Keloğlan İle Prenses Olan Sincap Masalı

Keloğlan İle Prenses Olan Sincap Masalı

Abone Ol google news

Keloğlan İle Prenses Olan Sincap Masalı, Çok sevilen masallar arasında bulunan çocukları eğlendirecek güzel ve akıcı bir masal…İyi Okumalar.

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde güzel bir köyde bir kadın ile kel oğlu beraberce bir yaşam sürermiş. Bu çocuğa köydeki herkes Kel olduğu için Keloğlan dermiş.

Çok fakir olan bu ailede bazen evde yiyecek bir şey olmadığı zamanlarda, Keloğlan mutfaktan sepeti alarak ormanın yolunu tutarmış.

Ormanda bulduğu mantarları toplar eve getirir anası da o mantarları güzelce  pişirir, afiyetle yerlermiş.

Havanın sisli ve yağmurlu olduğu bir gün yine evde yiyecek bir şeyleri kalmayınca  Keloğlan sepeti alarak ormana gitmiş. Bulduğu mantarları toplamaya başlamıştı. epey bir acıktığından birazını orada yemiş sonra dinlenmek için bir ağacın altına oturmuş.

Bir süre sonra başını kaldırıp yukarı bakınca bir sincap görmüş, sincap Keloğlan’ı görünce onun yanına inerek ağlamaya başlamış.

Keloğlan onu kucağına alarak başını okşadıktan sonra onu sakinleştirmeye çalışmış. “Ah, ah bende şimdiye kadar kendime senin gibi bir arkadaş bulamadım.”

Keloğlan da sincaba kendi yoksulluğunu anlatınca sincap onun haline çok acıdığından “Keloğlan beni takip et sana bir iyilik yapmak istiyorum” demiş.

neredeyse saatlerce yol gittikten sonra ormanın dışına çıkmışlar sincap uzaktaki kayalıkları göstererek “O kayalıkların arkasına git, orada seni keklikler karşılayacak, sana soracakları üç soruya doğru cevaplar verirsen sana güzel hediyeler verecekler” demiş.

Macerayı seven Keloğlan gerçekten de orada üç keklik ile karşılamış.

Kraliçe keklik “Hoş geldiniz sana 3 sorumuz olacak, onları doğru cevaplarsan iki küp altını sana vereceğiz” demiş

Keloğlan ellerini ovarak “Sorularınızı sorun” demiş.

Bir kiraz ağacını işaret eden kraliçe keklik “O ağaçta kaç tane kiraz var” diye sormuş.

Keloğlan gülerek “Onu bilmeyecek ne var canım, sesin şu güzel altın tüylerinin sayısı kadar kiraz var.” Kraliçe keklik onu nereden bildiğini sorunca da

Keloğlan “İnanmıyorsan saydır da gör” demiş

Keklikler birbirlerine bakarak bu soruyu doğru olarak kabul etmişler.

İkinci soruları dünyanın tam ortasının neresi olduğuydu, Keloğlan biraz düşünmüş sonrada Kel kafasını kaşıdıktan sonra “Tamda senin sağ ayağını bastığın yer” diye yanıtlamış,

“Bunu nereden biliyorsun” diye sorduklarında da  “inanmıyorsanız ölçe bilirsiniz” cevabını almışlar.

Kekliklerin ölçme imkanı olmadığından mecburen o cevabı da doğru kabul etmişler.

Sıra son soruya gelmişti keoğlanın yanına iki ceviz getirterek hangisi daha ağır olduğunu kendilerine göstermesini istemişler.

Keloğlan hemen cevizleri eline alarak orada su dolu bir çukurun içine koyduktan sonra “Suya batan cevizin daha ağır olduğu cevabını vermiş.

Bu sorusu da doğru kabul edilince ona iki küp dolusu altın ve bir eşek verilerek evine yollanmış.

Sevinçle eve dönen Keloğlan altınları anasına teslim etikten sonra hemen  eşeğe binerek sincabı aramaya başlamış. Sincabı o ağacın üstünde ağlarken görmüş.

“Sincap kardeş ne oldu niçin o kadar ağlıyorsun hele şu derdini bana anlat, sen bana yardım ettin belki benimde sana bir yardımım dokunur”

Sincap  “Ben bu ülkenin prensesiyim, kötü kalpli bir büyücü bana büyü yaparak bir sincaba çevirdi.”

Keloğlan sen bana ne yapacağımı söyle sana yardım etmek istiyorum deyince, sincap “Kaf Dağı’nın güney yamacında içinde ejderha olan  mağarada bulunan zümrüt suyunu kafama sürünce büyü bozulacak.” demiş.

Keloğlan eşeğine binerek kasabaya varmış, oradaki bir demirciden keskin bir kılıç satın alarak Kaf Dağı’na  doğru yola koyulmuş.

Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş en sonunda o dağa varmış, dağın güney yamacındaki mağaranın ağzında bekçilik yapan yılanları keskin kılıcıyla kesmeye uzaklaştırınca çıkan sesleri işiten  ejderha mağaradan çıkarak etrafa bakınmaya başlamış.

Keloğlan onun mağaradan çıktığını görünce içeri girip zümrüt suyunu bir şişeye doldurarak sessizce mağaradan çıkmış.

Eşeğine binerek hızla sincabın kaldığı yere gitmiş ve oraya varınca Zümrüt suyunu sincabın kafasına döker dökmez, dünyalar güzeli bir kıza dönüşmüş.

Prensesle beraber saraya padişahın yanına giderek Padişaha her şeyi olduğu gibi anlatmışlar. Padişah Keloğlana bir deveye yükü kadar altın hediye etmiş.

Annesiyle birlikte ömürlerinin geri kalanını sıkıntısız ve bolluk içerisinde sürdürmüş…

Bu güzel masal da ilginizi çekebilir: Fareli Köyün Kavalcısı

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Kullu-Fatma-Masali
Küllü Fatma Masalı
Mercan Kız Masalı
Mercan Kız Masalı
Sevimli-Fare-Hikayesi
Sevimli Fare Masalı
Nokta Masalı
Nokta Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.