Balıkçı ile Karısı: Balık Prens Hikayesi

Balıkçı ile Karısı

Abone Ol google news

Balıkçı ile Karısı Masalı ‘nda fakir bir balıkçı, bir gün sihirli bir balık yakalar. Eşini mutlu etmek isteyen adam eşinin bitmek bilmeyen isteklerini sihirli dil balığının yerine getirmesini konu edinen güzel bir uyku masalı. İyi okumalar.

Balıkçı ile Karısı

Balık Prens Hikayesi Oku

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde denize yakın yüksek bir tepede bulunan evlerinde eşiyle beraber yalnız yaşayan bir adam varmış.

Balıkçılık yaparak evin giderlerini karşılayan adam, her gün uçurumun kenarına giderek oltasını denize sallar sonrasında ise saatlerce balığın oltaya takılmasını beklerdi.

Akşam olmadan önce tutmuş olduğu balıkları satarak evin ihtiyaçlarını karşılardı.

Mütevazi bir insan olan balıkçı hayatından gayet memnun iken, karısının hayatından memnun olmadığını biliyormuş. Çünkü karısı çoğu zaman şikayetçi bir tavırla onunla konuşurdu.

Bir gün karısı: “Şu pis kulübeye baksana, içindeki koku beni çok rahatsız ediyor. Günde birkaç defa temizlediğim halde o koku bir türlü gitmiyor.”

Balıkçı ise karısını çok sevdiğinden onun üzülmemesi için elinden gelen her şeyi yapıyor ama karısının şikayetlerinin sonu gelmiyordu.

Her ne yaparsa yapsın onun tersini isteyerek bir türlü memnun olamayan karısını mutlu edemediği için zaman zaman üzülüyordu.

Yine bir gün Balıkçı; “Güzel karıcım seni mutlu etmek için ne yapabilirim bana bunu söyle?”

Karısı; “Beni mutlu etmek istiyorsan eğer, beni şu pis kulübeden kurtar. O zaman belki mutlu olurum!” Demiş

Çaresiz olan balıkçı karısına: “Biraz daha sabret mutlaka bir çözüm yolu bulacağım.” demiş

O gece sabaha kadar yatakta kıvranan balıkçı güneşine doğuşuyla beraber kalkarak  balık oltasını aldığı gibi balık tutmaya gitmiş.

Oltalarını suya attıktan sonra, düşünmeye başlamıştı. Başka bir işi olmayan zavallı adam ne yapacağını bilemiyormuş.

Düşünceler içerisinde oltalarını her çektiğinde, oltasına takılan balık olmadığını görünce de ümitsizliğe kapılarak üzgün bir şekilde olduğu yerde uzanmış.

Elini başının altına koyup gökyüzüne bakan balıkçı kendi kendine; “Demek oluyor ki kısmetimiz yok, yiyecek balığımız da olmadığından bugünde meyveyle idare edeceğiz artık.”

Uzandığı yerden kalkarak oltaları toplamaya yeltendiğinde oltaya  bir şeylerin takıldığını fark etmiş. Oltayı sıkıca tutarak büyük bir ustalıkla çekmeye başlamış.

Kendi kendine sevinçli bir şekilde: “Ooo büyük bir balık yakaladım sanırsam.” diyerek oltayı çekmeye devam etmiş.

Oltaya takılmış  dil balığını gören balıkçı şaşkınlık içerisinde balığa bakmış çünkü o balık çok renkli ve parlak bir türmüş,

Balıkçı kendi kendine; “Bir dil balığının bu kadar ağır olması imkansız bir şey, yoksa çok mu şişman.” diye kendi kendine sesli bir şekilde konuşurken neredeyse karaya çıkardığı dil balığı balıkçıya seslenerek:

“Hayır, düşündüğünüz gibi değil balıkçı bey.”

Dil Balığının konuştuğunu gören balıkçı kekeleyerek “Olamaz bu nasıl oluyor, sen nasıl konuşabiliyorsun?”

Dil Balığı: “Ben sizin hakkınızda çok şey biliyorum, normal şartlarda düşündüğünüz gibi bir balık değilim. Sihir yapılarak dil balığına dönüştürülmüş bir Prensim. Ne olur beni bırakın, beni satmaya kalkarsanız ne kadar para edebilirim ki!”  demiş.

Balıkçı: “Hayır, seni satmayacağım o konuda merak etme, seni oltadan kurtarayım serbest bırakacağım, seni  denize mi bırakayım demiş,

Dil balığı: “Ah bu iyiliğinizi unutmayacağım. Size çok teşekkür ederim.” diyerek kendisi suya atlamış,

Eve eli boş dönen balıkçı karısına: “Hayatım gelsene yanıma sana bugün karşılaştığım çok ilginç bir olaydan bahsetmek istiyorum.”

Karısı: “Hani yiyecek bir şeyde balık da getirmemişsin.” deyince,

Balıkçı “Dil balığının heyecanından her şeyi unuttum, yakaladığım bir dil balığıydı. Oda konuşuyordu, bana  kendisinin sihirle balığa dönüştürülmüş bir Prens olduğunu söyledi.”

Karısı; “Ne peki nerede? O konuşan balık?”

Balıkçı: “Biraz konuştuktan sonra onu serbest bıraktım, o da denize atladı.”

Karısı: “Sen sihirli bir balık, hemde konuşan bir balık yakaladın, sonrada onu saldın mı?  Niye böyle bir şey yaptın ki,  o bizi fakirlikten kurtarabilirdi! En azından ondan bir ev isteseydin.”

Balıkçı: “Tamam da bir balık, bize  nasıl ev verebilir ki! İmkansız bir şey bunu sende iyi biliyorsun, biz elimizde bulunanlarla mutlu olmalıyız.”

Karısı: “Ben şu gördüğün evde değil, ancak daha iyi bir evde ve şehirde yaşarsam ancak mutlu olurum! Daha biraz önce sen söyledin o bir büyülü prens, sen ona bir iyilik yaparak serbest bıraktın, hemen tekrar git ona seslen ve ondan bir ev iste…”

Balıkçı karısını kırmak istemediğinden oltalarını alarak deniz kenarına geri gitmiş, Balıkçı yüksek sesle “Sihirli balık, sihirli balık  beni duyuyor musun?”

Çok geçmeden suda bir dalgalanma oluşmuş, dil balığı su yüzüne çıkmış: “Evet, hoş geldin?”

Balıkçı: “Sana bir şey söylemek istiyorum ama nasıl söylesem bilmiyorum. Şey benim karım varya gerçekten çok mutsuz..”

Balık prens: “Niçin mutlu değil ki, bir problem mi var?”

Balıkçı: “Evet, benden sürekli daha büyük bir ev istiyor.”

Balık prens: “Tamam, öyleyse eve geri dön yeni evin hayırlı olsun.” demiş.

İşittikleri karşısında tekrar şaşıran balıkçı, Dil balığına teşekkür etikten sonra eve doğru yol almış.

Eve varan balıkçı gözlerine inanamamış, karısının güzel bir evin kapısında sevinçli bir şekilde onu beklediğini görmüş.

Ev sihirli bir şekilde baştan aşağı yenilenmiş eski dökük kulübe yerine büyük bir saray yavrusu  gelmişti.

İç dizaynıda mükemmel ve içerisi ihtiyaç duyulacak tüm eşyalarla donatılmıştı.

Karısı: “Hayatım baksana bizim evin yerine bu ev gelmiş, demek o balık bize bir ev verebiliyormuş. Gelsene içeri her şey çok güzel, neredeyse eski evin 10 katı büyüklüğünde.”

Balıkçı: “Evet karıcım! Çok güzel bir ev artık mutlu olursun değil mi? İsteğin gerçekleşti ve artık şehre taşınmamıza da gerek kalmadı.”

Karısı: “Şimdilik buradayız, gerisini de sonra düşünürüz, gel hemen mutfağa giderek yiyecek bir şeyler hazırlayalım, çok acıktım.”

Balıkçının karısı yeni bir evin heyecanından sabaha kadar kıvranıp durmuş, bir türlü uyuyamamış. Sabah erkenden mutfağa geçerek kocasına çok güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamış ve onun kalmasını beklemeye başlamış.

Kocası kalkınca günaydın diyerek onunla konuşmaya başlamış.

“Aslında bu ev de küçükmüş, daha büyük bir ev olsaydı daha iyi olmazmıydı. Aslında ben büyük bir sarayda kraliçe olarak yaşamak istiyorum. Sen en iyisi kahvaltını yaptıktan sonra o prens olan balıktan bir saray iste!”

Eşinin bu sözleri üzerine kızan balıkçı karısına: “Ne dediğinin farkında mısın sen? Kraliçe olmak istiyorsun birde? Bu ev eski evimizin 10 katı büyüklüğünde daha aradan 3 gün bile geçmedi daha fazlasını istemeye başladın!”

Karısı: “Tabiki isteyeceğim bu hayat benim hayatım, aslında seninde benim kararlarıma saygı duyman lazım. Hemen sihirli balığın yanına giderek bu evi bir saray, benide sarayın kraliçesi yapmasını iste.” demiş,

Eşinin isteklerini sihirli balığa söyleyip söylememe konusunda ne kadarda tereddüt etse de, kahvaltı yaptıktan sonra oltalarını alan balıkçı tepeye doğru yürümüş.

Tepeye varınca sessizce oturup beklemiş, neredeyse akşam olacakmış ki, : “Sihirli balık, sihirli balık buralarda mısın?” Diye seslenmiş.

Su yüzüne çıkan balığa, “Sana nasıl anlatacağımı da bilemiyorum daha geçen gün evimizi büyük ve harika bir eve çevirdiniz, ama bugün yine karım mutlu olmadığını söyledi.”

Balık prens: “Peki, karınız ne istiyor?”

Balıkçı: “Bir saray o sarayda da kraliçe olmak istiyor.” demiş.

Balık prens: “Eve dönebilirsin evin bir saray, eşinizde o sarayın kraliçesi oldu.” demiş.

Sihirli balığa çok ama çok teşekkür ederek eve doğru giden balıkçı, uzakta eski evinin yerinde kocaman bir saray olduğunu görmüş.

Saraya yaklaştığında sağa sola koşuşturan hizmetkarlar olduğunu görmüş, sarayın içerisine giren balıkçı karısının başında tacı ile tahtta oturduğunu görmüş.

Balıkçı: “İstediğin oldu, sen bir Kraliçe oldun artık mutlusundur.”

Karısı: “Bilmem mutlu olup, olmadığımdan emin değilim, kraliçe olmakta bana yetmez, sen en iyisi yarın sabah git ve o sihirli balığa deki beni bir imparatoriçe yapsın!”

Balıkçı: “Sen neler söylüyorsun daha yetmedi mi, artı o balık seni İmparatoriçe falan yapamaz! Bu dediğin imkansız bir şey,”

Karısı: “Sen niye buna karar veriyorsun ki, git ve ondan beni imparatoriçe yapmasını iste.” demiş.

Balıkçı odasına çekilmiş ve sabaha kadar odasından çıkmamış, sabahın ilk ışıklarıyla beraber her zaman balık tutuğu yere gitmiş, yine sessizce saatlerce oturmuş.

Sihirli balığa seslenip seslenmeme konusunda yine kararsız kalsada en sonunda seslenmeye karar vermiş.

Balıkçı: “Sihirli balık, sihirli balık  buralarda mısın?” Diye seslenmiş.

Suyun yüzeyine çıkan balık: “Buyurun bir isteğin mi var.” demiş.

Balıkçı: ” Sen dün evimizi kocaman bir saraya, karımı da sarayda kraliçe yaptığın halde yine mutlu olmadığını söylüyor.”

Sihirli balık: “Niçin mutlu değil isteği şey nedir?”

Balıkçı: “Bu seferde İmparatoriçe olmak istediğini söylüyor.”

Sihirli balık: “Eve geri dön! Karının dileği gerçekleşti, karın artık bir İmparatoriçe…” demiş

Balıkçı sihirli balığa yaptıkları için çok teşekkür etikten sonra eve dönmüş. Yolda giderken kendi kendine acaba bu sefer karım mutlu olur mu? Diye düşünmeye başlamıştı.

Saraya vardığında kapılarının altınlar ile kaplı olduğunu görmüş, saray ise neredeyse eski sarayın iki katı büyüklüğündeymiş.

İçeri girerek oradaki hizmetçilere, imparatoriçeyi görmek istediğini söyleyen balıkçı, karısının yanına bile gidememiş.

Balıkçı kapıda epey bir süre bekledikten sonra içeri almışlar. Karısının altından bir tahtta oturduğunu, etrafında bir sürü hizmet eden insanın olduğunu görünce ona

“Artık bir İmparatoriçede oldun mutlu musun?”

Karısı: “Evet gördün mü sen imkansız bir şey diyordun, demek o balık bunu gerçekleştirebiliyormuş.”

Balıkçı: “Evet, haklısın gerçekleştirebiliyormuş, peki mutlu musun?”

Karısı: ” İşte o konuda bir şey diyemem bugün çok yorucu bir gündü gidip dinlenmeliyim.” demiş.

Balıkçı karısının bitmek bilmeyen isteklerinden bıkmıştı, o yüzden başka birşey istemesinden korktuğundan odasına giderek yatağa uzandığı gibi yorgunluktan derin bir uykuya dalmıştı.

Karısı o gece uyumamıştı mutlu olabileceği şeyleri düşünmeye başlamış, sabah olunca da herhangi bir şey istememiş balıkçıdan.

Balıkçıda karısı bir şey istemediğine göre artık istekleri son bulmuş diye düşünerek hemen dışarı çıkıyormuş.

Aradan yaklaşık bir hafta gibi bir süre geçtikten sonra, karısı her gece yatağında aya ve yıldızlara bakıp düşünüyormuş, düşünmekten yorulan kadın, artık  dinlenmek istiyormuş.

Karısının bitmek bilmeyen istekleri üzerine bu seferde gece ve gündüze hakim olabilecek bir güce sahip olmak isteyen karısının aşırı ısrarları üzerine:

Deniz kenarına giden balıkçı. “Sihirli balık, sihirli balık beni duyabiliyor musun?” Diye seslendi,

Suyun yüzeyine çıkan balığa: “Karım tüm isteklerini gerçekleştirmene rağmen hala tuhaf isteklerde bulunup mutlu olmadığını söylüyor.”

Sihirli balık: “Mutlu olmak için daha neler istiyor peki?”

Balıkçı: “Eeeee nasıl anlatsam bilmiyorum ki, bu seferde güneşi kontrol edebilecek kadar güçlü olmak istiyor.”

Sihirli balık: “Peki öyleyse eve geri dön o artık en güçlüdür.”

Balığa yine teşekkür eden balıkçı eve gitmiş. Eve ulaştığında  karısının kaybolduğunu fark etmiş, onu bulamayan balıkçı tekrar deniz kenarına giderek:

“Sihirli balık neredesin? Lütfen bana yardım et!

Suyun yüzeyine çıkan balık: “Bir şey mi oldu.”

Balıkçı: “Karıma ne  oldu  hiçbir yerde yok.”

Sihirli balık: “Sen söyledin diğerleri gibi bende yerine getirdim. Bu güne kadar en güçlü olanları kimse görememiştir. O yüzden kimse göremez.”

Balıkçı: “Lütfen onu geri getirir misin!”

Sihirli balık: “Bir dileği tersine çevirecek bir güce sahip olmadığımdan yerine getiremem.”

Balıkçı: “Bu güne kadar hep eşimin dileklerini istedim, peki benimde senden son bir dileğim olacak.”

Sihirli balık: “Öyleyse sende dileğini söyle, ne istiyorsun?”

Balıkçı: “Ben yalnızca karımın her zaman mutlu olmasını istiyorum.” demiş,

Sihirli balık: “Öyleyse eve geri dön şuan karın mutlu olacak her şeye sahiptir artık.”

Eve giden balıkçı karısının eski ve ufak kulübenin kapısında kendisini beklediğini görmüş ona: “Seni gördüğüme sevindim.” demiş

Karısı: “Ne sarayın ne tacın nede gücün mutluluğu getirmediğini gördüm. Çünkü ne para nede mal mutluluk için yeterli değilmiş onu öğrendim.”

O günden sonra balıkçı ve karısı her gün mutlu ve  huzurlu bir hayat sürmüşler.

Balıkçı ve karısı özet

Günün birinde çok fakir bir balıkçı, yaşarmış. Onun sürekli kendi halinde şikayet eden bir karısı varmış.

Bir gün balıkçı denizde sihirle balığa dönüştürülmüş prens olan bir balık yakalamış. Bu balık ne isterlerse gerçekleştirebilecek bir güce sahipmiş.

Karısının ısrarları üzerine onun isteklerini balıktan isteyen adamın tüm istekleri gerçekleşiyormuş. Ama balıkçı karısının bitmeyen arzu ve istekleri sonucu bir kaç günde bir balık prensten bir şeyler istemeye gidiyordu.

Derken en sonunda imkansız bir şey isteyen kadının isteğide gerçekleşince kadın ortadan kaybolmuş.

Bu sefer balıkçı balık prensten her şeyin eskisi gibi olmasını isteyince her şey normale dönmüş. Balıkçı ve karısı mutluluğun zenginlik ve para ve mevkiide olmadığını anlamışlar.

Sık Sorulan Sorular.

  • Balıkçı ile karısı masalının yazarı: Tanınmış grimm kardeşler olan Jacob Grimm ve Wilhelm Grimm adlı iki kardeşin derlemiş olduğu masallardan biridir.
  • Balıkçı ve karısı Hangi Ülkenin: 1812 yıllarında yazılmış bir Alman peri masalı.

Balık ile balıkçı Hikayesi‘ ni okurken güzel bir vakit geçirdiğinizi umarız. Bu güzel Çirkin Ördek Yavrusu Masalı da ilginizi çekebilir.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Pembe Kulak Masalı
Pembe Kulak Masalı
Aslan, Öküz ve Çakal Çocuk Hikayeleri
Bilinen Hikayeler: Aslan, Öküz ve Çakal
Sincap Ailesi
Sincap Ailesi Hikayesi
Akıllı Tavşan Momo Masalı
Akıllı Tavşan Momo Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.