Holle Kadın Masalı Oku

Holle Kadın Masal'ı Oku

Abone Ol google news

Grimm Kardeşler masalı dünya klasikleri arasına giren Holle Kadın Masalı. Keyifli okumalar..

Evvel zaman içinde dul bir kadının iki kızı varmış, bu kızlardan biri hem çok güzel olduğu kadar çok da çalışkanken, diğer kızı çirkin ve bir o kadar da tembelmiş, ama tembel olan kız öz kızı olduğu için kadın ona daha çok ilgi gösterir ve daha çok severmiş.

Üvey anne evde yapılacak olan her işi güzel kıza yaptırır diğer kız ise öylece hiçbir iş yapmadan yan gelip yatarmış.

Zavallı güzel kızcağız evin temizliğini yaptıktan sonra her gün sokağın başında olan kuyunun önünde oturup bez dokurmuş, o kadar çok fazla çalışırmış ki, parmakları ip dolamaktan mosmor oluyordu.

Günlerden bir gün  parmaklarına sardığı iplik parmaklarını kanattığından makara kan içinde kalmıştı oda makarayı yıkamak için kuyuya eğildiğinde nasıl olmuşsa makara elinden kayarak kuyunun içine düşmüş.

Kızcağız ne yapacağını bilemeden ağlaya ağlaya üvey annesinin yanına koşmuş ve başına gelenleri olduğu gibi ona anlatmış, üvey anne güzel kızı iyice azarladıktan, sonra  ona:

“Hemen gidiyorsun makarayı kuyuya nasıl düşürdüysen oradan çıkartıp, getireceksin sonra karışmam ha… “diye bağırmış.

Bunun üzerine kızcağız Ağlaya Ağlaya kuyunun başına dönmüş ama makarayı çıkarmak için ne yapacağını da bilmiyormuş.

Bir süre öyle sessizce bekledikten sonra “Ne olacaksa olsun” diyerek kuyuya atlamış.

Nasıl olduysa suya atladığı anda bayılıvermiş, bir süre sonra uyandığında, kendini çok güzel bir çayırlıkta bulmuş.

Güneş ışıltısıyla her tarafı  aydınlattığı yerde etraf rengarenk çiçeklerle doluymuş, nerede olduğunu bilmeyen güzel kız yürümeye başlamış, bir süre sonra karşısına bir fırın çıkmış, fırının içi mis gibi kokan ekmeklerle doluymuş.

Kızcağız fırının içine girmiş o anda ekmeklerden biri kıza seslenmiş:

” Güzel kız beni fırından çıkartabilir misin? Yoksa yanacağım…

Kız hemen küreği eline alarak şaşkınlık içerisinde fırına yaklaşmış, ekmeklerin hepsini birer birer dışarı çıkartmış.

Sonra fırından çıkarak yoluna devam etmiş bu seferde karşısına bir elma ağacı çıkmış; ağacın dallarında çok güzel elmalar varmış, ağaç güzel kıza seslenmiş:

“Beni sirkeleyebilir misin… Biz elmalar hep olgunlaştık!..”

Kız şaşkınlıkla hemen ağacı sallamış, elmalar bir bir  yere dökülmüşlerdi.

Onlardan bir tanesini alarak yiyen kız yoluna devam etmiş.. Bu sefer de karşısına bir ev çıkıvermiş.

Pencerenin önünde oturan bir yaşlı kadın öylece ona bakıyormuş, bu yaşlı kadının dişleri pek iriymiş. Kızcağız o an çok korktuğundan hemen oradan uzaklaşmak istemiş, fakat yaşlı kadının arkasından seslenerek:

“Güzel kız neden korkuyorsun? Gel buraya korkma evin işlerinde bana yardım edersin, sana bir kötülüğüm dokunmaz. demiş.

Kız korksa da geri dönerek kadının yanına gitmiş, yaşlı kadın: “en çok dikkat etmen gereken şey benim yatağımı güzel düzeltmek ve  iyice silkelemektir, bunu yaptığın vakit içindeki kuş tüyleri uçarlar işte o zaman yeryüzüne karlar yağmaya başlar, ayrıca benim adım Holle Kadın’dır.” demiş.

Kocakarı öyle tatlı tatlı konuşmaya başlayınca güzel kız rahatlamış ve orada kalmaya karar vermiş. İçeri girerek işine başlamış, öyle ki evdeki her işi isteyerek yapıyormuş, yaşlı kadının yatağını o kadar titizlikle sirkeliyormuş ki tüyler kar parçaları gibi uçuyorlarmış.

O Günden sonra kadının evinde rahat bir şekilde mutlu bir yaşam sürüyormuş, hiçbir zaman ondan kötü söz işitmiyor, birbirinden güzel yiyecekler yiyormuş.

Küçük kız çok uzun süre Kadın’ın yanında kalmış; fakat içinde neyden kaynaklandığını bilmediği bir üzüntü duyuyormuş,  her ne kadar buradaki yaşantısı kendi evindekinden bin kat daha iyi  olsa da, o yine kendi evine dönmek istiyormuş.

Bir gün kadına demiş ki:

Ben evimi çok özledim, seninle geçen yaşamım çok iyi ama artık daha fazla kalmak istemiyorum bana yardım edersen yine yukarıya dönmek istiyorum.

Holle Kadın:

“Aslında kendi evine dönmek isteyişin benim de hoşuma gittiğini bilmen gerekli, bugüne kadar bana çok iyi bakıp hizmet ettiğin için, ben de seni kendi elimle yukarı çıkaracağım,” demiş.

Kızı elinden tuttuğu gibi büyük bir kapının önüne götürmüş, elindeki bastonla kapıya dokunduğunda kapı hemen açılmış, kız kapıdan çıktığı anda üzerine altın yağmaya başlamış ve tüm elbisesi altına dönmüştü.

Eve çok yakın bir yere çıkmış, kız evin bahçesine girdiği anda kuyunun üzerine çıkmış bir horoz ötmeye başlamış.

” Öö ö rö ö, altın kalpli küçük bayanımız geri döndü”

Kız eve girerek üvey annesinin yanına gitmiş, üzerindeki elbiseler altınla kaplı olduğu için onu gören annesiyle üvey kız kardeşi güler yüzle onu karşılamışlar.

Kız yıllardır nerede olduğunu ve başına gelenleri bir bir anlatmış ama üvey annesi  onu merak ettiğinden değil de elbiselerinin  nasıl altına dönüştüğünü merak ettiğinden onu dinlemiş, her şeyi öğrenince de bu sefer çirkin, tembel kızını kuyunun başına oturtarak ona bez dokutmaya başlamış.

Makarasının kana bulanması isteyen  tembel kız parmağına iğne batırarak makaraya kanını sürdükten sonra makarayı kuyuya atmış.

Birkaç dakika bekledikten sonra kendisi de kuyuya atlamış, o da üvey kız kardeşi gibi kendisini bu çayırda bulmuş hemen kalkarak yürümeye başlamış karşısına çıkan fırına yaklaşınca ekmek yine bağırmış:

– Ne olursun beni Ocaktan dışarı çıkar, çoktan piştim ben yoksa yanacağım!..

Fakat tembel kız:

– kusura bakma üstümü başımı hiç kirletmeye niyetim yok!.. diyerek yoluna devam etmiş. Kısa bir süre sonra elma ağacı ile karşılaşmış. Ağaç seslenmiş:

–Beni silkeleyebilir misin biz elmalar çoktan olgunlaştık

Tembel Kız:

– Ya çok beklersin seni silkeleyim de koca elmalar kafama düşsün değil mi? demiş; geçip gitmiş.

Holle Kadın’ın evine ulaştığı vakit hiç korkmamış, çünkü o koca dişlerini önceden üvey kardeşinden duymuştu, hemen yaşlı kadına hizmet etmeye başlamış, ilk gün  çok çalışmış ve Holle Kadın’ın her dediğini harfiyen yapmış, çünkü sürekli  yaşlı kadının vereceği altınları düşünüyormuş

oradaki ikinci gününde tembelliğe ve tüm işleri baştan savmaya başlamış, üçüncü gün biraz daha tembellik yapmaya başlamış, sabah olunca bir türlü yatağından kalkmayı istemiyor Holle Kadın’ın yatağını da yapmıyormuş.

Aradan bir kaç gün gibi bir süre geçmişti , tembel kızın tembelliği Holle Kadın’ı kızdırmış o yüzden onu işinden çıkarmış.

Tembel kız ise kapıdan geçerken giysilerinin altın olacağını  umuyormuş, Holle Kadın onu o büyük kapıya kadar götürdükten sonra asasını kapıya dokundurmuş, kapı açılmıştı tembel kız sevinçle kapıdan geçerken altın yerine üzerine bir kazan dolusu zift boşalmış.

Holle Kadın:

İşte senin  bana yaptığın hizmetleri karşılığı bu!… diyerek kapıyı kapamış.

Tembel kız ağlayarak üzgün bir şekilde eve giderken her yeri ziftle kaplıymış, yine kuyunun başında olan  horoz tembel kızı görünce:

Ö ö rö ööö, Zifte bulanmış küçük bayanımız geri geldi diye ötmeye başlamış, o zift bir ömür onun üzerinde kalmış.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Harika kanatlar masalı
Harika kanatlar masalı
Küçük Kurbi Masalı
Küçük Kurbi Masalı
mickey fare masalı
Mickey Mouse Masalı
Zengin Çoban Masalı
Zengin Çoban Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.