Kürşat ve Kırk Çerisi

Efsanevi hikayeler arasında olan bu hikayeyi adeta bir solukta okuyacaksınız.

Kürşat ve 40 çerisi: Onlar zamanında esaret altında bulunan bir toplum olup, yapılan bir isyana karşı öncü birliklerdi.

Bu uğurda kendilerini ortaya koyan ve saygı duyulan özgürlük savaşçıları olarak bilinirlerdi.

Kürşat ve kırk çerileri hikayesi, Çin kaynakların ve Türk kaynaklarında da neredeyse aynı şekilde bahsedilmektedir.

Çin kaynaklarına bakıldığında Kürşat’ın adının farklı olduğu görülmekle birlikte bazı kaynaklarda Kürşat ile 40 çeri, bazı kaynaklarda ise Kürşat ve 40 çerisi olarak geçmektedir.

7. yüzyılda yaşamış bir Göktürk prensi olan Kürşat,ın gerçek adı Tiken’dir.

Kürşat lakabını ise ona Kağan olan amcası takmıştır,

621 yıllarına kadar yapılmış olan savaşlar sonucu Göktürkler, Türk boylarının bir araya gelmesiyle birlikte dahada güçlenmiş ve zenginleşmiştir.

O zamanlar en parlak dönemlerinden birini yaşamaktaydılar taki 621 yılında Çinlilerin Komplo kurarak Hakanlarını  zehirleyene kadar.

O günden sonra büyük Göktürk devleti  çıkmaza  girer, Hakanın vefatından sonra kardeşi yeni Hakan olarak tahta çıkar.

Gelenekleri olsa dahi Çinli olan bir kadınla evlenmesi halk tarafından hoş karşılanmaz, çünkü o kadının zehirlenme olayında rol aldığı bilinmekteydi.

Kara Kağanın onunla evlenmesi, Çinlilerin bu tür komplolara devam etmesine imkan sağlamaktaydı.

Çinlilerin yaymış olduğu asılsız haberler ile birlikte o yıl kıtlık ve kuraklığın yaşanması, bazı boyların Devlete baş kaldırmasına kadar sonuçlanmıştır.

Bunu fırsat olarak gören Çin, kuzeye büyük bir orduyla saldırır.

621 yılında yapılan savaşta Kara Kağan, Çin ordusuna  yenildi, yaklaşık 100 bin Göktürk  Çinlilere esir düştü.

Bu savaş sonucu Doğu Göktürk devleti yıkılarak tamamen Çin’in himayesine girmişti.

Kara Kağanla beraber olan binlerce Göktürklü, Çinin başkenti olan Siganpuya sürgün edildi ve kendileri için belirlenmiş olan bölgede, yaşamaya mecbur bırakıldılar.

O tarihte Çin yaklaşık 50 milyon’a yakın nüfusuyla dünyadaki en kalabalık olan ülkesi konumunda olduklarından Kuzeydeki Türkler her an tehlike ile karşı karşıyaydılar.

Türkler bağımsızlıklarını ilan ederek, Türk Devletini kurmayı düşünmeye başlayıp bu doğrultuda çalışmalara başlamıştı işte o zamanlarda Kürşat da, Çin ordusunda subay olarak görevlendirilmişti.

Ancak  hep ülkesi  için  mücadele edeceği  günü sabırsızlıkla  bekliyordu.

Nihayet, esaretlerinin 10. Yılında Prensi Kürşat bir araya topladığı 40 adet yiğitle bir ihtilal komitesini kurdu.

Bu gurubun başına geçirilen Kürşat, onlara tek şart olarak, ihtilal başarılı olursa eğer, kendisinin Hükümdar olarak gösterilmemesiydi.

O gurubun tek amacı, Çinlileri kendi vatanlarından kovmak ve Türk olan esirleri kurtarmaktı.

Sarayda bulunan Göktürk askerlerinin yardımları sonucu, Çin Hükümdarının bir danışmanı olarak, tebdili kıyafet ile gezerdi.

Kurdukları bir planda bir gece, Çin Hükümdarı dışarıda iken tutsak edilip ona karşılık Kürşat’ın ağabeyi ve diğer önemli Türkler ve toprakları kurtarılacak ve  Kürşat’ın ağabeyi Türklerin hükümdar olacaktı.

Bir sokak çatışması ile artık hükümdarın tutsak edilmesi kolay hale gelmişti, planlarını uygulayacakları gece bir aksilik oldu ve büyük bir fırtına koptu.

O gece İmparator sarayından hiç çıkmadı, Kürşat ise o gece ihtilal gerçekleşmezse duyulacağını herkesin tutuklanacağını bildiği için yanındaki 40 çeri ile İmparatoru saraydayken tutsak etmek için harekete geçti.

Sarayın kapısına  dayanan Kürşat ve 40 çerisi, sayıları bine ulaşan Çinli askerlere saldırırlar.

O dönemdeki  kayıtlarda bu baskını ancak dışarıdan gelen takviye birlikler ile durdurulabildiği yazmaktadır.

Göktürklerden  bir kısmı, sarayda savaşırken şehit düştüğünün, sağ kalanlar ise, Kürşat’ın önderliğinde bey ırmağına doğru giderler.

Hedefleri ırmağı geçerek uzaklaşmaktır, sağanak yağmur sonucu köprü çökmüş karşıya geçecekleri bir yol kalmamıştı.

Kürşat ve 40 çerisi peşlerine vermiş olan, Çin ordusu ile cenge tutuşmuşlar, nerdeyse sayıları bini bulan, Türk yiğitleri peş peşe şehit olurlar.

Bu çatışmada sadece Kürşat sağ kalmıştı, çok geçmeden oda şehit düşmüştür.

639 yıllarında karanlık ve fırtınalı bir gecede,  Kürşat ve Kırk Çerisi olan 41 yiğit Türkün hayal bile edemeyeceği bir saray baskını sonucu  Çinlileri epey korkutmuştu.

İmparatorun zar zor esir düşmekten kurtulması, saray ve halk arasında büyük bir panik ve korkuya sebep oldu.

Kürşat ve 40 çerisinin yaptığı ihtilal sonucu Çinliler, bütün esir Göktürkleri serbest bırakmak zorunda kaldılar.

Bütün Türk illerinde Kürşat ve kırk çerisi’nin hikayesi dilden dile dolaşmaya başlayınca özgürlük rüzgarları esmeye başladı.

Kürşat ve Kırk Çerisi Hikayesi’ni bir solukta okuduğunuzu umarız  Efsane hikayeler için sayfamızı ziyaret edebilir dilerseniz Nemrudun Hikayesi‘ni okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Karagöz İle Hacivat Mangal Sefası

Karagöz İle Hacivat Mangal Sefası

Karagöz İle Hacivat Mangal Sefası’ nı beğeneceğinizi umarız. Hacivat can dostu karagözün yanına giderek ona: …

Balıkçı Karagöz

Balıkçı Karagöz

Hacivat ve Karagöz Oyunu’nu okuyup eğlenmek isterseniz sizler için derlemiş olduğumuz Balıkçı Karagöz oyununu okurken …

Karagöz ve Hacivat Samanlıkta İğne Aramak

Karagöz ve Hacivat Samanlıkta İğne Aramak

Hacivat birkaç gündür görmemiş olduğu can dostu Karagöz’ü aramaya koyulur, sorar soruşturur lakin hiçbir yerde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir