Pinokyo Masalı Oku

Pinokyo

Abone Ol google news

Dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından biri olan sesli ve resimli Pinokyo Masalını okumaya ne dersiniz?

Pinokyo Masalı Oku

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, şirin mi şirin bir kasabada bulunan küçük bir oyuncakçı dükkânında, Geppetto adında yaşlı bir oyuncakçı yaşarmış.

Bu adamın tek geçim kaynağı ormanda bulduğu kütüklerden yaptığı tahta oyuncaklarmış.

Yine bir gün Geppetto ustanın oyuncak yapacak kütüğü kalmadığından, ormana giderek kütük aramaya başlamış.

Bir süre etrafına bakındıktan sonra gözü tamda istediği gibi büyük bir kütüğe takılmış.

Usta o anda kendi kendine  “Tam da istediğim gibi bir kütük, bu kütükle çok güzel bir kukla yapabilirim.” Demiş.

Kütüğü yerinden çıkardıktan sonra sırtladığı gibi dükkânının yolunu tutuvermiş.

Dükkana varır varmaz tezgahın başına geçerek hemen o kütüğü yontmaya başlamış, o kütüğü her yontuşunda “Ah! Ah!” diye sesler işitirmiş.

Her defasında etrafına bakınır kimseciklerin olmadığını görünce de “Bu seslerde nereden geliyor. Her halde yorgunluktan bana öyle geldi.” diye söylenerek kütüğü yontmaya devam etmiş.

Kuklanın ilk olarak başını, sonra gövdesini, en sonda kollarını ve ayaklarını yaparak kütükten yaptığı kuklayı bitirmiş.

Bitirmiş olduğu o kuklayı sandalyenin üzerine oturttuktan sonra fırçayı eline alarak atölyesini temizlemeye başladığında, birinin kendisine “Merhaba” dediğini duymuş.

Etrafına bakınmış ama etrafında yeni yaptığı kukladan başkada kimsecikler yokmuş. Yine kendi kendine “Bana öyle geldi herhalde.” demiş ve başını sallayarak işine tekrar devam etmiş.

Geppetto usta temizliğini bitirdikten sonra sandalyede oturan kuklanın ayağa kalkarak dans etmeye başladığını görünce şaşkınlık içerisinde: “Bu kukla canlandı. Buna inanamıyorum! Nasıl olur böyle bir şey! Acaba rüyamı görüyorum.” dedikten sonra gözlerini ovalayıp tekrar bakmış.

Ama hala tahtadan yaptığı kukla çocuk karşısında dans ediyormuş.

Geppetto “Aslında tamda benim istediğim gibi bir kukla çocuk.” demiş.

Tahtadan yaptığı bu kukla, et ve kemikten oluşmasa da hem gülüyor, hem oynuyor, hemde dans ediyormuş. Üzerindeki şaşkınlığı atan Geppetto usta hemen o kuklayı kucaklayarak “Sen gerçek bir çocuk gibisin. Senin adın ne olsun… ” diye söyledikten sonra biraz düşünmüş ve “adın Pinokyo olsun.” demiş.

O günden sonra Geppetto ustayla Pinokyo beraber bir yaşam sürmeye başlamışlar. Bir süre sonra Geppetto usta Pinokyo’nun okula gitmesi gerektiğine karar vermiş. Ama kalemi ve defteri olmadığından elini cebine atıp, cebindeki son parasını Pinokyo’ya uzatarak “Oğlum bu parayla kendine kalem ve defter al ki, seni okula göndereyim” demiş.

Pinokyo masalı ve hikayesi okurken eğleniyor musunuz? Haydi Pinokyo okumaya devam edelim.

Pinokyo,  Geppetto ustanın vermiş olduğu o parayı cebine koyarak neşe içerisinde yürümeye başlamış. Yolda yürürken bir yerde toplanmış olan bir kalabalık dikkatini çekmişti.

Orada neler olduğunu görmek için kalabalığa doğru ilerlemiş. Kalabalığın önünde koskoca bir çadır olduğunu görünce, o çadırın ne olduğunu merak etmiş. Kalabalıktan o çadırın şehre yeni gelen sirk çadırı olduğunu öğrenmiş.

Çadırın önüne çıkan bir palyaçonun müşteri toplamak için bağırmaya başlaması üzerine halkın içeriye girdiğini gören Pinokyo‘da çadıra girmeye yeltenmiş.

Palyaço Pinokyo’yu durdurarak içeri parasız girilemeyeceğini söylemiş. Pinokyo’da içeride neler olduğunu çok merak ettiğinden, babası Gapettonun kendisine verdiği defter parasını palyaçoya vererek içeri girmiş.

Çadırın içerisinde hazırlanmış olan sahnenin ortasında hareket ettirilen kuklaları görünce “Ooo bunlar da benim gibi tahtadan birer kuklaymış. Demek ki burası bir kukla tiyatrosu imiş.” diye söylenmiş.

Sonrada dayanamayarak hemen onların arasına girivermiş. Ancak izleyiciler Pinokyo’ya sahneden çıkmasını, çünkü diğer kuklaları görmelerini engellediğini söyleyerek uyarmışlar.

Bu arada sirkin sahibi Pinokyo’nun ipleri olmadan hareket ederek konuşabildiğini görünce “Bu canlı bir kukla benim çok işime yarayacak. Bu kukla ile çok para kazanacağım.” Demiş

Sahnedeki Kukla oyunu biter bitmez, Pinokyo’yu yakalayan sirkin sahibi onu bir kafesin içerisine kapatmış. Bu arada çaresiz kalan Pinokyo, Geppetto ustayı dinleyip okula gitmiş olsaydı eğer, bunların başına gelmeyeceğini düşünmüş ve ağlamaya başlamıştı.

Pinokyo’nun pişmanlık içerisinde ve çaresiz kaldığını gören iyilik perisi,  Pinokyo’nun yanına gelerek ona “Sen Geppetto ustayı dinlemediğin için suçlusun. Ancak çok pişman olduğunu gördüm. O sebeple de seni buradan kurtaracağım.” Demiş

Pinokyo’yu kurtardıktan sonra sirk için ödemiş olduğu parayı da ona vererek okula gitmesi gerektiğini söylemiş.

Pinokyo perinin kendisine vermiş olduğu parayı cebine koyarak, neşe içerisinde okula doğru gitmiş. Yolda giderken onun neşeli bir şekilde yürüdüğünü gören kurnaz tilki ve kedi “Hayrola sen böyle neşeli, neşeli nereye doğru gidiyorsun?  Diye sormuşlar.

Pinokyo “Kendime kalem, defter alarak okula gideceğim.” Demiş.

Kurnaz tilki ve kedi Pinokyo’dan defter parasını almak için bir oyun tertip etmişler. “Okula giderek ne yapacaksın zengin olmak istemez misin? O parayı sen bize ver onu sihirli tarlaya ekelim. Tarlada senin de bir sihirli ağacın olsun. O ağacın meyve olarak verdiği paraları toplayarak istediğin gibi harcarsın.” demişler.

Pinokyo bu söylenenlere hemen kanarak parayı kurnaz tilki ve kediye uzatıvermiş. Tilki ve kedi parayı alır almaz oradan uzaklaşmışlar.

Tek başına kalan şaşkın Pinokyo’nun yanına tekrardan iyilik perisi gelmiş. O parayı kurnaz tilki ve kediye kaptırdığını da biliyormuş. “Kalem ve defter aldın mı?” Diye sormuş.

Pinokyo tam yalan söyleyecekmiş ki, Peri “Sakın bana bu konuda yalan söyleme! Yoksa seni cezalandırırım.” diye uyarmış olmasına rağmen, Pinokyo çekindiğinden yalan söylemeye başlamış. “Defter kalem aldım ve onları okula bıraktım.” Demiş,

Pinokyo her yalan söylediğinde burnu uzamaya başlamış. Yalanların sonunda burnu o kadar çok uzamıştı ki, neredeyse kafasını sağa, sola çeviremez hale gelmişti. İşin içinden çıkamayan yalancı Pinokyo hata yaptığını anlamış ve periye olanları doğru bir şekilde anlatmaya başlamış.

Bu seferde doğruları söylediği için peri onu eski haline getirtmiş. Sonrada kurnaz Tilki ve Kedinin aldığı o parayı tekrar Pinokyo’ya vererek okula gitmesi için tembihlemiş.

Pinokyo tekrardan paranın eline geçmesinin sevinciyle şarkılar söyleyerek okula doğru giderken birden birinin arkasından kahkahayla güldüğünü farketmiş. Arkasına bakınca kendisini kafese atan sirk sahibi olduğunu görmüş.

Sirk sahibi “Geçen sefer elimden kaçtın bu sefer kurtulamazsın.” Demiş.

Pinokyo’yu kolundan tuttuğu gibi denize doğru fırlatmış. Pinokyo tahtadan olduğu için denizde batmıyor ve suyun üstünde duruyormuş. Bu durum Pinokyo’nun da çok hoşuna gitmişti.

Kollarını ve bacaklarını hareket ettirerek kıyıya doğru yüzerken birden büyük bir balık Pinokyo’yu  midesine indirivermiş.

Bu arada Pinokyo’nun eve geri dönmediğini gören babası, onu çok merak etmiş ve onu aramaya başlamış. En sonunda ise sirk sahibinin onu suya attığını öğrenince balıkçılardan yardım isteyerek. Onlarla birlikte denizde Pinokyo’yu aramaya başlamış.

Bir müddet aradıktan sonra havanın bozulması ve dalgaların yükselmesi sonucu bindikleri kayık alabora olunca Geppetto ile balıkçı kendilerini dalgaların arasında buluvermişler.

Geppetto hayatında hiç yüzmediğinden denizin derinliklerine doğru batarken Pinokyo’yu yutan balık Geppetto ustayı da yutuvermiş.

Geppetto usta karanlığın içerisinde ağlayan bir çocuk sesi duyunca onun Pinokyo  olduğunu anlamış. 

Hemen ona sarılan Geppetto “Seni çok merak ettim.” Demiş.

Birbirlerine sarılarak ağlamaya başlamışlar. Bu arada Pinokyo’nun yaptıklarına pişman olduğunu gören iyilik perisi, onları oradan da kurtararak karaya çıkartmış.

O günden sonra Pinokyo babasını üzmeyen, her dediğini yapan ve onun tüm işlerinde ona yardımcı olan, okuluna önem veren çok iyi bir çocuk olmuş.

Bunu gören iyilik perisi Pinokyo’yu büyük bir ödül ile ödüllendirmeye karar vermiş. Onu etten kemikten oluşan normal bir çocuğa dönüştürme sihrini yapmış.

Bir sabah uyanır uyanmaz normal bir çocuk olduğunu gören Pinokyo sevinç içerisinde Gepetto ustanın  yanına koşarak ona sarılmış ve “Artık bende senin  gibiyim” demiş,

Geppetto hayretler içerisinde “Artık sen gerçek bir çocuksun.” diyerek sevinçten ağlamaya başlamış.

O günden sonra baba, oğul olarak bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.

Pinokyo Masalı ile ilgili Merak Edilen Sorular.

Pinokyo ne anlatır: Ahşap ustası olan Gapetto adındaki bir usta, ormanda bulduğu bir ağacı oyarak kukla yaparken, işittiği seslerin nerden gediğini bir türlü bulamaz. O ağaca şekil vererek onu kukla çocuğa çevirir. Bu kuklanın canlandığını gören usta, ona Pinokyo ismini verir. Çok yaramaz biri olan Pinokyo büyüklerinin sözlerine kulak vermediği gibi sürekli başına işler açar.

Pinokyo gerçek mi: Hayal ürünü bir kurgulama sonucu kaleme alınmış. Gerçek olmayan bir kurgusal hikayedir.

Pinokyo Kimdir: Ünlü İtalyan yazar tarafından yazılmış olan kurgusal hikayedeki baş kahramandır.

Pinokyo masalı sonu nasıl biter: Bu hikâyenin sonu mutlu sonla biter, hata yaptığını anlayan Pinokyo’nun isteği üzerine peri onu bir çocuğa dönüştürür ve sonrasında ise söz dinleyen akıllı bir çocuk olur. Halbuki Pinokyo hikayesinin orijinal versiyonu ile günümüzde anlatılan versiyonu arasında büyük bir fark bulunmaktadır.  Orijinal versiyonu çocuklara uygun bir masal olmadığından bazı bölümleri değiştirilerek yayımlanmıştır. Pinokyo gerçek hikayesinde ise Gepetto usta kuklayı yaptıktan sonra Kukla evden kaçar. Yakalandığı vakit, Gepetto ustanın kendisini taciz ettiğini iddia ederek onun hapse atılmasını sağlar. En sonunda da yaptıklarının bedelini darağacında asılarak öder.

Pinokyo’yu kim yapmıştır: Tek başına yaşayan ve bir ahşap ustası olan Gepetto adındaki yaşlı bir adam ormanda rastladığı bir kütüğü oyarak ondan bir kukla çocuk yapar ve ona da Pinokyo ismini koyar.

Gepetto Usta nereli: İtalyalı olup, mesleği ise bir marangozdur.

Pinokyo’nun yazarı kim: 1826 doğumlu ünlü İtalyan gazeteci ve yazar olan Carlo Lorenzini, dünyada tanınan ünlü çocuk romanı karakteri olarak bilinen Pinokyo’nun yaratıcısıdır.

Pinokyo Ana Fikri: Büyüklerimizin bizlere göre daha tecrübeli olduklarını bilerek, her zaman bizim iyiliğimizi düşündüklerinin farkına varıp, her ne sebeple olursa olsun, onları dinlememiz gerektiğini, ayrıca yalanın kötü bir şey olduğunun farkına varıp, yalan söylenilmemesi gerektiğidir.

Pinokyo masalı nerede geçiyor: Tüm masallarda olduğu gibi Pinokyo masalının da geçtiği yer ve zaman bilgisi tam olarak bilinmemektedir. İtalyan yazar tarafından kaleme alındığından sadece masalın geçtiği yerin İtalya olduğu varsayılmaktadır.

Bu Masallar da ilginizi çekebilir.

Masal Uygulamasını Hemen İndir, Aramıza Katıl!
Download on the App Store Get it on Google Play

Benzer İçerikler

Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı Türk Masalları
Dağlar Beyi’nin Oğlu ile Ovalar Beyi’nin Kızı Türk Masalları
Kuğu olan Peri Kızı Masalı
Kuğu Olan Peri Kızı Masalı
Nasreddin Hoca ve Eşeği Masalı
Nasreddin Hoca ve Eşeği Masalı
Polis Masalı
Polis Masalı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Masallar Oku | © 2023, Tüm hakları saklıdır.