Hansel ve Gretel Masalı

Hansel ve Gretel Masalı

Hansel ve Gretel Masalı ‘nı okumadan ayrılmamanızı tavsiye ederiz, macera dolu sürükleyici en iyi ilk 3 masal içerisinde yer almaktadır.

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, bir kasabanın güneyindeki ormanın girişinde bulunan derme çatma bir kulübede yaşayan Hansel ve Gretel  adında iki kardeş babaları ile beraber bir yaşam sürüyorlarmış.

Onlar daha çok küçükken annesiz kaldıklarından babaları geçimlerini sağlamak için geç saatlere kadar odun keserek para kazanıyor, geri kalan zamanının çoğunu da çocukları ile beraber geçiriyormuş.

Babaları hem işe hemde çocuklara zaman ayırmak zorunda kaldığından,  işe gittiğinde çocukları yalnız kalmasın diye evlenmek zorunda kalmış.

Yeni evlendiği kadın zengin bir aileden geldiğinden, ormanın kıyısında bulunan derme çatma kulübede oturmaktan ve yoksulluk içerisinde yaşamaktan pekte memnun görünmüyormuş, üstelik üvey çocukları hansel ve Gretel’i de belli etmezse de hiç sevmiyormuş.

Günler bu şekilde geçip giderken soğuk bir kış gecesi dışarıda fırtına ve yağmur varken sıcacık yataklarına uzanmış uyumaya hazırlanan Hansel ve Gretel,

Üvey annesinin babasına söylediklerini net bir şekilde işitiyormuş…

Üvey Anne:

-Bu kış çok sert geçeceğe benziyor biliyorsun yiyecek stoğumuz da çok az, eğer çocuklarda bizimle kalırsa,  hep beraber açlıktan kırılırız,  o yüzden çocuklar buradan gitmeli?

Babaları ise,

-Sen nasıl olurda böyle bir şey söylersin? Onlar benim canlarım ben onları nereye göndereceğim,

Diyerek kadına karşı çıkmış, çıkmasına ama üvey anne,

-Bu konuda benimle tartışma, ben gitmelerine karar verdim, yarın sabah erkenden onları ormana götürüp, orada bırakacağız başlarının çaresine bakarlar nasıl olsa, demiş.

Gretel işittikleri yüzünden yatağında doğrularak ağlamaya başlamış, abisi Hansel ise kardeşinin yanına giderek teselli edercesine,

– Güzel kardeşim, sen endişe etme buluruz bir çaresini, demiş.

Hansel kız kardeşini uyuttuktan sonra gece geç saatlerde herkesin uyuduğundan emin olduktan sonra gizlice dışarı çıkarak cebini bir sürü çakıl taşı ile doldurmuş ve sessizce odasına dönmüş.

Hansel ve Gretel

Sabah babaları istemesede ailece ormana doğru yürümeye başlamışlar.

Hansel babasına bakarak:

-Babacım bu soğukta nereye gidiyoruz diye sormuş.

Babası bakışlarını kaçırarak kekeleye üzgün bir şekilde kekeleye:

– şey oğlum gezmeye gidiyoruz diye cevap vermiş.

Hansel  kimseye çaktırmadan geceleyin cebine koymuş olduğu çakıl taşlarını,  yere atarak yollarını bulmak için işaretler koyuyordu.

Epey bir yol aldıktan öğle vaktine doğru bir yerde durmuşlar, babaları onlar üşümesin diye, etrafta biraz odun toplayıp ateş yaktıktan sonra.

Üvey Annesi,

-Siz burada biraz ısının, biz birazdan geri döneceğiz, fazla bekletmeyiz sizi demiş.

Çocuklar onun sözlerine pek inanmasa da beklemişler ama ne gelen vardı nede giden, hava kararmak üzereydi ormanda yaşayan vahşi hayvanların o  korkunç sesleri etrafta yankılanıyordu.

Kurtlar etrafta ulurken korkudan tir tir titreyen Hansel ve Gretel güneş doğana kadar o ateşi sürekli  harlayarak ateşin başından ayrılmamışlar.

Gün aydınlanmaya başladığı anda parlamaya başlayan çakıl taşlarını izleyerek evlerine doğru yürümeye başlamışlar.

O çakıl taşlarının yardımıyla kolay bir şekilde evlerini bulan çocuklar, eve yaklaştıklarında babalarının üzgün bir şekilde kapının önünde oturduğunu görmüşler.

İşittiği ses üzerine başını kaldıran baba çocuklarını karşısında görünce çok sevinmiş ve hemen koşarak onlara sarılmış.

Çocukların geri döndüğünü gören üvey anneleri ise sevinmiş gibi davranmışsa da kendi kendine,

-Bunlarda nereden çıktı, bunlardan tez zamanda kurtulmam lazım diyerek yeni fikirler üretmeye başlamış.

Aradan birkaç gün geçmişti, üvey anne onlardan kurtulmak için planlar yapıyordu, bu seferde geri dönmelerini sağlayacak hiçbir şey toplamamaları için gece olunca tüm kapıları kilitlemiş.

Hansel çok zeki bir çocuk olduğundan akşam kapının kilitlendiğini anlayınca akşam yemeğinde cebine koyarak sakladığı ekmeği yememiş, onu pencerenin önüne koyarak sabaha kadar kurutmaya bırakmış.

Sabah erken kalkarak ekmeği cebine koyduktan sonra tekrar yatağına uzanarak uyumuş.

Üvey anneleri babaları işe gittikten sonra çocuklara kahvaltılarını yaptırıp, onlarla gezme bahanesiyle ormanın yolunu tutmuşlar.

Bu sefer Hansel cebindeki kuru ekmeği gizlice belli noktalara saçarak anlayabileceği türde izler bırakıyormuş.

Epey bir yol aldıktan sonra üvey anneleri bir bahane uydurarak çocukları yine ormanda bırakıp gitmiş.

Epey bir süre bekleyen çocuklar üvey annelerinin gelmediğini görünce, hava kararmadan eve dönmek için ekmek kırıntılarını izlemişler ancak biraz gittikten sonra Hansel bir türlü o ekmek kırıntılarını bulamamış.

Çünkü Kuşlar o ekmek kırıntılarını yemişlerdi bile, bu durum karşısında Gretel ağlamaklı bir şekilde,

-Ağabeycim bu sefer eve dönemeyeceğiz, demiş.

Hansel ise çaresizce düşünüyormuş ama yapabileceği bir şey yokmuş, ilk defa umutsuzluğa kapılmıştı, gerçekten bu sefer kaybolmuşlardı.

Üç gün boyunca ormanda korka korka geceleri ateş yakarak dolanıp durmuşlar ama bir iz dahi bulamamışlar.

Yorulan kardeşler dinlenmek için oturmuşlardı ki, karşılarındaki ağacın dalında bembeyaz bir kuş görmüşler.

Bu kuş öyle güzel şarkılar söylüyormuş ki, çocuklar biran her şeyi unutarak kuşu dinlemeye başlamışlar, kuş uçunca da arkasından koşmuşlar.

Kuş onları bir evin yanına götürmüş, bu ev duvarları ekmekten, çatısı ise pastadan olan tuhaf bir evmiş.

Hansel ve Gretel gördükleri karşısında şaşkınlardı, o kadar açlardı ki hemen bir parça ekmek koparmak için ellerini uzattıklarında bir ses,

– Burada ne arıyorsunuz? Evlatlarım içeri girin de sizin karnınızı doyuralım, demiş.

Evin kapısı açılmış,

İçeri giren kardeşler karşılarında yaşlı bir kadın görmüşler, başlarına gelenleri o yaşlı kadına anlattıklarında,

Kadın üzülmüş gibi davranarak onlara:

– Önce sizin karnınızı doyuralım, demiş.

Evin içerisi dışı gibi değilmiş korkutucu bir evmiş ama çocuklar o kadar aç ve yorgunmuşlar ki bu durumu hiç önemsememişler.

Yaşlı kadın, çocukları masaya oturtarak onların önüne birbirinden farklı ve lezzetli yemekler ve tatlılar koymuş, çocuklar hayatları boyunca görmedikleri çeşitte bir yemeğin bulunduğu bir sofrayla karşılaşmışlar.

Karınlarını iyice duyurduktan sonra kuş tüyü yataklarda yatarak iyice dinlenmişler

Sabah olduğunda uyanan kardeşler salona geldiklerinde yaşlı kadını evde bulamamışlar, evi dolaşan çocuklar, koridorun sonunda gördükleri küçük bir kapıyı açtıklarında karşılarında çil çil altınlar olduğunu görünce epey şaşırmışlar.

Hansel odaya girecekken yaşlı kadının sesiyle irkilmişler, arkalarına baktıklarında yaşlı kadının bir cadı olduğunu görmüşler.

Cadının yaşlı kadın kılığında çocukları tuzağına çekmek için evini ekmek ve pastadan yapmış  bir cadı olduğunu anlamışlar.

Çocuklar hızlıca kapıya doğru koşmuşlar ama kapı kilitli olduğundan dışarı çıkmayı başaramamışlar.

Cadı Hansel’in saçlarından tutarak onu bir kafesin içerisine koymuş ve dışarı çıkmaması içinde kafesi kilitlemiş,.

Gretel’e dönerek ona,

-Hadi sende mutfağa giderek çok güzel yemekler pişir ve kardeşini şişmanlaması için sürekli ona yedir, senin bir lokma yediğini görmeyeceğim demiş.

Gretel korkusundan hiçbir şey diyememiş çaresiz bir şekilde cadının söylediklerini yapmaya başlamış.

Zeki bir çocuk olan Hansel, cadının gözlerinin iyi görmediğini fark etmiş ve onu kandırmak için planlar yapmaya başlamıştı.

Her gece cadı uyuduktan sonra kafesin içerisinden çıkabilmek için yeri kazmaya başlamıştı, cadı her gün hanseli kontrol etmek için kafesin önüne geliyordu.

Hansel ise kardeşinin verdiği yemekleri yemeyerek kazdığı yere dökerek üstünü kapatıyormuş, Cadı onun şişmanlamadığını fark edince mutfağa giderek  Gretele:

-Daha çok ve daha güzel yemekler yap kardeşinin kilo alması lazım.

Günler bu şekilde geçerken Hansel’in bir türlü şişmanlamadığını gören cadının sabrı kalmamıştı Greteli çağırarak

– Hemen fırına gidip bak,  hamur tam olarak pişmiş mi?

Gretel çok korktuğundan her söyleneni yapıyordu, o an kurtulmak için bir şeyler yapması gerektiğini düşünmüş, fırına yaklaşınca:

– Gözlerim görmüyor! Hamur pişip pişmediğini göremiyorum, demiş.

Cadı fırının yanına gelerek,

-Çekil oradan tembel kız, ben bakarım demiş.

Hansel ve Gretel Masalı-3

Başını fırına sokunca Gretel var gücüyle cadıyı ateşe doğru itmiş ve Hanselin içerisinde bulunduğu kafesinin anahtarlarını alarak onu kafesten kurtarmış.

Bu arada fırındaki alevler evi kaplamıştı, iki kardeş yanmakta olan evden hızlı bir şekilde çıkarak ormana doğru koşmaya başlamışlar.

Nereye gideceklerini bilmeden bir süre yol almışlar cadının evinden epey uzaklaştıklarından emin olduktan sonra karşılarına bir dere çıkmış, dereden geçmek için bir yol aramışlar ama bulamamışlar,  birden kocaman bir ördek kıyıya yanaşarak onlara:

-Hadi çocuklar sırtıma tutunun sizi derenin karşısına çıkarayım demiş,

Hansel ve Greteli sırasıyla derenin karşısına geçirmiş, kardeşler ördeğe çok teşekkür ettikten sonra, derenin kenarında biraz dinlenmişler, ardından kuzeye doğru yol almışlar.

Epey bir yol aldıktan sonra Hansel bulundukları yerleri tanımış, hızlıca evlerine doğru yürümüşler,  eve vardıklarında evin önünde yalnız başına üzgün bir şekilde oturan babalarını görmüşler.

Gretel, baba diye seslenince çocukları gören baba sevinç gözyaşları içerisinde onlara doğru koşarak defalarca özür dileyerek kendisini affetmelerini istemiş.

Çocuklar üvey annelerini sorduklarında,

Babaları:

Sizleri ormanda bıraktıktan sonra acımasız üvey anneniz evi terk ederek ailesinin yanına döndü.

Sizi ormanda bıraktığını öğrenince hemen sizleri aramak için geri döndüm, sizleri her yerde çok aradım ama bir türlü bulamadım.

Çocuklar babalarını çok sevdiklerinden ona:

– Sen üzülme babacığım artık her şey bitti, sana bir sürprizimiz de olacak demişler.

Hansel ve Gretel ceplerinden çıkardıkları altın ve değerli elmasları çıkartarak babalarına uzatmışlar, babaları ise  gördükleri karşısında şaşkındı,  çünkü onlar paha biçilemezlerdi.

O günden sonra  ailenin tüm maddi sıkıntıları sona ermiş, mutlu ve zenginlik içerisinde huzurlu bir hayat yaşamışlar.

Hansel ve Gretel Masalı ’nı okurken eğlendiğinizi umarız diğer masallarımız için, En güzel Masallar sayfamızı inceleyebilir, dilerseniz Robin Hood Hikayesi ‘ni okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Papağan İle Çakal

Papağan İle Çakal

Çok güzel iyi uykular Masalları arasında bulunan Papağan İle Çakal Masalını beğeneceğinizi umarız. Evvel zaman …

Karganın Oyunu

Karganın Oyunu

Eğitici çocuk masalları arasında bulunan karganın oyunu masalını beğeneceğinizi umarız. Bir varmış bir yokmuş evvel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir