Kuğu Olan Peri Kızı Masalı

Kuğu olan Peri Kızı Masalı

Abone Ol google news

Evvel zaman içinde güzel manzaraya sahip bir tepenin en üst noktasında bulunan bir şatoda, annesi ile birlikte mutlu ve mesut bir yaşam sürmekte olan genç ve çok yakışıklı bir prens varmış.

Avlanmayı seven Prens, her tarafın yemyeşil olduğu bir bahar sabahı, o muhteşem havanın kokusunu içerisine çektikten sonra oklarını aldığı gibi ava çıkmak için şatodan ayrılmış.

Av peşinde dolanırken daha önce hiç görmediği yerlerle karşılaşmıştı.

Gördüğü yerlerin güzelliği ile etrafına bakına bakına dolaşırken, hayatında ilk kez karşılaştığı farklı cinsteki ağaçların arkasında, gümüş renginde küçük bir göl olduğunu görünce, hemen o göle doğru yönelerek gölün önünde bulunan ağaçları inceleme başlamıştı.

O esnada kanat sesleri işitmiş, fark edilmemek için orada bulunan büyük bir ağacın arkasına gizlenerek gelenleri izlemeye başlamış.

Üç uzun boylu ve narin olan kuğunun göle doğru süzülerek  gölün kıyısına konduğunu görünce, sessiz bir şekilde onları izlemeye devam etmiş.

Birde ne görsün  kuğuların üzerindeki elbiseleri çıkartırcasına beyaz olan tüyleri üzerinden çıkardıklarını  görünce şaşkına dönmüştü, çünkü üç kuğu birbirinden güzel, genç kızlara dönüşmüşlerdi.

Prens kendi kendine “bu ancak peri masallarında olabilir.” Nasıl olabilir diye düşünürken, kızlardan en küçükleri dikkatini çekmişti.

Kuğu kızlar gölde yüzerek epey bir süre gülüp, eğlenmişler sonra da tekrardan kıyıya çıkarak hızlı bir şekilde tüyden o elbiseleri giyindikleri gibi kanatlanıp uçmuşlar.

Kuğu kızların üçü de güzellermiş ancak içlerinden en küçükleri diğerlerine nazaran bir başka güzelmiş. Prens o kuğu kızı gördükten sonra artık başka hiç bir şey düşünemez olmuştu. Tek düşüncesi o kuğu kızla tanışarak evlenmekmiş.

Annesi Prensin  garip ve düşünceli davranışlarından ona bir şeyler olduğunu anlamış o nedenle oğluna,

“Evladım son günlerde sana neler oldu, günlerdir seni izler dururum, sende bir gariplik seziyorum neler oldu sana, derdini anlatmak ister misin?”

Prens, annesine başından geçenleri olduğu gibi anlatmış ve en sonunda;

“Eğer ben o kuğu kız ile tanışıp evlenemezsem, benim için bu hayatın bir anlamı kalmaz. O varsa ben varım o yoksa bende yokum.” demiş.

Annesi işittikleri karşısında epey üzülmüştü. Bu duruma bir çare aramaya başlamıştı lakin hiç bir çare bulamayınca Prense,

“Ah benim güzel, bahtı kara yavrum! En iyisi senin o kuğu kızı unutman olacaktır. Çünkü o kızı epey bir araştırdım o bir peri kızıdır, peri kızlarının da bugüne değin bir insanla evlendiğini duymadım demiş.

Prens, annesini çok sevdiğinden hiçbir zaman üzülmesini istemiyordu. Ama kuğu kızını da bir türlü yüreğinden ve düşüncelerinden çıkartamıyordu. O sebeple ondan vazgeçmeye de hiç niyeti yokmuş.

Prens her gün  peri kızı kuğuları gördüğü gölün yanına gider, ağacın arkasına saklanır akşama kadar kuğuların gelmesini beklermiş.

Aradan bir hafta gibi bir süre geçmişti. Prens bir sabah yine gölün kıyısındaki ağacın arkasında beklerken kanat seslerini duymuş.

Heyecanla göle gelenleri gözleyen Prens, sonunda göl kuyusuna inen üç güzel peri kızının beyaz tüyden elbiselerini çıkardıktan sonra gölde yüzmeye başladıkları anda, aşık olduğu en küçük peri kızının beyaz tüyden elbisesini gizlice aldığı gibi kaçmaya başlamış.

Onu fark eden peri kızları hemen kıyıya doğru yüzerek, beyaz tüylü elbiselerini sırtına geçirip uçmuşlar. En küçük peri kızı ise, sırtına geçireceği elbisesi olmadığından uçamamış.

Prensi yakalamak için ardına vermiş. Ona yalvarır bir sesle ne olur dur diye bağırıp durmuş. Yalvarmasına dayanamayan Prens durunca, onun yanına giden peri kızı, Prensin önünde diz çökerek elbiseyi kendisine geri vermesi için yalvarıp, yakarmış.

Ama prens onu göndermemeye kararlı olduğundan elbisesini geri vermemiş. Peri kızının sırtına bir pelerin sararak onu şatosunda misafir etmeyi teklif etmiş. Çaresiz kalan güzel peri kızı onunla giderek evlenmiş.

Aradan biraz zaman geçmişti, prense alışan peri kızı, artık ablalarını da aramaz olmuştu. Neredeyse aradan altı yıl gibi bir süre geçmişti ki, bir gün kuğu olan peri kızı, bembeyaz ışıklar saçan elbisesini kilitli olduğu odanın kapısının açık olduğunu görmüştü,

Hemen odaya girerek elbisesini giyinmiş ve bir anda eskiden olduğu gibi uzun boylu ve narin bir kuğuya dönüşmüş. Kanatlarını çırparak şatodan uçuvermiş!

Prens onun kanatlanarak uçtuğunu gördüğü vakit  atına binerek ardından seslenmişse de bir türlü onu durdurmayı başaramamıştı.

O günden sonra her zaman bahar mevsiminde gümüş renkli gölün kıyısına gider. Günlerce peri kızının oraya gelmesini beklermiş ama o günden sonra  peri kızları bir daha gümüş göle geri gelmedikleri gibi onları bir daha da gören olmamış.

Kuğu Olan Peri Kızı Masalı’nı beğendiğinizi umarız. Bu güzel En Güzel Kuş Masalları Oku yazımız da ilginizi çekebilir.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

mickey fare masalı
Mickey Mouse Masalı
Yol Arkadaşı Masalı
Yol Arkadaşı Masalı
Kelebek Masalı
Kelebek Masalı
heidi masal kitabı
Heidi Masalı: Alplerde Yaşayan Kız

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.