Tom Ve Jerry Fındıkkıran Masalı

Tom-Ve-Jerry-Findikkiran-Masali

Abone Ol google news

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde çok uzak bir ülkede yaşayan bir aile varmış. Kızlarının ismi Sera oğullarının ismi ise Kutay imiş.

Yılbaşına bir gece kalmıştı. Sera çok heyecanlı olduğundan uyku uyuyamıyormuş. Büyük bir hevesle yılbaşı gecesini bekliyormuş. O gece saatler çok yavaş ilerliyormuş.

Sera bir ara dua etmeye başladı. “Allah’ım dualarımı kabul et lütfen! Yarın gece lapa lapa kar yağmasını istiyorum. Ayrıca bana çok güzel bir yılbaşı hediyesi gelsin.”

Bir süre sonra zorda olsa uyumuştu. Sabah erkenden kalkan Sera, uyandığında gözlerine inanamamıştı. Çünkü duası kabul olmuş ve o uyurken geceleyin lapa lapa kar yağmış, her taraf bembeyaz olmuştu.

Sera büyük sevinçle annesi ve kardeşiyle beraber akşam için hazırlıklar yapmaya başlamış. Evin her tarafını ve tabii ki salonda duran kocaman çam ağacını süslemişti. Ve nihayet beklediği yılbaşı gecesi gelmişti.

Sera ile Kutay pencereden bakıyor, Lapa lapa yağan karı seyrederken amcalarının gelmesini bekliyorlardı.

Çok geçmeden sokağın başında evlerine doğru gelen amcaları gözükmüş elindeki koca torbanın hediyeler ile dolu olduğu uzaktan bakınca da anlaşılıyormuş.

Sera sevinçle “Geliyor, geliyor anneciğim amcam geliyor. Hemde elinde kocaman bir torbayla, eminim hediyelerimiz bu torbanın içindedir.”

Annesi gülümseyerek “Hadi öyleyse hemen kapıyı açın. Dışarısı çok soğuk, amcanız üşümüştür.” Demiş.

Sera ile Kutay sevinçle kapıyı açıp amcalarını karşılamışlar. Yaşlı adam şöminenin yanında bulunan koltuğa oturmuş.

Sera “Amcacığım hediyemi hemen verebilir misin? Çok heyecanlıyım artık bekleyemiyorum.”

Kutay “Evet Amca bende çok merak ediyorum. Bize getirdiğin hediyeleri.”

Amcaları gülümseyerek “Tamam, tamam çocuklar.” Diyerek elindeki hediye torbasını açmış ve içinden çıkardığı büyük ve güzel kutuyu Sera’ya, Daha büyük bir kutuyu ise Kutay’a vermiş.

Sevinçle kutuyu açan, Sera, içinden çıkan fındıkkıran askeri görünce sevinçli bir şekilde  “Bu benim aldığım en süper hediye, sana çok teşekkür ederim. Amca…”

“Beğenmene çok sevindim. Kızım.”

Bu sırada Serayı izleyen Kutay hızlıca kendi hediyesini açmış, onun kutusundan ise Tom ve Jery  çıkmış.

Kutay hediyesini hiç beğenmemişti. O yüzden Sera’nın aldığı hediyenin kendisine verilmesini istiyordu.

Hırsından bir eline aldığı Tom’u diğer eline aldığı Jery’i yere indirmiş ve Seranın elinden fındıkkıranı alıp duvara fırlatmış. Sonrada “Bende fındıkkıran isterim. Bu kedi ve fareyi hiç sevmedim. Neden Sera’nın hediyesi benimkinden güzel ki…”

Annesi “Öyle deme Kutay, senin hediyen de çok ama çok güzel, baksana Tom ve Jery’e ne kadar tatlılar. Hem amcanın seni düşünerek bir hediye alması çok nazik bir davranış. Ama kaba davrandığının farkında değilsin herhalde böyle yaparak.”

Kutay “Banane, banane, ben Tom ve Jery’i istemiyorum.”

Fındıkkıranının düştüğü yere giden Sera bir de bakmış ki bir kolu kırık canım askerim benim. Sana yazık oldu.”

Amcası “Üzülme Sera, ben onu tamir ederim. Şimdi o eskisi kadar güzel olur.” Demiş ve hemen fındıkkıranın kolunu yapıştırarak tamir etmiş.

Amcası “Kutay bu yaptığın hiç hoş değil. Elimde bir sürü asker daha vardı. Sürprizi sana daha sonra yapacaktım. Fakat bu hakkını maalesef kaybettin.” Demiş.

Kutayın bu yaptıklarına hem üzülen, hem de kızan amcası oyuncak dolu kutuyu bir dolaba saklamış.

Kutay yaptıklarına pişman olup, üzülse de yapacak bir şey yokmuş. Başını önüne koyarak odasına gitmiş.

Saat 12’ yi geçtikten sonra yatma vakitleri gelmişti. Birbirlerine iyi seneler diledikten sonra herkes odasına çekilmiş. Sera fındıkkırana sarılarak yatağına yatmış, yatağında mışıl mışıl uyurken aşağıdan bir takırtı duymuş.

Sera merakla yatağından kalkarak salona inmiş. Korsan elbiseleri giymiş bir sürü fare etrafta dolanıp, duruyormuş.

“Sera, Sera nerdesin ortaya çıksana” diye sesleniyorlarmış. Sera korsan farelerin kendisini aradıklarını anlamış ve çok korkmuştu. Fakat biraz düşününce ufacık oyuncak farelerden korkmasının gereksiz olduğunu düşünmüş.

Fındıkkıranı merdivenin başına bırakarak aşağı inmiş. Bir de ne görsün ufak sandığı oyuncak fareler kendi boyundaymış. Sadece oyuncaklar değil, tüm eşyalar dev gibiymiş. Etrafına hızlıca göz gezdirince olup, biteni hemen anlamış meğerse kendisi küçülmüş minnacık olmuş.

Sera “Aman Allah’ım neler oluyor? Ben niye böyle minnacık oldum? Bu fareler beni yakalamadan hemen kaçmalıyım.

Fareler Sera’nın etrafını sarmışlardı bile korsan farelerin lideri “Seni esir alıyoruz Sera, bizimle birlikte fareler kentine geleceksin. Boşuna direnme, bizden kaçamazsın. “ demiş

Tamda o sırada Fıdıkkıran, Tom ve Jery canlanmış ve Seraya yardıma gitmişler. Sera onlar yardıma gelince hemen yılbaşı ağacının altındaki hediyelerin arkasına sığınmış.

Tom Ve Jerry Fındıkkıran korsan farelerle savaşmaya başlamış. O kadar iyi savaşıyorlarmış ki korsan fareler şaşkınlık içerisinde korkuyla geri çekilmişlerdi.

Farelerin lideri “Canını seven kaçsın bozguna uğradık imdat.”

Fındıkkıran “Sera, Sera, artık çıkabilirsin. Korsan fareler korkup kaçtılar, biz kazandık.” Demiş.

Sera saklandığı hediyelerin arkasından çıkmış. “Çok korkmuştum, Tom Ve Jerry Fındıkkıran, beni o korsan farelerden kurtardınız. Sizlere çok teşekkür ederim.” Demiş.

Bir anda Fındıkkıran çok yakışıklı bir askere dönüşmüş ve Seranın önünde eğilerek onu dansa davet etmiş. “Benimle dans eder misin Sera?

Sera şaşkınlıkla “Tabi memnuniyetle” diyerek ellerini uzatmış beraber dans etmeye başlamışlar. Tam o sırada salonda çok güzel bir melodi çalmaya başlamış. Küçük peri kızları etrafa çiçekler atıyorlarmış.

Prens “Sera, ne kadar da güzel dans ediyorsun. Ayrıca bale yapmayı da seviyorsun galiba?”

“ Teşekkür ederim. Benim en büyük hayalim bir gün balerin olmak, sence olabilir miyim?”

“ Harika bir balerin olacağına eminim.”

“ O zaman bu çalan güzel melodinin adını Prens fındıkkıran Melodisi koyalım. Ne zaman duysan beni hatırla.” demiş

Sera tek ayağının üstünde döne döne bütün salonda bale yaparak adeta uçuyormuş. Birden bir ses duymuş “Sera hadi uyan artık kızım çoktan sabah oldu. Demek ki fındıkkıranla beraber uyumuşsun.”

“Günaydın annecim keşke beni uyandırmamış olsaydın çok güzel bir rüya görüyordum. Herşey öylesine güzeldi ki,  Prens Fındıkkıranla dans ediyorduk, birde o koca salonda Bale yapıyordum.”

Annesi “Öylemi, neyse artık o kadar danstan sonra yorulmuşsundur. Hadi elini yüzünü yıkada amcanla kahvaltıya bekliyoruz.”

Sera eline fındıkkıranı almış, onunla dans ede ede dönüyormuş. Kulağında ise hala o melodi varmış. Sanki o rüya gerçekmiş.

Başka Güzel Masallar okumak istiyorsanız Ezop Masalları bölümüne bakabilirsiniz.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Gümüş Gözlü Dev Bir Sevgi Hikayesi
Gümüş Gözlü Dev: Bir Sevgi Hikayesi
Keloğlan İle Padişah
Keloğlan ile Padişah Masalı
Kanatlı Kediler Masalı
Kanatlı Kediler Masalı
Minik Tavşan Masalı
Minik Tavşan Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.