Parmak Kız Masalı

Parmak Kız Masalı

Klasik Masallar okuyup eğlenmek isterseniz, sizler için derlemiş olduğumuz bu harika Parmak Kız Masalı tercih edebileceğiniz okumalık kısa masallar arasındadır.

Uzak ve güzel diyarlarda yaşayan güzel bir kadın küçük bir çocuğunun olmasını çok istiyormuş.

Sürekli dolaşan bu güzel kadın, günlerden bir gün yine dolaşırken ihtiyar bir kadınla karşılaşmış, kadınla biraz muhabbet etmişler.

Güzel kadın o kadına çocukları çok sevdiğini bir çocuğunun olmasını çok istediğini anlatmış.

Bunun üzerine yaşlı kadın;

– Ben seni çok sevdim o yüzden sana yardım etmek istiyorum demiş

Cebinden çıkarmış olduğu arpa tanesini güzel kadına uzatarak al şunu, bu senin bildiğin arpa tanesi değil, bu taneyi götürüp bahçene ek ve bekle, demiş.

Bu gördükleri karşısında şaşkın olduğu gibi mutlu da olan kadın yaşlı teyzeye şükranlarını sunarak arpa tanesini almış.

Koşar adımlarla eve giderek bahçedeki büyük bir saksının içerisine arpa tanesini ekmiş.

Meraklı olan kadın, sürekli saksıyı kontrol eder dururdu, iki gün sonra saksıdan laleye benzeyen bir çiçek ortaya çıktığını görmüş.

Yaprakları kapalı olduğundan ilk başlarda ne olduğu anlaşılamıyormuş.

Güzel kadın merakla içinde bir şeyler mi var düşüncesiyle sürekli saksıyı kontrol eder çiçeğin açmasını beklermiş.

Ertesi sabah erkenden kalkarak çiçeğin yanına gitmiş ve çiçeği okşarken birden çiçeğin açmaya başladığını görmüş.

Birde ne görsün çiçeğin tam ortasında minnacık parmak kadar güzel mi güzel olan bir kız oturuyormuş.

Gördükleri karşısında sevinçten dökülen gözyaşlarını silen kadın sevgiyle parmak kızı  eline alarak öpmeye başlamış,

Parmak kızda annesini öptükten sonra,

– Benim güzel anneciğim diyerek minik elleriyle annesinin yüzünü okşamış.

Mutlu olan kadın Parmak Kız adını koymuştu, beraber eve girip akşama kadar sohbet etmişler.

Eğlenmişler gece olunca da annesi parmak kıza ceviz kabuğundan çok güzel bir yatak yapmış ve o çiçeğin yapraklarını da ona yorgan yapmış.

Parmak kız sabah kalkıp bütün gün masanın üzerinde oynayınca, annesi sıkılmaması için büyük bir tabağın içerisine su doldurarak üzerine birkaç yaprak koymuş.

Parmak kızıda yaprakların üzerine oturtmuş eline de bir kibrit çöpü vermiş.

Parmak Kız suyun içerisindeki kayığıyla yüzerken şarkılar söylemeye başlamış, sesi öylesine tatlıymış ki onu duyan annesi ile dışarıdaki hayvanlar sessizce onu dinlemeye başlarlarmış.

Akşama kadar hiç durmadan minik kayığında şarkılar söyleyip durmuş.

Bir gece yatağında mışıl mışıl uyurlarken evin kırık olan penceresinden içeriye bir kurbağa girmiş.

Bu kurbağa hem çirkin hemde çok büyükmüş, masanın üstüne zıplayınca orada uyuyan Parmak kız’ı görmüş.

– Vaybe ne kadarda güzel bir kızmış bu demiş, ondan tamda benim oğluma layık bir eş olur diye düşünmüş.

Parmak Kızı yatağıyla beraber kucaklayarak sessizce zıplaya, zıplaya evden çıkmış ve evinin bulunduğu dereye götürmüş.

Kurbağanın oğlu da babası gibi çirkinmiş babasının geldiğini gören oğlu babasına doğru koşup ona:

– Bu ne deyince

Kurbağa mışıl mışıl uyuyan parmak kızı göstermiş, genç Kurbağa Parmak Kız’a bakıp  sevinçle bağırmış,

– Ne kadar da güzel bir kızmış babacım demiş

Babası

-Sessiz ol oğlum uyanırsa kaçabilir onu şu derenin ortasındaki nilüfer bitkisinin  üzerine koyalım demiş

Çirkin Kurbağa Oğluna:

– Yardım et demiş,

Bu esnada kurbağanın anneside gelmiş, hep birlikte geniş yapraklı nüliferin üzerine koymuş, düğün hazırlıkları için anne ve oğlan kurbağa oradan ayrılmışlar.

Güneşin ilk ışıklarıyla derin uykudan uyanan parmak kız, etrafına bakınmış ama nerede olduğunu bilmiyormuş.

-Anne anne diye seslenmiş ama etrafta annesi yokmuş.

Ağlamaya başlamış tamda bu sırada anne kurbağa ile çirkin oğlu gelmişler.

Anne kurbağa,

– Vırak,Vırak, vırak sakin ol ağlama güzel kız, bak ben sana kocan olacak olan şahsı  tanıtayım, şu bataklığın altında ikiniz için çok güzel  bir ev hazırladık ki görünce sende çok beğeneceksin, demiş

Bu arada genç kurbağa sürekli gülümsüyormuş, ihtiyar kurbağa ile oğlunun düğün hazırlıkları için yapacak işleri vardı o yüzden müsaade isteyerek oradan ayrılmış, anne kurbağayı da orada bırakmışlar.

Bu durum karşısında çaresiz kalan parmak kız hiçbir şey söylemeden hüngür hüngür ağlamış.

Bu arada olup biteni duyan davetsiz misafirlerde varmış, deredeki balıkların hepside parmak kızın ne kadar güzel olduğunu söylüyorlarmış.

Anne kurbağa oradan ayrıldıktan sonra balıklar

-Ağlama biz sana yardım edeceğiz demişler.

Balıklar nülifer çiçeğinin yaprağının sapını ısırmaya başlayıp parmak kızı oradan uzaklaştırmışlar.

Biraz gittikten sonra derenin akıntısına kapılan yaprak parmak kızı uzaklara farklı bir  ülkeye kadar götürmüş.

Yaprakların üzerinde uzanmış olan parmak kızı gören bir kelebek rengarenk kanatlarını çırparak ona yaklaşmış.

– Bakarmısın güzel kız seninle arkadaş olmak istiyorum, benim arkadaşım olur musun? Demiş.

Parmak Kız kelebeğin bu samimi yaklaşımı karşısında o kadar çok sevmiş ki parmak kızı üzerinde bulunduğu yaprağın ucunu tutarak kıyıya doğru sürüklemeye başlamış.

Tamda bu sırada bir mayıs böceği Parmak Kız’ı yakalayarak onu bir ağacın dalına götürüp ona çiçek tozu vermiş.

Parmak kız’a:

– Sen çok güzel bir kızsın ama bana hiç benzemiyorsun demiş.

Parmak kızı gören diğer dişi mayıs böcekleride onun yanına giderek kıskançlık dolayısıyla alaycı bir şekilde

-Bakın hele antenleri bile yok, ayaklarıysa yalnızca iki tane, hiçte güzel değilsin demişler.

Epey alay ettikten sonra kahkahalar içerisinde oradan ayrılmışlar.

Bu söylenenleri duyan erkek mayıs böceği epey üzülmüş, parmak kızı çok beğendiği halde onu götürüp bir papatyanın üzerine bırakmış

Bütün yaz ormanda tek başına kalmaya başlamıştı, günler günleri kovalarken kış mevsiminin  gelmesiyle beraber havalar iyice soğumaya başlamıştı.

Yılın ilk karı yağmaya başlamasıyla birlikte çok küçük olan Parmak kız için kar taneleri tıpkı kartopu gibi görünüyormuş.

Kendini kardan ve soğuk havadan korumak için yaprakları üzerine örtsede yine de çok üşüyormuş.

Kar yağışı durduktan sonra gezmeye başlamıştı, o anda toprağın üzerinde bir delik ile karşılaşmıştı.

Deliğin içerisine girerek seslenmiş:

– Kimse yok mu? Afedersiniz, kimse yok mu?

Çok geçmeden ihtiyar bir tarla faresi ile karşılaşmış, tarla faresi parmak kıza

İçeri gel yavrucuğum dışarısı çok soğuk olduğundan epey üşümüşsündür diyerek onu içeri almış.

Çok iyi kalpli olan ihtiyar fare biraz yiyecek getirerek Parmak Kıza ikram etmiş.

Karnını güzelce doyuran parmak kız bulunduğu mekanın sıcaklığından oturduğu yerde uykuya dalmıştı.

Kızın üstünü örten tarla faresi parmak kız uyandığında

– İstersen bu kış boyunca burada  kalabilirsin, hem bana arkadaşlık ederek  masallar anlatırsın, demiş.

Bu teklife çok sevinen Parmak Kız:

-Bundan memnun olurum demiş.

Aradan günler geçmişti ikisi beraber hep eğlenmişler, bir gün yaşlı Fare Parmak kıza:

– Zengin bir misafirimiz gelecek yerinde olsam, onunla hemen evlenirdim, demiş

Bu teklifi düşünen Parmak Kız, o zengin misafirle evlenmeye karar vermiş.

Bu misafir bir Köstebekmiş, şarkılar söyleyen parmak kızı görünce ona hayran kalmıştı.

Köstebek, ayrılmadan ikisini kendi evine davet etmişti.

Birkaç gün sonra köstebeğin daveti üzerine onun yuvasına giderlerken bir kuşla karşılaşmışlar.

Hareketsizce yatan bir kuştu, daha öncesinden köstebek kuş hakkında uyardığı için korkmadan yanlarından geçerlerken onları karşılayan köstebek kuşa bir tekme atmış.

 

Köstebek misafirlere:

– Işığı ve güneşi hiç sevmediğini karanlığı çok sevdiğini söylemiş

Biraz oturduktan sonra eve dönerlerken Parmak Kız yanındakilere fark ettirmeden kuşun kanatlarını sevgiyle okşayarak öpmüş, tamda o sırada kuşun kalbinden gelen sesi duymuş,

Önceleri biraz korksada kuşun yaşadığına çok sevinmiş sadece üşüdüğünden uyuştuğunu anlamış.

Parmak Kız kuşun ısınması için yapraklar toplayarak onun üzerini örtmüş, kuş ısındıkça kendine geliyormuş.

Bir gün sonra gözlerini açmış ve sevgiyle parmak kıza teşekkür etmiş.

Her gün kuşa yiyecek ve su götüren Parmak Kız kış boyunca kuşa bakmış.

Bütün bunları Fare ile Köstebekten gizli yapmaktaydı, artık baharın gelmesiyle beraber havalarda ısınmaya başlayınca, kendine gelen kuş gagasıyla dışarı çıkmak için bir oluk açmış.

Çoktandır görmediği o güzel güneşi görünce cik, cik cik diye ötmeye başlamış.

Parmak Kız da kuşla beraber oluktan dışarıya çıkmış baharın gelişiyle her şey o kadar güzelmiş ki o güzellikten her şeyi unutmuşlardı.

Her şey için küçük kıza teşekkür eden kuş, ona kendisiyle gelmesini teklif etmiş ama ihtiyar fareyi üzmek istemeyen kız,

– Hayır, güzel arkadaşım şimdilik değilde ileride belki senden yardım isteyebilirim, demiş.

Parmak kızla vedalaşan kuş uçarak uzaklaşmış,

Eve dönen kıza yaşlı fare:

– Güzel kızım sana çok güzel bir haberim var köstebek seninle evlenmek istiyor. Sende onunla evlenmek istemiştin zaten istersen eğer hemen düğün hazırlıklarına başlarız, hatta Örümcek dostlarımıza rica ederiz onlarda sana çok güzel elbiseler dikerler demiş.

İhtiyar fare örümcek arkadaşlarına haber gönderterek onun için güzel elbiseler dikme hazırlıklarına başlamışlar.

Bu olanlar karşısında parmak kız çok mutsuzmuş, köstebekle evlenmek istemiyormuş.

Hazırlıklar yapılırken Parmak Kız her fırsat bulduğunda dışarıya kaçıyor yardım ettiği kuşu arıyormuş.

Bu şekilde günler hızlıca geçiyormuş, düğüne az bir süre kalmıştı, çaresiz kalan parmak kız artık dışarıda tanıştığı kişilerle vedalaşmaya başlamıştı, köstebekle evlenirse bir daha dışarı zor çıkacağını biliyordu.

Ağlayarak vedalaşamadığı kişilerle vedalaşan parmak kız güneşe:

-Güzel güneş, güzel kuşlar, ağaçlar ve  çiçekler biliyor musunuz sizleri çok seviyorum demiş.

Ardından bir çiçeğe sarılarak ağlamaya başlamış, işte tamda o sırada arkadaşı olan kuşun cik cik, cik diye ötüşünü duymuş.

Kuş karşısındaydı, hemen kuşa doğru koşarak ona sarılmış,

– Bir daha gelmeyeceksin diye çok korktum, demiş.

Bunun üzerine Kuş,

– Her şeyden haberim var sırtıma bin ve sıkıca kendini tut o köstebekle evlenerek hayatını zindana çevirmeni istemiyorum demiş,

Kuşun sırtına binerek sıkıca tutunan Parmak Kız, Kuşun üzerinde tepeleri, dağları aşarak başka bir ülkeye gitmişler.

Yukarıdan bakıldığında her şey o kadar güzel görünüyormuş ki ihtiyar fareyi de köstebeğide hemen unutuvermişti.

Gittikleri ülke o kadar güzelmiş ki parmak kız,

-Herhalde burası yeryüzünün en güzel yeri, buralarda yaşamayı çok isterim demesi üzerine

Aşağı doğru süzülen kuş parmak kızı bir çiçeğin üzerine güzelce bırakıp onunla vedalaştıktan sonra gideceği yöne doğru uçmaya devam etmiş.

Etrafı hayranlıkla izlemeye devam eden parmak kız bir süre bu şekilde etrafına bakınıp durmuş.

Ertesi gün çiçekten inerek gezmeye başlayan parmak kız boyu kendisi kadar olan biriyle karşılaşmış ve birbirlerini gördükleri andan itibaren birbirlerine aşık olmuşlar.

Başında tacı ve iki kanadı olan yakışıklı biriymiş bu delikanlı,

-Ben bu ülkenin kralıyım ülkemize hoş geldiniz şerefler getirdiniz, nereden geliyorsunuz, diye sormuş.

İkisi sohbet ede, ede saraya doğru yürümüşler, parmak kız olan biteni tek tek anlatmış.

Kral, şehre varınca kraliçe için yaptırmış olduğu tacı getirerek parmak kıza uzatmış ve ona:

-Sizi gördüğüm andan itibaren size aşık oldum gönlümün ve ülkemin kraliçesi olur musunuz? Diye evlenme teklif etmiş,

Bu teklife çok sevinen Parmak Kız mutluluktan uçacak gibiymiş, Kral’a

– Evet, prensim bu teklifinizden onur doyuyorum diyerek prensin evlenme teklifini kabul etmiş.

Parmak Kız’a dünyanın en güzel kanatlarından takmışlar, o kanatlarla çok güzel görünüyormuş.

Öyle bir düğün yapmışlar ki dillere destan bir düğün olmuş mutlu bir hayat sürmüşler, o günden sonra parmak kızın adı çiçekler kraliçesi olarak anılmaya başlamış,

Çocuklarınıza okuyup, dinleyebileceğiniz çocuklara hikayeler arasında bulunan Parmak Kız Masalı nı beğendiğinizi umarız, dilerseniz En Güzel Masallar kategorimiz altındaki masalları inceleyebilir veyahut Güzel Ve Çirkin Masalı‘nı okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Keloğlan İle Padişah

Keloğlan ile Padişah Masalı

En güzel Keloğlan hikayelerinden biri olan Keloğlan ile Padişah Masalı ‘nı beğeneceğinizi umarız. Bir varmış …

Papağan İle Çakal

Papağan İle Çakal

Çok güzel iyi uykular Masalları arasında bulunan Papağan İle Çakal Masalını beğeneceğinizi umarız. Evvel zaman …

Karganın Oyunu

Karganın Oyunu

Eğitici çocuk masalları arasında bulunan karganın oyunu masalını beğeneceğinizi umarız. Bir varmış bir yokmuş evvel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir