askerler Karabesi kurtarırken, kedide krala efendisinin yüzerken elbiselerinin de haydutlar tarafından çalındığını anlatıyormuş.

Kral vezirine emir vermiş: “Hemen prense yanımızda bulunan en güzel giysileri takdim edin.” Demiş

Genç adam, kendisine takdim edilen yeni giysiler içerisinde gerçek bir soylu prens gibi görünüyormuş. Prens şükranlarını sunmak için kralın arabasına doğru ilerlerken prenses ile kraliçede onu izliyormuş.

Genç adam kralın önünde eğilerek; “Sayın kralım size daha nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.” demiş.

Bu sırada kendini öne atan çizmeli kedi hemen söze karışmış. “Sayın kralım, efendim Karabes, sizleri kendi şatosunda ağırlamaktan onur duyacaktır. Eğer  müsaadeniz olursa ben önden gidip hazırlık yaptırayım.”

Bu sözleri söyledikten hemen sonra hızla uzaklaşmış. Genç adam kendisinin Karabes prensi olarak tanıtıldığını anlamış. Ama kedinin bildikleri vardır. düşüncesiyle sesini çıkarmamış.

Prenses ise genç adamı görür görmez ona âşık oluvermişti. Kedi hızlıca o çevrede korkulan bir deve ait olan büyük bir şatoya doğru ilerlerken tarlalarda çalışan köylülere de durumu anlatarak onlardan yardım istiyormuş.

Herkese “Kral hazretleri buraya doğru geliyor. Eğer sizlere bu tarlaların sahibini sorarsa, lütfen Karabes prensinin olduğunu söyleyiniz. Aksi halde kral tarafından cezalandırılırsınız.” Demiş.

Kral arabayla şatoya doğru giderken yolda karşılaştığı köylüler ile sohbet ediyormuş. Köylüler korkusundan hep aynı şeyi söyleyip durmuşlar.

Kral, Karabes prensinin bu kadar malvarlığının olmasına çok şaşırmıştı. Hemde kendisine damat olarak düşündükleri için çok memnun kalmıştı.

Bu arada hızlı hareket eden kedi, korkunç deve ait olan şatoya vararak kapıyı çalmış. Büyük bir gürültü ile açılan kapıda, şapkalı çizmeli bir kedi gören dev çok şaşırmış ve gülümsemiş. Kedi onunla konuşmaya başlayınca, devin şaşkınlığı daha da artmaya başlamıştı.

Çizmeli Kedi “İyi günler saygıdeğer efendim.”

Dev “Sende kimsin, buraya gelmeye nasıl cesaret ettin. Ne işin var Şatomda?”

Kedi “Efendim bendeniz kralımızın baş danışmanı ve sadık hizmetkârlarından biriyim. Kralımız sizin iyi sihirbazlık yeteneğiniz olduğunu duymuş.”

Dev “Evet, bu dediğiniz doğru.”

Kedi “Örneğin büyük bir aslana dönüşme gücünüz var mı efendim?”

Dev “Tabi ki bu benim için çok kolay.” dedikten sonra Aslana dönüşmüş.

Kedi, devin sihirle kendisini kocaman bir aslana çevirdiğini görünce çok korkmuş ve hemen yüksek bir yere sıçramış.

Kedi, “Tamam, tamam “demiş ve dev eski haline dönmüş.

Kedi “Gerçekten inanılmaz birisiniz. Ancak sizin gibi dev cüsseli birinin birde küçük bir hayvana dönüşebilmesi de imkânsız bir şeydir, sanırsam”

Dev, “imkânsız mı? Ha, Ha, Ha ben her istediğim şeye dönüşebilirim.”

“Mesela kendinizi bir fareye dönüşebilir misiniz?”

Dev kahkahalar atarak gülmeye başlamış ve sihir gücünü kullanarak kendisini minik bir fareye dönüştürmüştü.  

Bunu fırsat bilen kedi, hemen farenin üzerine atlamış ve onu bir lokmada yutuvermiş. Böylece ortada dev diye bir şey kalmamış.

Bu sırada devin şatosuna gelen kralın yanına koşan Kedi “Sayın Kralımız, Efendim Karabes prensinin şatosuna hoş geldiniz. Lütfen içeri geçin efendim.”

Kral ve beraberindekiler bu görkemli şatoya hayranlık içerisinde bakmışlar. Şatoya girerlerken Kraliçe genç adama sormuş: “Sevgili prensim evli misiniz?”

genç adam “Hayır, efendim evli değilim. Ama müsaadeniz olursa eğer kızınızla evlenmek isterim. Onu çok mutlu edeceğimden emin olabilirsiniz.” Demiş

Devin şatosunda düzenlenmiş olan bir ziyafet ile o gün genç adam ve prenses nişanlanmışlar ve çok geçmeden evlenmişler.

Daha sonraları genç adamın yanına gelen Kırmızı çizmeli kedi “Gördünüz mü efendim bazen hiçbir şeye yaramadığını düşündüğünüz şeylerden de fayda sağlayabiliyormuşuz.” Demiş.

Çizmeli Kedi, o günden sonrada prensin sadık bir hizmetkârı olarak ona daima yardım etmiş. Hep beraber mutlu bir hayat yaşamışlar.   

Masal Oku sitemizdeki diğer popüler Masalları da okumak ister misiniz.

YILDIZ VERMEYİ UNUTMAYIN 🙂
0 Oy

Benzer İçerikler

Fare ile Deve Türk Masalları
Fare ile Deve: Türk Masalları
Utangaç Dabi Hikayesi
Utangaç Dabi Hikayesi
Korsan Masalı
Korsan Masalı
Üvey Anne Masalı
Üvey Anne Masalı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.