Hayat Suyu Masalı

Hayat Suyu Masalı

Abone Ol google news

Hayat Suyu Masalı, Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde güneydoğuda bulunan bir ülkedeki sarayda kral ve üç oğlu beraber yaşarmış, Kralın iki büyük oğlu kendini beğenmiş ve kötü niyetlilerken en küçük prens ise çok iyi yürekli ve yakışıklı bir gençmiş.

Kral bir gün hastalanmıştı, sarayın doktorları, ne yaptılarsa kralın hastalığına bir çare bulamamışlar. Sarayda bulunan büyücü, kralın hastalığını ancak hayat suyunun iyileştirebileceğini söylemiş, ancak o suyu bulmanın çok zor ve tehlikeli olduğunu söylemiş, Bu durumdan haberdar olan üç prens babalarını iyileştirmek için hayat suyunu bulmaya karar vermişlerdi.

En büyük prens kralın yanına giderek:

” babacığım İzin verirseniz, bu suyu sana ben getireyim, demiş.

Kral,  o suyu bulmanın çok tehlikeli olduğunu söyleyerek, izin vermeye yanaşmamışsa da büyük prensin ısrarlarına dayanamayarak,

En sonunda ona müsaade etmiş, büyük prensin asıl niyeti hayat suyunu getirerek, babasını iyileştirmek karşılığında ondan sonra kral olmakmış.

Sabah erkenden kalkarak yola çıkmış,  günlerce yol aldıktan  sonra bir cüce ile karşılaşmış.

Cüce, “böyle acele acele nereye doğru gidiyorsun? Diye sormuş.

Prens kibirli bir şekilde:

“Seni gidi pis cüce, sana ne nereye gidiyorum demiş  sonrada  atını hızlıca  sürmüş,

Cüce o kadar çok kızmıştı  ki hemen arkasından kötü bir büyü yapmıştı ki,  prens dar bir geçide ulaştığında geçit iki taraftan kapanarak onu  hapsetmiş.

Kral, uzun bir süre  oğlunu beklemiş ama ondan bir haber alamayınca meraklanmıştı, ortanca prens, babasının yanına giderek:

” Baba, müsaade et de gideyim hem  o suyu hemde abimi  getireyim, diye yalvarmış.

Kral ısrarlara dayanamayarak  ona da izin vermiş, ortanca prenste hazırlanarak  yola çıkmış, Abisi gibi oda uzun bir süre yol aldıktan sonra o cüceyle karşılaşmış.

Cüce ona da  aynı soruyu sormuş:

“Böyle acele acele nereye doğru gidiyorsun?

Ortanca Prens: “Bu seni  hiç ilgilendirmez, beni meşgul etme cüce demiş ve hızla atını sürmüş.

Onda kızan cüce onun ardından ötü bir büyü yapmış  oda abisi gibi geçide vardığında, geçit ona da iki yandan kapanmış ve hapis kalmış.

Ortanca oğlunun da geri dönmemesi kralı daha çok endişelendirmişti.

Ağabeylerinin geri dönmediğini gören iyi yürekli prens,  Kralın yanına giderek, hayat suyunu ve ağabeylerini için izin istemiş, çaresiz kalan kral onada izin vermiş.

Küçük Prens hayat suyunu ve ağabeylerini aramak için hazırlıklarını yaparak yola çıkmış, aynı yerde bekleyen cüceyle karşılaşmış,  Cüce prense nereye gittiğini sormuş.

Küçük Prens  ise ona kibarca ve tatlı bir  dille cevap vermiş:

“Kral babam çok hasta, onun iyi edecek ilaç olan hayat suyunu bulmaya gidiyorum, demiş.

Cüce:

” Sen çok iyi  ve kibar birisin, sana hayat suyunu bulman için  yardımcı olacağım, hayat suyu sihirli olan bir sarayın bahçesinde bulunan gümüş bir pınardan çıkar.

Şu ağacın altında bulunan demir sopa ve iki ekmeği al, bu yoldan ayrılmadan dümdüz git, bir saraya varacaksın,  sarayın kapısına var kapıya üç defa çalınca  kapı açılır, kapının arkasında iki aslan durur, bu ekmeklerin her birini bir aslana verirsen geçmen için sana yol verirler.

Sen de rahatlıkla hayat suyunu bir kaba koyar gelirsin ama gece yarısı olmadan oradan çıkman lazım, yoksa sarayın bütün kapıları kapanır o zaman orada hapis kalırsın, demiş.

Küçük Prens atını o yöne doğru sürmüş, cücenin söylediklerini bir bir yaptıktan sonra rahatlıkla saraya girmiş, sarayda o kadar güzel bir salon varmış ki hayretler içerisinde etrafı izlemiş, gözüne yerde bir kılıç duruyormuş.

Kılıcı yanına alarak odaları bir bir gezmeye başlamış, odaların birinde çok güzel bir prenses varmış, prenses prensi görünce çok sevinmiş hemen prensi karşılayarak kendisini bir büyüden kurtardığını, eğer bir yıl sonra tekrar gelirse onunla evleneceğini ve bütün ülkeye sahip olacağını prense söylemiş.

Sonrada prense pınarın nerde olduğunu söyleyerek, acele edip gece yarısı olmadan mutlaka saraydan çıkmasını tembihlemiş.

Küçük Prens merakla odaları gezerken içerisinde kuş tüyü yataklar olan bir oda görmüş, Küçük Prens o kadar çok yorulmuştu ki, biraz  dinlenip uyumaya karar vermiş.

Uyandığında gece yarısı olmak üzereydi yattığı yerden hızla pınara doğru koşmuş, suyu aldığı gibi kapılar kapanmadan hızla dışarı çıkmış.

Hayat suyunu alan prens cücenin yanına varmış,

Cüce, prensin elindeki kılıcı görünce:

“Biliyor musun sen elindeki kılıçla bütün orduları yenebilirsin, demiş.

Küçük Prens:

” Cüce kardeş yardımların için sana çok teşekkür ederim, benim iki ağabeyim de hayat suyunu bulmak için yola çıkmışlardı ama onlar geri dönmediler, ne olur onları bulmam içinde bana yardım et, demiş.

Cüce küçük prensin ricasını kıramayarak onları bulması için ona yardım edeceğini ancak kardeşlerinden kendisini sakınması gerektiğini ona tembih etmiş.

Cüce yaptığı o büyüyü bozarak kardeşlerini de serbest bırakmış.

Kardeşler kurtulunca, Ağabeylerine başından geçenleri  anlatmış, bir yıl sonra da hayat suyunu aldığı sarayda bulunan kızla evlenerek, ülkenin başına geçeceğini de söylemişti, hep beraber hızla saraya doğru atlarını sürmüşler.

İki büyük kardeş, küçük kardeşlerinin o hayat suyunu bulduğu için krallığı babalarının ona vereceğini düşündüklerinden onu ortadan kaldırmaya karar vermişler, bir fırsatını buldukları anda, hayat suyunu alarak  yerine deniz suyu doldurmuşlardı.

Saraya varır varmaz Küçük Prens hayat suyunu babasına içirtmiş  Kral o sudan içince daha çok hastalanmıştı, ağabeyleri kralın yanına giderek küçük kardeşlerinin onu zehirlemeye çalıştığını, asıl hayat suyunun kendilerinde olduğunu söyleyerek, küçük kardeşinden çaldıkları gerçek hayat suyunu babalarına içirtmişler.

hayat suyunu içen kral hemen iyileşmiş, iki büyük prens sonrada küçük kardeşlerinin yanına giderek onunla alay etmişler:

Hayat suyunu bulmak için bütün zahmeti sen çektin ancak bütün kazanç bizim oldu, bir yıl sonrada ikimizden biri senin hayat suyunu bulduğun o  sarayda bulunan güzel kızla evlenerek her yere hükmedecek, eğer bize karşı çıkarsan başına gelecekleri tahmin bile edemezsin, demişler.

Kral küçük prensin kendisini zehirlemeye çalıştığına inandığından ona  çok kızmıştı, büyük prenslerin  kışkırtmasıyla saraydaki soylular  toplanarak, küçük prensin infazına karar vermişlerdi.

Küçük Prens olaylardan habersiz bir şekilde ava çıkmış, Kralın avcıları da onunla birliktelermiş,  Prens ormanda avcıları üzüntülü görünce onlara sormuş:

” Neyin var, istemeden sizi üzecek bir şey mi yaptık?

Avcı: ” Şey efendim sizi infaz etmek için emir aldık demiş.

Prens çok şaşırmıştı, “Peki sizi zor duruma düşürmek istemem” demiş.

Küçük Prens’in ne kadar iyi kalpli ve mert biri olduğunu bilen avcılar Prens’e “lütfen prensim hemen buralardan uzaklaşın ve bir daha geri dönmeyin demiş”

Aradan  epey bir süre geçmişti.

Günlerden bir gün, Prens’e yardım eden o cüce, kralı ziyarete gitmişti, kralın huzuruna çıkarak küçük oğlunun nerede olduğunu sormuş.

Kral ise ona neler olduğunu anlatmıştı, cüce olanları duyunca çok üzülmüş sonrada tüm gerçekleri krala açıklamış.

Kral gerçekleri öğrendiğinde üzüntüsünden hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı ki tüm konuşmalara şahit olan avcı, sevinçle Krala Küçük Prens’i öldürmediğini  ve neler olduğunu anlatmış.

Kral çok sevinmişti, hemen oğlunu bulmak için her yana haberci  göndermiş, bu arada iki büyük prens saraydaki o kızla evlenmek için, birbirlerinden habersizce oraya gitmek için yola koyulmuşlar.

Önce saraya varan büyük prens içeri girmiş ancak saray muhafızları onu yakaladıkları gibi iyice hırpalamışlar, Prens kendisini zar zor kurtararak oradan ayrılmış, ortanca prens de ağabeyi gibi iyice dayak yedikten sonra kendisini zar zor kurtarmış.

Küçük Prens zamanı gelince sarayın kapısına geldiğinde tam bir yıl olmuştu, sarayın kapıları ona açılıp, genç prensese kavuşmuş, hemen prensesle düğünleri yapılmış sonrada ülkenin başına geçmiş.

Kral babası  küçük prensten özür dileyip kendisini affetmesini söylemiş, iki büyük prensi de cezalandırmaları için yakalanmalarını emretmiş. Tüm olanları  öğrenen büyük prensler ülkeden geri dönmemek üzere kaçmışlar, yaptıkları kötülüklerin cezasını da bir ömür yoksulluk içerisinde yaşayarak ödemişler.

Küçük Prens, prensesle evlendikten sonra çok  mutlu bir hayat sürmüşler.

Bu güzel masal da ilginizi çekebilir: Uyuyan Güzel Masalı

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Keloğlan ile Kırmızı Taş Masalı
Keloğlan ile Kırmızı Taş Masalı
bambi masalı
Bambi Masalı
Aslan ile Kurbağa
Aslan ile Kurbağa Masalı
kurt ve yedi kucuk keci masali
Kurt İle Yedi Keçi Yavrusu Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.