Kısa Anlamlı Masallar

Eğitici Çocuk Masalları

Abone Ol google news

birbirinden güzel ve okuyan ve dinleyenleri aynı anda güzel bir vakit geçirmesini sağlayacak dört eğitici kısa anlamlı masalları okuyarak eğlenecek ve okuyan ve dileyenlerin gelişmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.

Üç Okun Masalı

Ders Alınacak Kısa Hikayeler

Evvel zaman içerisinde yaşayan ve herkes tarafından çok sevilen bilge bir adam, birbirinden yiğit üç oğluyla beraber bir yaşam sürerlermiş.

Yıllar geçtikçe iyice ihtiyarlayan bilge adam sürekli hastalanıyor, zaman zaman ise yataklara düşüyormuş o yüzden artık çocukları ile konuşmanın zamanının geldiğini düşünürmüş.

Günlerden bir gün yine çok hastalanmış ve yataklara düşmüştü yanındaki bakıcısına dönerek:

Tüm çocuklarımı yanıma çağırabilir misin demiş,

Bakıcı tüm çocuklara babalarının kendilerini yanına çağırdığını haberini iletmiş, öğleye doğru tüm çocuklar babalarının yanına gelmişler.

Bilge adamın elinde birbirine bağlı olan üç adet ok varmış, öhö, öhö, öhüü, öhö diye öksürdükten sonra:

-Oğullarım biliyorsunuz ben artık çok ihtiyarladım üstelik sürekli hastalanıp yataklara düşüyorum, Belki de göçeceğim günler çok yakındır Öhö, öhö, öhö diye tekrar öksürmeye başlamış.

Küçük oğlan,

– Hayır, öyle deme babacığım daha uzun yıllar beraber olacağız, lütfen böyle konuşmayınız, demiş.

Herkes bilge adamın sözlerine karşılık çok üzülmüştü, bilge adam konuşmaya devam etmiş,

– Beni dinleyin size önemli bir takım şeyler söylemek istiyorum demiş

Elinde bulunan okları büyük oğluna doğru uzatmış ardından,

– Oğlum, bu okları kırmanı istiyorum, bakalım kırabilecek misin, demiş.

Büyük oğlan birbirine bağlanmış olan üç oku kırmaya çalışmış lakin bir türlü o okları kırmayı başaramamış, bunun üzerine babası ortanca oğlana dönerek ona o üç oku kırmasını söylemiş.

 Ortanca oğlan ne kadar uğraştıysa da okları kıramamış, ardından babası okları küçük kardeşlerine verilmesini istemiş, oda kırmak için epey uğraşmış fakat yine de kıramamış, bunun üzerine ihtiyar baba,  o okların kendisine verilmesini istemiş.

Bilge adam eline aldığı okları bağlayan ipi çözerek okları teker teker eline alarak  “çıt” “çıt” “çıt” diye ortadan ikiye ayırmış.

– Oğullarım beni şimdilik dikkatli bir şekilde dinleyin her daim bir olun beraber olun, birbirinize üç ok gibi sımsıkı bağlı olursanız eğer her işinizi kolay halledebileceğiniz gibi kimse de size zarar veremez, eğer birbirinizden ayrı kalırsanız siz de şu tek oklar gibi kırılabilirsiniz anladınız mı evlatlarım diye sormuş.

Çocuklar hep bir ağızdan,

-Evet, evet anladık baba bu konuda siz hiç merak etmeyin, biz hep birlikte olacağız demişler.

Kısa bir süre sonra bilge adam göçmüş tüm mirasını da çocuklarına bırakmış fakat çocuklar miras paylaşımı sırasında anlaşamamış, kavga ederek birbirlerinden ayrılmışlar.

Hiç biri işlerini beraber yapamaz hale gelmişlerdi, bu sebepledir ki artık diğer insanlar onlarla birlikte çalışmak istemiyorlarmış kısa sürede ellerinde ne varsa ne yoksa hepsini bitirivermişler.

Gerçekten de tüm olanlar babalarının söylediklerinin doğru olduğunu destekler nitelikteydi Birbirlerinden ayrılmaları sonucu bir ok gibi kırılıp parçalandıklarını anlamışlar ama iş işten çoktan geçmişti.

Berlin de Hakimler Var Hikayesi

Bir kral ile kendi halinde soylu olmayan bir değirmenci arasında yaşanmış olan, Kralın adaleti unuttuğu, insanlara farklı bir gözle baktığı bir zamanda bir değirmencinin adalete sığınması ile en sonunda adaletin tecelli ettiği, Adalet masalını zevkle okuyacaksınız.

Düşündürücü ve Ders Verici Hikaye

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde uzak mı uzak diyarlarda yaşayan ülkenin kralı neredeyse her şeyin sahibiymiş.

Diğer taraftan kendi halinde soylu olmayan bir değirmenci tel geçim kaynağı olan değirmeni işletir başkada hiçbir şeyle uğraşmazmış.

Bir gün Kral hükümranlığını sürdüğü topraklarda gezerken bir tepede durarak etrafı seyreder, tepeden aşağıya bakınca dümdüz bir arazi ve güzel bir arazi ile karşılaşır.

Bu arazinin bir tarafının orman diğer tarafının ise dere olması nedeniyle o araziye hayran kalır arazinin üzerinde inşa edilmiş tek yapıda bir değirmendir.

Hemen vezirlerine dönen Kral:

“Gidin şu değirmeni ve araziyi satın alın, o araziye şanıma yakışır bir şekilde büyük bir saray yaptıracağım.”  der

Vezirler soluğu değirmencinin orada alırlar, arazinin değirmenciye ait olduğunu öğrendikten sonra, satın almak istediklerini bildirirler.

Lakin değirmenci kendilerine durumu anlatan vezirlere:

” Maalesef bu Değirmen benim her şeyim o yüzden araziyi ve değirmeni hiçbir şekilde satmayı düşünmüyorum.” der.

Kralın huzuruna çıkan vezirler durumu olduğu gibi krala anlatırlar. Bunun üzerine değirmenciyi yanına çağıran kral değirmenciye:

“Senin arazine kendime bir saray yaptırmak istiyorum ama sen satmayı kabul etmemişsin oraya düşündüğün miktarın 5 katını hatta 10 katını vereyim yeterki o araziyi bana sat.” demiş.

Bir türlü ikna olmayan değirmenci değirmeni satmak istemediğini ısrarla tekrarlaması üzerine öfkelenen kral:

“Sen kimin huzurunda olduğunu ve kiminle muhatap olduğunu bilmiyor musun? Be adam…” diyerek değirmenciye sert bir şekilde çıkışır.

Değirmenci de o sözlerin altında kalmadan derki: “Bende o değirmenin ve arazinin sahibiyim sayın kralım.”

Değirmencinin bu sözü üzerine dahada sinirlenen kral:

“O araziyi senden zorla alabileceğimi de biliyorsun değil mi? Emir versem arazini de özgürlüğünü de alır zindanlarda çürütürüm seni! Peki buna karşılık sen ne yapabilirsin kimin var ki?” Diye çıkışır.

Değirmenci ise sakin bir tavırla tarihe geçecek olan ünlü olan sözü söyler;

Berlin de hakimler var. Eğer Ülkemizde adaleti tanzim edecek yargı kuruluşları var ise eğer! Ben de onlara güveniyorum.”

Kral ne kadar zalim olsa da adalet yanlısı olduğundan mahkemeleri düzenleyen ve adaleti tanzim eden de kendisi olduğundan,

 Kral şöyle der: “Sen beni can alıcı noktadan yakaladın hiçbir güç, hiçbir iktidar adaletten üstün değildir.”

Değirmenciden özür diler, bunun üzerine değirmenci ise değirmenine engel olmadan o araziye sarayını kurmasını ve bunun için herhangi bir ücret talep etmediğini söyler.

Kral oraya güzel bir saray diktirir ve o saraya da değirmencinin adını koyar.

Obur Çocuk Masalı

çocuklar için Eğitici öğretici masallar okuyarak onların gelişimine katkı sağlayan obur bir çocuğun hikayesini konu edinen güzel bir eğitici masal. İyi okumalar.

Günün birinde aşırı derecede fazla yemek yiyen bir obur çocuk varmış, bu çocuk o kadar çok yemek yer, lakin bir türlü doymak nedir bilmezmiş, Ailesi onu her ne zaman görse ağzında bir şeylerin olduğunu ve sürekli bir şeyler atıştırma derdinde olduğu görürlerdi.

Gariban olan annesi obur çocuğa, yiyecek yetiştiremiyordu, üstüne üstelik hiç doymayan bu obur çocuk diğer kardeşlerinin mamalarını da düşünmeden yemeye başlamıştı. Gece ailesi uykudayken bile o uykudan uyanır uyanmaz hemen mutfağa gider ne var ne yok silip süpürürdü

Çocuğun bu haline epey üzülen ailesi ona her ne nasihat ederse etsin, onları dinlemiyordu, bu çocuğun tek bir düşüncesi vardı oda midesi.

Bir gün annesiyle babası artık ona bir ders vererek terbiye etmek adına, anlayabileceği bir şekilde ders verme zamanı geldiğini düşündüler.

Bir akşam obur çocuk televizyonun karşısında oturmuş film seyrederken, her zaman olduğu gibi boş durmadan bir şeyler atıştırıyordu, elindeki gazete ile yanına gelen babası obur çocuğa,

“Canım oğlum benim, biliyorsun ki biz seni çok seviyoruz bak sana bir şeyler göstermek istiyorum.”

Hiç rahatını bozmayan obur çocuk “biraz bekler misin? Baba” demiş

Her zaman olduğu gibi yine ağzını yiyecekle doldurmuş, onları çiğniyor, babası ise oğlunun kendisine bakmasını bekliyordu, en sonunda ağzındakileri mideye indiren çocuk babasına dönerek:

“Buyur babacığım” demiş.

Babası çocuğa gazete yer alan bazı resimleri gösterdi,  bu resimlerde açlıktan zayıflamış ve bitkin düşmüş yiyecek bulamayan onun yaşındaki çocuklar vardı.

Obur Çocuk,

“Bunlar kimler babacığım, hiç yemek yemiyorlar mı?”

Babası:

“Hayır, evladım onlar yiyecek yemek bulamıyorlar ki yesinler, açlık ve sefalet içerisinde bir hayat sürüyorlar, çoğu zaman bir dilim ekmeğe bile muhtaçlar bu zavallı çocuklar.

Bunları duyan obur çocuk ağzındakileri dahi zorla midesine indirdi, bir kendine birde gazetedeki çocuklara baktı, kendisinin ne kadar şişman olduğunu o an anlamıştı.

Oburluğundan ilk defa bu kadar çok utanmıştı, o günden sonra hayatı değişti, kardeşlerinin mamalarına bir daha el sürmedi ve yediği yemeğin miktarını epey azaltarak ideal kilosuna tez zamanda ulaştı ve güzel bir görünüme sahip akıllı bir çocuk oldu.

Ayakkabı Tamircisi İle Zengin Masalı

Sizler için derlemiş olduğumuz birbirinden Güzel Çocuk Hikayeleri Oku yarak çocuklarınıza güzel birer vakit geçireceksiniz.

Çocuk Hikayeleri Oku

Evvel zaman içinde bir kasabada yaptığı işi seven, çok çalışkan bir ayakkabı tamircisi varmış.

Her gün erkenden kalkarak dükkanını açmaya gider, şarkılar eşliğinde ayakkabıları tamir edermiş, bazen ileri olur, bazen ise işleri hiç olmazmış lakin hiç şikayet ettiğide görülmezmiş.

Günlerden bir gün her zamanki gibi erkenden şarkılar söyleyerek çalışıyormuş, ayakkabıcı tamircisinin  sesiyle uykusundan uyuyan zengin komşusu homurdanarak

“Of, of  bu ne ya sabah sabah erkenden çalışılır mı hiç!  Çalışmayı anladım peki ya bu adamın söylediği şarkı da neyin nesi! Keşke uyku ilacı satılmış olsaydı. Uyumak istiyorum ama bir türlü uyuyamıyorum.” demiş kendi kendine

Adamın çok parası varmış, fakat hiç mutlu olamıyormuş, ayakkabı tamircisinin hiç  parası olmadığı halde mutlu bir şekilde şarkılar söylediğini merak ediyormuş,

Bir gün zengin adam ayakkabı tamircisini evine davet etmiş.

Tamirci, komşusunun ayakkabı tamiri için kendisini çağırdığını düşündüğünden bekletmeden zengin adamın evine gitmiş.

Dışarıdan bakılınca  mutsuz ve huzursuz  görünen suratı asık olan komşusu, tamirciyi içeri buyur ederek oturtmuş.

Zengin adam hemen söze koyulmuş,

-Hoş geldiniz sizi buraya niçin çağırdığımı merak ediyorsunuzdur, benim çok zengin biri olduğumu biliyorsundur fakat hiç mutlu değilim.

-Her gün sana bakıyorum erkenden işe gerek şarkılar eşliğinde çalışıyor, gülüp eğleniyorsun, bunun sırrı nedir banada söyleyebilir misin? Birde yıllık ortalama ne kadar kazanıyorsunuz.

Şaşırmış olan ayakkabıcı:

– Bunun herhangi bir sırrı yok çok şükür işimi seviyorum ve çok mutluyum ondan olsa gerek, bu güne kadarda yıllık kazancımı hiç hesaplamadım çünkü bazı aylar müşterilerim çok oluyor, bazı aylarda ise hiç olmuyor, demiş.

Zengin adam ayakkabıcıya yardım etmek istemiş,

-Ayakkabıcıya 100 altın uzatarak lütfen itiraz etmeden şu altınları alarak dilediğiniz gibi harcayın ben çok zenginim lakin bir türlü mutlu olamıyorum, siz ise çok mutlusunuz daha güzel şartlarda bir hayat yaşayarak daha çok mutlu olmanız için karşılıksız veriyorum demiş.

Hayatında ilk defa o kadar altını bir arada görmemiş olan ayakkabıcı, zengin adama teşekkür ederek altınları almış ve evin yolunu tutmuş.

Yolda kendi kendine

– Ben bu altınlarla uzun bir süre rahat bir şekilde geçinebilirim, diye düşünmüş.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra başka bir düşünceye kapılmış,

– Peki ya hırsızlar bu altınları öğrenirse, en iyisi ben bu altınları gizli bir yere saklamalıyım, diye düşünmüş.

Artık o günden sonra ayakkabı tamirciside şarkı söylemiyor, hep bir düşünce içerisinde dalgın bir halde işe gidiyor eskisi gibi gülmüyormuş.

Çok değişmişti çünkü o altınlar yüzünden bir türlü uyku uyuyamıyor ne yapacağını bilmiyormuş,

Eskiden olduğu gibi işini bile zevkle yapmıyor erkenden dükkanı kapatarak eve dönüyormuş, en sonunda bu mutsuz hale dayanamayan tamirci zengin adamdan almış olduğu altınları ona geri götürerek:

-Ne olur bu altınlarınızı geri alarak mutluluğumu geri verin, demiş

Çok paranın kendisine mutluluk getirmediğini anlamıştı.

Mutluluğu arayanların mutluluğu yalnızca parada olmadığını bilerek hareket etmeleri adına bu masalımızı okumalarını siz değerli okurlara tavsiye ederiz.

Bu Güzel Aslan ile Fare Masalı : Cesur Aslan Hikayesi de ilginizi çekebilir.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Kral Keçi Sakal
Kral Keçi Sakal
Kırmızı Pabuçlu Kız Hikayesi
Kırmızı Pabuçlu Kız
Fedakar Aile Masalı
Fedakar Aile Masalı
Maymunla Tilki Masallar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.